aman allah'ım kesinlikle bulunulmaması, ayak basılmaması gereken yer.genel profil olarak oturma odasında;
her daim açık olup cnbce izlenen bir adet tv, muhtemelen yurtdışından getirilmiş biblo, hediyelik eşya vs.., mutlaka esprili tabelalar, lynch-kubrick-tarkovksi soslu dvd koleksiyonu, plase olarak rahat puflar.
yatak odasında; torrentten lost indirilen bir adet pc, nietzsche-palahniuk-bukowski bazlı kitaplık, egzotik gece lambaları, radiohead-pink floyd-jimi hendrix posterleri ile gül bahçesinden esintilerle birlikte.
orada, uzakta kapalı kapılar ardında; bu cennet köşesinin dibinde dag gibi kurtlu bulaşıklar, sigara izmaritleri ile bezenmiş peynir tenekeleri, küflenmiş bira ve şarap şişeleri, heladan bile kötü kokan buzdolabı ile bezenmiş ömür törpüsü, cehennemin olası tasviri.
zorda kalınmadıkça ayak basılmaması tavsiye olunan mekandır. zira dökülen besinlerin iyice temizlenmemiş olduğu mutfak tabanı, ayağın yere yapışıp geri çekilememesi kabusunu yaşatabilir.
insan sağlığı için üretiminin sağlık bakanlığı tarafından kapatıldığı ve her zaman dışardan yemek istenmesi halinde kullanılabilir iznini aldığı yerdir.
Atölyelerde daha beterleriyle karşılaştıkları için benim gibi aşçılık okuyanların hiç sıkıntıya girmeden yemek pişirip, temizleyebileceği mutfaktır. Her öğrenci evine lazım.
dolapların içi temizdir, tencereler sürekli ciflenerek temizlenir. kaşıklar çatallar parlar, asla bulaşık biriktirilmez. her yemekte ocak silinir. yani en azından benimki öyleydi. temizlik gibisi yok azizim.