şimdi sen full makyaj dışarıya çıkıyorsun. cool bir hava için hoş giyiniyorsun işte. kuaför falan gayet güzelsin yani. havalı havalı yürürken sevdiğin kişi geliyor. önündeki çöpe takılıp yere düşüyorsun ama ne düşüş o. saç baş küf içinde. makyaj değil paslandın o derece yani. ve sevdiğin kişi bir kahkaha patlatıyor... bir daha o özgüven kolay kolay yerine gelmez, var mı ötesi?
kalabalık ve yeni yeni samimi olunan ortamda büyük umutlarla yapılan bir esprinin fos çıkması. kimsenin gülmemesi. ne yapacağını şaşırmak. kalakalmak. önüne bakmak. bir şeylerle meşgul olmaya çalışmak.
ne kötü mınıskim. neyse utandım lan...
açılan başlığın ortada kalması, kimsenin entry girmesi. üstüne oylamışlardır belki ya umuduyla bakıldığında hiçbirşeyin olmaması. sonra gel de başlık aç. *
yolda yürürken fermuarının açık olduğunu fark etmek.
herkesin içinde elini malum bölgeye atıp fermuarı çekemeyeceğin için tenha bir bölgeye geçene kadar özgüven neyim kalmaz. sürekli insanların sizin k bölgenize baktığını hisseder ve kimseyle göz göze gelmemeye çalışırsınız.
kalabalık bir ortamda yere düşmek, kızlar karşısında özgüveninizi sıfırlar ya da bir kızın telefonda konuşurken sanki size söylüyormuş gibi cevab verdiğiniz zaman oluşan özgüven sıfırlanmasıdır.