öğrenci evi modunda taşındığım ev zaten yeni ve lüks olmayan bir evdi. Aslında bir şikayetim yoktu, ta ki klozet fırçası alıncaya kadar. Beyaz seramikten yapılmış modern tasarımlı olan bu fırça o kadar bu eve ait değil ki her seferinde gözümü tırmalıyordu. Aslında ev o kadar da eski değil, sadece fırça fazla modern işte.
sınav zamanları içini b.k götüren, her sınav dönemi bitişinde büyük temizliklere şahit olan, gelenin gidenin eksik olmadığı, annelerin kendi evlerinde kurtulmak istedikleri ne kadar abuk subuk, çarpık eşya varsa iteledikleri evdir.
pisliğe doymayan evlerdir kesinlikle. kendiminkinden genelleyebilirim. pislik derken kirli, iğrenç bi' ev gelmesin aklınıza.
bak tuvaletin kapısına film listesi astık, girip çıkan tuvalete bıraktığı malzemeyi film ismiyle adlandırıyodu önceleri.
ne bileyim işte ben diyim titanic sen de behzat ç. ankara yanıyor. gözünde canlandı mı ?
ama yetinmedik, tartı aldık. tuvaletin kapısına koyduk. afedersin sıçacak olan önce tartılıyor, kağıda yazıyor kilosunu.
çıkınca tekrar tartılıyo. kaç kiloluk nevale bıraktıysa not düşüyo oraya. sonra haftalık turnuvalar kurduk kendimize.
yakında nevalenin kalitesine göre ş'apcaz. öyle bi' evimiz var.
öğrenciliğim döneminde de çalışıp para kazandığım için çok yorucu bir hayatım olsa da parasızlık hiç çekmedim... bildiğin çalışan bekar erkek gibi kaliteli ve düzenli bir hayatım vardı... bu yüzden arkadaşların yanına gittiğim anlar dışında öğrenci evinin çilelerini hiç çekmedim...
ders calistigimi biliyorlar. kendileri iceride oyun oynuyor. neden bulasigi yikamadigim sorgulaniyor. arada gel iceri bi bak deniyor. kendilerine o kadar hadi gelin calisin dememe ragmen calismazlar. ben 2-3 saat calisinca da gelip soylenirler.
herzman kaybolan ama herzaman da illa ki biyerlerden cikacak olmasinin mutlulugunu yasatan cay kaşiklarinin 24 ayar cay kaplama olduğu dunyadaki tek tür evlere ogrenci evi denir. gerisi teferruattir .
3 yıldır içinde bulunduğum yuvamdır. Huzur bulurum hiç çıkmak istemem evden. Öyle bütünleşmişizdir ki yavaş yavaş burdan mezuniyet sonrası nasıl ayrılacağımı kara kara düşündüğüm zamanlar olmaya başladı. Tabi evin hergün tatlı süprizleri var. Okuldan hergelişimde heycanla o süprizi bekler oldum. Özellikle mutfak su baskınları ve kalorifer patlamaları beni benden alıyor. Herşeye rağmen burası benim yuvam hissiyatı veren evdir.
şu an evimizi bok götürüyor (salon dışında). tuvalet pislik, banyo ona yakın... odamızda bir karış toz birikmiş. burada nasıl kalıyoruz, bilmiyorum. bina zaten çok eski...
guzel ortamlar var da evdeki arkadasinin hic mi bir gunu bir gunun tutmaz?
la bi insan hicbir sey yokken ne diye agresif olur? soru dahi soramaz oluyorsun.
hala ve hala tek sorunum var. ben bir sey yaparim. onlar ne yaptigimi anlamazlar. o yuzden begenmezler ve gereksiz bulurlar.
ornegim bir ara mozilla icin bir parser yazdim. bu onlar icin feci duzeyde anlamsizken github uzerinde millet baya baya begeniyor.
isin garibi ise bu adamlar da ben de bilgisayar muhendisligi okuyorum. adama diyorum yazilimla ilgilen programlama konusunda sifirsin mezun olunca bos bos dolasma bak. adam diyor modumda degilim.
ulan hadi modunda degilsin her gece muzik modu mu olur amk. sabah aksam muzik. ac iki satir makale oku.
millet ne yapmis ne etmis bir bak. mezun olunca bir bok bilmedigin icin sekreter olursun tabii erkek sekreter alinirsa ise.
uyarsan agresiflesiyor amk bu nedir ya. amk yuzune karsi soyledigin anda sen kotu oluyorsun. anladik arkadas hayatina karisilsin istemiyorsun. amk kotulugune mi soyluyoruz anlamiyorum ki.
muzik dinleyerek bilgisayar muhendisi ya da yazilimci olunmuyor maalesef.