bu bir iltifat. nasıl mı? şöyle; bir evlat babasının yarım bıraktığı yerden devam ediyorsa aklı, vicdanı, emeği ve hakkı savunuyorsa ne mutlu o babaya böyle bir oğlu olmuş.
güçlü ve korkusuz bir kalem, radikal okumak için ortada olan onca sebepten en kuvvetlisi, gözünü budaktan sakınmıyor.
ancak en önemli özelliği, diğer güya muhalif takılmaya çalışan kalemler gibi *** içi boş, ıvır zıvır, üfürükten tayyare, popülist balon yazılar yazmıyor, kullandığı her kelimeyi bir amaca uygun şekilde, temelli ve belgeli olarak okuyucuya sunuyor. üstelik tipik ulusalcı kafasına asla sahip değil. oldukça kıvrak zekaya sahip demokrat bir yazar...
--spoiler--
''Bir de buranın martısı çok. Bir keresinde evde yemek hazırlarken, mutfaktan salona döndüm içeride bir martı yemeklerimi yiyordu. Karşı karşıya gelince, çok da kovalanacak bir hayvan değil martı. Bir bakıştık. Allahtan çok ısrarcı olmadı o da, uçup gitti.''
--spoiler--
--spoiler--
Her gün siyaset hakkında yazıp çizenlerin seçimden önce oyunu saklamasını doğru bulmuyorum. Yarın HDP’ye oy vereceğim. Basit matematik hesabı ortada. Baraj saçmalığı sebebiyle AKP’nin fazladan 50-60 milletvekili almasını önlemenin yolu da. Başkanlığa karşı parlamenter rejimi savunuyorsak en geniş temsilin sağlanacağı bir Meclis’e dolayısıyla Meclis’te HDP’ye ihtiyacımız var.(özgür mumcu)
--spoiler--
Galatasaray üniversitesi hukuk fakültesi öğretim üyesi aynı zamanda Köse yazarıdır.babası kadar iyi bir gazeteci olmadığı konusunda hem fikir olsam da başarısını soyismine bağlamak biraz adaletsiz geliyor.