toplum kuralları adı altında özgürlüklerin sınırlandırılması gerektiğine inanan tiplerin pek hoşlanmadığı söylem.
senin o toplum kuralları denen hedeye uysaydı insanlar bugün ne kadınlar oy kullanabilir, ne eşcinseller haklarını savunabilirdi. toplum kuralları diye herşeye boyun eğmeyi makul görenlerle özgürlük tabii olmaz.
toplum kuralları dediğin nedir aq?
hele bizim gibi riyakarlığın at başı gittiği bir ülkede.
Zaten sınırsız bir özgürlük olamaz. toplum içinde yaşamak mecburiyetinde olan insanoğlu ister istemez toplumun kurallarına uymakla mükelleftir.
Kul sınırlı ve sorumludur. Kime karşı ? önce rabbine. Sonra ailesine, kendine, topluma.
Başına buyruk, beş başı mağmur bir hayat yok bu dünyada.
istediği sözü söyleyen, istemediği sözü işitir.
hakkı söyleyecek insanın önce hak üzere olması gerekir. Ya amir konumunda, ya da alim konumunda. üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokar kalkar laf söylersen, dünyanın neresinde hangi demokraside olursan ol başına iş açarsın.
sözde özgürlükler ülkesi amerika bile tam anlamıyla özgür değilken bizim ülkemizde söylenmesi biraz abes kaçan söylem. aslına bakılırsa dünyada tam anlamıyla özgürlükten bahsedilebilecek bir yer olduğunu da zannetmiyorum. hepimiz önce dünyanın ve işleyişin sonra da kendi zihinlerimizde çizdiğimiz sınırlarımızın hapsindeyiz. (bkz: özgürlük)
Özgür ülke haa!... Ben söylüyim size özgür ülkeyi. Polis tekmesiyle bebeğini düşüren bir kadınla, bunu unutan issanlarla birlikte ve hamile kızın eylemde ne işi var diyen özgür bir ülkede yaşıyoruz.
seni leylekler getirdi kuzum 'daki kuzunun büyüyüp koyun olmuş haline söylenen pembiş* yalanlardır.
kuzular nasıl ki,onları leyleklerin getirdiğine inandıysa,koyunlarda inanacaktır bu masala...