"nerde o eski bayramların" ardından "nerde o eski öğrenci evleri" tadında yeni repliklere gebe yapılar..
bi kaç sene öncesine kadar; mülteci kampı izlenimi veren genel yapılarıyla;birlikten eğlence doğar mantığıyla geyik mevzusunun sömürüldüğü,kişi sayısının fazla olduğu durumlarda temizlik-yemek gibi işlerden kaçmak için türlü cambazlıkların yapıldığı,yiyecek yemek yatacak yer bulmak için hızlı davranmanın şart olduğu,sabahın ilk ışıklarını görmeden uyumanın haram sayıldığı,alt üst komşuların büyük olasılıkla bela okuduğu,her gencin yaşamadan ölmesi durumunda gözünün açık kalma ihtimali kuvvetle muhtemel evlerdi bunlar..
ama artık "teknolojinin yozlaştırdıkları" başlığı altında inceleme riskiyle karşı karşıya.. her eve değil her odaya bi bilgisayar kampanyası dahilinde evin bilumum köşeleri yerine sandalye başında geçirilen saatler o kadar abartılır ki eve gelen insan yüzünüz görmek için bilgisayar ekranın yansımasına bakar...hatta bırakın eve gelen insanları ev arkadaşınızla bile msnden konuşmaya başlayarak iletişim kelimesine yeni bir boyut kazandırırısınız. ama bu boyut zamanla o kadar acı bi hal alır ki kikirdek arkadaş gülüşmelerinin yerini alan klavye sesleri beyninizde yankılanır. lanet edersiniz..
durduğum yerden bakınca çok değil bi kaç sene sonra yapılacak tanımın "kuru, bayat, sıkıcı," kelimelerini içermesi dahilinde, bu güzelliğin sonlarına yetişmiş bizlerde acı bir gülümsemeye yol açacağını görüyorum..inşallah yanılıyorum....
20 cm kalınlıgında copun bulundugu, cop ev ihbarı alabilecek duzeyde temiz, karantinaya girecek kadar hijyenik evlerdir, uzakta arama en yakın üniversitenin 1 km civarındaki ogrenci evlerinin yuzde 99'u.
daha önce rastlanmamış yaşam formlarının; küf, hayal bile edilemeyecek türde çeşitli haşerelerin rahatlıkla gözlemlenebileceği mekanlardır.
ayrıca çok farklı ekonomik kültürlerde gözlemlenebilir;
derme çatma bir ayakkabılıkta cat botlar,ayakta zor duran fi tarihinden kalma bir masanın üzerinde son model bir bilgisayar,en az 10 yıllık bir alüminyum tencere ve hemen yanında boş tekila, votka, viski şişeleri, merdaneli bir çamaşır makinesinin üstünde son model bir traş makinesi falan..
bulaşık derdinden kurtulmak için plastik bardak, tabak, çatal, bıcak, kaşık, tencere, tava kullanılabilir.
kapının kenarında boş bira şişeleri; eğer abici fethocu evse duvarda hiçbişey ama köşede bir kitaplık ve içinde risale-i nur bulunması muhtemel evdir. Temizlik, yemek ve bulaşık olayının sırayla olması güzeldir ama o kadar uğraşıp bulaşıkları yıkadıktan sonra tekrar birikitğini görmek, hemde senin sıran geçmemişken, insana ölüm verir, ağlatır.
dağınıklık, toz ve özgürlüğün tavan yaptığı özellikle sınav zamanları mutfaktan bulaşık kokularının yükseldiği, asla kirayı ödeyen kadar insanın yaşamadığı, tüm bunlara rağmen çok özlenecek olan acaip ev tipi.
herşeyin küflendiği, devamlı pis kokan ama aralarında temiz olanlarınında bulunduğu, devamlı karıdan kızdan bahsedilen, hafta sonları ev ahalisiyle toplanılıp iddaa için kafa yorulan, internetin kesinlikle lazım olduğu, çayın, kahvenin ve en önemlisi alkolün bol bol tüketildiği, makarna ve patatesin yazık onlarıda yiyelim denildiği, ama herkesin parası olmadığı için zaten onların yenilmesi gerektiğini bildiği, paranın olmadığı ama baba içki alcaz hadi pamuk eller cebe dendiğinde herkesin elini zulasına attığı yer.
öğrencilik hayatını ailesinin yanında geçirenlerin özenerek baktığı, keşke benim de dağ gibi bulaşığım olsa ama öğrenci evim olsa duygularını yaşatan, arkadaşlarının evinden ayrılırken içini bir hüzün kaplayan, en yaşanılası ev. *
öğrenci evi!!
ögrenci evi demek, bir eve ait tum tabuların
yıkılabilirliği demektir.
posterler ve duvar saati tavanda durur, portakal
kasasında plaklar, en metalcilerin evinde bile dallı
güllü koltuk örtüleri, balkonda depozitosu bir kirayı
karşılayacak kadar boş efes şişeleri, üst daireden
kaçak çekilmiþ kablolu tv,
mutfakta biri diğerine hiç benzemeyen bir yığın tabak
ve promosyon harry potterli ya
da bira markası amblemli bardaklar, yerdeki siyah
minderlerle tezat evin
demirbaşı koca kollu avizeler, her odada minimum
yirmi beŞ yaŞInda olan farklI farklI perdeler,
dikey ve yatay tIkıştırılmış kitaplarla ve
onlardan kalan yere konulmuş yarısı yakılmış mumlar,
bir iki kızılderili kartpostalı, kinder ya da toto
oyuncağı,
ne alırsan bir milyoncudan dayanamayıp alınmış
tornavida seti ya da kerpeten,
tuvalette muhakkak bir iki dergi,
tuvalet kapısında yaratıcılığa bağlı bir iki uyarı ya
da bilgilendirme notu.
