Dağları deldim, hep yek gibi çoşturan şarkılarının yanında yatağım boş gibi duygusal şarkılarıda vardır hepsinin de hakkını vermiştir. izlenilesi renkli bir kişiliği vardır. Tatlıdır çok.
bir zamanlar pek bir severdim hem sesini hem bestelerini. öyle kimseleri takmaması da hoşuma giderdi lakin pişşti programındaki arsızlığı, kimselere laf bırakmaması, herşeye atlaması, espri fakiri kıkırdamaları ile anladım ki o da bir Hülya Avşar'mış.
bir gece bol şenlikli, bol kahkahalı, bol saçmalamalı, sıcağın üstümüze kara bir bela gibi çöreklendiği bir temmuz gecesi okey masasında, tv'de yeşile boyanmış saçı ve mavi bluzuyla bir akşam kuşağı eğlence programında belirmesiyle sayın ve çok sevgili yaratıcı arkadaşımızın "habu nedu olmuş rize, mavi-yeşil" tepkisine yol açan, her an her saniye görüntüsünü değiştirerek ruhundaki kasvetten kurtulacağı gibi saf ve temiz bir umuda sahip, başarılı eserlere imza atmış rock, pop, alaturka karışımı şahsiyet.
okan bayülgen in programına katıldıydı bu, bi şımardı bi şımardı gerinip gerinip ağzının ortalık yerine çarpasım gelmişti. sadece şarkı söylesin o zaman iyi.
Çok sevdiğim kadın sanatçı. 'bana bişey olmaz' şarkısıyla özgüveninin de ne denli yerinde olduğunu anladığım ve hemen hemen bütün şarkılarını severek dinlediğim sanatçı.
tükiye'de tek sığınağımız olan, sert müzik yapan tek kadındı, artık bitirdi kendini. gerçi yaptığı albümlerdeki şarkıları hala dinlerim, her ne olursa olsun garip bir şekilde hep beni anlattığını düşünürüm bu kadının.
'kimse bilmez ömür boyu der oldum. kendimi aramaktan yoruldum. düşüp yollara bir derman buldum. seni gördüm göreli sana tutuldum'u ve şarkının diğer tüm sözlerini al ve benim hayatım üzerine yapıştır, o kadar.
şımarık tavırları ve kötü oyunculuğu ile beni kendisinden soğutmayı başarabilmiş, başarılı olduğu tek işin müzik olduğunu , onda da çok tembel takıldığını düşündüğüm akılsız yetenek. tam bitti derken ''bana bir şey olmaz'' parçası ile azımın payını veren, başarılı müzisyen. biraz daha çok üretse, müzikte bir 10 yıl daha götürebilecek, en karizma göründüğü yer sahneler olan, az konuşup çok iş yapması gereken özlenen ses.