efendim şöyledir ki; bi kere öğrenci en ucuz evi tutmak zorunda olduğu için, mecburen birinci katta oturur genelde. durum böyle oluncada evde bir içe çöküklük, böyle bir dışarıya açılamayan miskinlik havası olur ki, buda rutubeti getirir. bu rutubette eve salakça bi koku getirir ki, ne idü belirsiz derler ya işte aynen öyle. daha sonrasında öğrenci okulda fazla zaman geçirir, ve fazla pahalı ayakkabı yani fazla kaliteli ayakkabı giyecek durumda da değildir aynı zamanda... maddi durumdan dolayı. işte, okulda geçirilen fazla vakitten dolayı, öğrenci eve ayak bileklerinin ucunda ayak değilde böyle bi kokarca taşımış gibidir diğer insanlara göre. evde en az dört öğrencinin var olduğunu varsayarsak, kokarcalar sekiz tane olur. daha sonra iğrenç yemek kokularıda birleşir ki; bu üç koku artık nasıl bir koku oluşturuyorsa öyle bir koku meydana gelir.
evde birikmiş,kimsenin zahmet edipte atmadığı çöplerin kokusudur.öğrenci evinize gelipte ev halini gören bir arkadaşla yolda çöp kutusunun yanından geçerken şöyle bir tepkiyle karşılaşılabilir: aa duydun mu kokuyu sizin ev kokuyor bak.
(bkz: yerin dibine girmek)