ögrenci evi zil sesinin günün her saati
duyulabileceği, istiab haddinin tahmin edilemediği ve
bir gece uyumak için
kalan insan sayısı rekorunun sürekli yeniden
kırıldığı neşeli ve samimi bir ortamdır.
öğrenci evinde kimse kül döktü diye utanmaz. öğrenci
evinin her köşesinde
yatılabilir. her saat kalkılabilir.
kahvaltı 16.00' da öğlen yemeği 22,00
de ve akşam yemeği de 03,45 de yenebilir.
normal evlerin tersine faturalar senede dört ya da
altı kez ödenir. bu
ödemeler arası bazı günler, mum ışığında muhabbetle
ve camiden su
taşırken hem eğlenmek hem küfretmekle geçer.
öğrenci evinde hep fazladan giysi olur. Gelen unutur
giden unutur, kocaman bir
misafirden kalan eşyalar listesi olur.
öğrenci evinde 24 saat kesintisiz muhabbet olur.
vardiyalıdır, yorulan gider yatar yerini uyanan alır.
öğrenci evi, king demektir, tabu demektir, risk
demektir, efes fıçı demektir, kirli çarşaflarda
huzurlu uyku demektir.
sen bacısın ben kardeş yirmi kişi aynı odada
uyuyabilmek demektir. perdelerdeki sarı sigara dumanı
lekelerine bakıp
görmemektir.
öğrenci evi, beş sene elektrik süpürgesi ile
tanışmasa dahi asla tozlanacak kadar yalnız
kalmayan evdir.
öğrenci evi, öğrencilikten çıktıktan sonra kıymeti
onbine katlanan bir gençlik ateşi şöminesidir. artık
bir okulda kaydın yoksa ama ssk' da sicil
numaran varsa, ne kadar kasarsan kas ne o gümüşlüğünü
tek
kolonlu roadstar marka dandik müzik setiyle
değiştirebilirsin ne de o yağlıboya tabloyu indirip,
duvarına bantla dünyayı kurtaran adamı
yapıştırabilirsin.
öğrenci evi dört ila on yıllık bir saltanat
sarayıdır.
bunu evden mezun olmayan anlamaz!
Mutfağına bir dinazor girse o kadar bulaşığın çııkmadığı ve buzdolabının sadece ayda birgün dolu olduğu,saatin nasıl geçtiğini anlayamadığınız bir ev türü.
ocağın üstünde 3 ay önceden kalma mercimek çorbası bulunan evdir. Ayrıca evde halı kilim vs. bulunsa bile ayakkabı ile içeri girilmesinde bir sakınca görülmez. kısacası çin kerhanesi gibidir. ilk yıllarda boxer giyilir , ilerleyen yıllarda maddi imkansızlıklardan dolayı 3 adeti 1 ytl olan beyaz donlardan alnır. (bkz: tutku donları)
adam başı 500 YTL'nin girdiği 4 kişilik bir evde geç ödenen faturaların olduğu, aidatın akla geldiğinde ödendiği, parasızlığın her daim olduğu, parasızlıktan şikayet edip eve lig tvli digiturkün ve internetin bağlatıldığı, her şeyin olduğu ancak çamaşır makinasının pek nadir bulunduğu evlerdir. öğrenci evlerindeki en büyük eksiklik çamaşır makinasıdır (bizim ev 4 tv,2pc,1 uydu, 1 digiturk,internet, 3 müzikseti, 1 dvd, 1 vcd ama malesef ki pişmanlıkla söylüyorum çamaşır makinası yok. kafama s.cayım o kadar şey aldık bi çamaşır makinası almadık)
hayattaki en eglenceli zamanların geçtiği, genelde yumurta, patates ve makarnaya talim edilen, temizlikten eser bulunmayan, dolapta her zaman alkolun bol oldugu mekan.
(bkz: çöp ev)
sadece misafir gelince temizlenen * evdir. gerektiğinde bit kadar eve dünya kadar insan sıgar. okula da yakınsa senlik döneminde pansiyona dönen evdir. az yatak olsa da cok kişi yatılabilir. tek kişilik yatakta ev arkadasıyla sıkısmak zorunda kalan ev sahiplerinin iskeleti bozulur.
odaların içinde cöp posetleri vardır, yataklarını da toplamazlar. içecek şişeleriyle futbolumsu tekmelemeli oyunlar *türetirler. oda spreyleri vardır, her tür koku itinayla kamufle edilir. camlar senede 1 kez silinir, tül perde halı vs gibi hacmi kütlesi yoğunlugu cok olan nesneler asla yıkanmaz. ayakkabıyla evde gezmek tiksinilesi durum değildir. halıya terliksiz basılması tasvip edilmez. bu evde mutfaga girilmemesi tavsiye edilir. bulasıklar tavana kadar uzanmıstır. hatta yıkamamaktan tabaklardaki kalıntılar küflenmiştir. biyoloji ile ilgili bi dalda okusalar her türlü mikroorganizma, bakteri, terliksi hayvan örneği bulmakta hiç zorlanmıyacak kimselerdir. ani aile baskınlarında apışılası, yuhlanası, evlatlıktan reddedilesi vs her türlü hakareti hakeden kimselerdir.* bu kimselerin kız oldugu düşünülünce asla bi erkekten 'seni evimin kadını yapıcam' gibi özlü bi söz duyamayacagını bilmek güzeldir. evin kadınının kim olacagını tahmin etmek zor değildir. ******
okul baslamasına yakın kara kara nasıl temizlenecek die düşündüğüm evimdir.