insaniyet şalterlerini indirip sokaklarda nefesleri kokarken altlarında levi's pantolon ellerinde coca cola ile ölü ölü bakarak yaptıkları karizmayı, tükketikleri oksijenle dünyanın sonunu getirecek, gördüğüm yerde budaklı meşe odununu ıslatıp ağzının ortasına yapıştırmak istediğim güruhdur.
rock & metal ruhunu tamamen yanlış yerlerinden anlayan insan topluluğu.
ana babalarının parasıyla "asi" olan,kendi ayakları üstünde durmayı göze alamadan onları sürekli hem kullanıp hem aşağılayan, çıktığı kabuğu beğenmeyen, dünyada milyonlarca insan açlıkla savaşırken ve onlar mutlu olmak için herşeye sahipken etrafında sürekli sorun yaratan ve takdir edilmeyi bekleyen zavallılar.
başka hiçbirşey değil.
bu kişileri bozmak için cake'in rock'n roll lifestyle diye bi şarkısı vardır, onu dinletin kendilerine gelirler o kadar ayarı aldıktan sonra.
Türkçe kelimeleri kıroluk diye kullanmayıp, tarzanca konuşan; Dini-milli bayramları sadece tatil gözüyle görüp, sevgililer günü denen abuk zamanı ciddiye alarak kutlayan; Türk halk ya da sanat müziğine ait eserlerin yalnızca yaşlılara göre olduğunu düşünerek, özünü bile çözemedikleri saçma şarkılarda kaybolmayı yeğleyen; türk mutfağı yerine fast food diye adlandırılan amerikan şişirmelerinden yiyen; türk lirası-türk malı kullanmayan, başkaları gibi giyinen, başkaları gibi düşünen, başkaları gibi gülen, kendi kültürünü bilmeyen, bilmek de istemeyen bir nesle verilen ortak ad.
(bkz: medeniyetse açmak bedeni, hayvanlar bile sizden daha medeni)
alışveriş yapmak için karum'a falan gittiğini söyleyen ama gerçekte bok varmış gibi biraz sağa sola bakınıp gerisin geriye dönen gençlik.lüks yerlerde kazıklanmayı marifet sanan insanlar örnek gösterilebilir yani...
hayatları boyunca hiçbir şeye sahip olamamalarını dilerim.
varlık sebeplerini egolarını tatmin eden şeylere ipotek eden zavallı yaratıklar...
bilirsiniz fakirler vardır, kendi gibi olmayanların yaşadıkları hayatı ağızlarından salyalar akıtarak yaşarlar, en azından hayal ederler. sadece hayal etmekle yetinmek zorunda olan bu zavallı insan müsveddeleri aynı sebepten saldırganlaşırlar elbette. ben neden erişemiyorum? ne kadar da hayvani bir his.
onların ne kadar hayvanca davrandıklarını ve bir gün zengin olduklarında ne kadar tehlikeli yaratıklar olduğunu anlama imkanı bulmuştum.
200.000 dolarlık o arabanın içinde istinye'ye doğru yol alırken o pis fakirlerin el kol hareketleri, yüzlerinin aldığı şekil o kadar tiksindirmişti ki beni. zavallılar...
bana ait olmayan ve asla da ait olamayacak olan böyle bir arabayı süren aslında onlardan farksız biriydim. sadece bir metal yığınının aramızda ne kadar mesafeler açabileceğini yakinen görmüş oldum ve fakirlerden bir kez daha tiksindim.
var olduğu konumu kabullenmeyip fazlası için çırpınan herkesten tiksindiğim gibi...
babasının parasının olduğunu saklayıp "ben punkım zengin değilim" diyen fakat her hafta farklı converse,vans gibi ayakkabı markalarıyla okuluna giren insan cinsleridir.
bunlar punk özentisi tikidir.
kendi fikirleri olmayan başkalarının yaşamlarına, düşüncelerine, dinlediği müziklere özenen genç tipi, bir gün akıllanıp kendi kişiliklerini oluşturmaları dileğiyle...
üzerinden "marka" amblemleri dökülen, ağzından çıkan sözcüklerin 1/3'inin fransızca, 1/3'inin ingilizce olan, bu kelimelerin türkçe karşılıklarını veyahut tanımlarını bilmeyen,bilmesine gerek yokmuşcasına konuşan, sürekli garip mottolarla "mekan" keşfeden, genellikle nedediğini kendi gibi ya da kendi gibi olmaya çalışan bir topluluğun anladığı/anlamış gibi yaptığı,çok iğrenç alışkanlıklara, görüşlere, konuşmalara, hareketlere sahip olabilen insan topluluğu. gençlikle kalmayıp, beraber yaşlandıkları yılların sonucunda kendi gibi çocuklar yetiştiren insanlar.