özdilek tekstil'in bir reklam fikrine konu olabilecek havludur. bak okusunlar burdan bu içi bomboş olan nescafe öğrenci odaklı reklamlarına kapak takar.
reklamcılık okumak insanı bu çeşit fikirlere itiyor tabi.
(bkz: sütü sek içmek)
yeni ev değiştiren öğrencinin o evde bulduğu havlu da olabilir. kullananlar vardır. evin ortak malı, demirbaşıdır. kaybolduğunda tartışma çıkaracak hede dir. o havlu ki, mutfak tezgahı silmeye de yardımcı olur. emektardır.
kullanıma açıldıktan 2 gün sonra kimsenin elini yüzünü süremediği havludur, artık herkes tuvalet kağıdı ya da dürümden arta kalan peçetelerin peşindedir...
ev ahalisi bu durumu normal bir durummuş gibi hiç aldırış etmese de, eve gelen titiz kişiler ellerini her güzelce sabunlayıp yıkadığında o kirden ölmüş havluyu üstünkörü şekilde farkında olmadan temizlerler.böylelikle havlu, bir temizlenme aşamasında,bir kirlenme aşamasında olur. havlu neye uğradığını, ne olacağını bir türlü anlayamazken bir gün havlu peseder ve yere düşer. ve ardından eve ayakkabıyla dalıp tuvalete koşan bünyenin pat diye onun üzerine basması sonucu, ya abi bu havlu kirlenmiş ya diyip çamaşır makinesinin içine değil, önüne atıp verilen kirlilik vaziyeti işkencesinin biraz da yerde devam etmesi sağlar. taa ki, ev ahalisinin ayda yılda bir yıkadığı çamaışırlarının kirlendiğini farketmesine kadar havlu işkencesi devam eder.