Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez.
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar
Adına düğümlendi.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç,
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
ikimize yetmez.
"düşümde aşk ile karşılaştım. insanı arıyordu. uyandım, insan ile karşılaştım. aşkı arıyordu." sözüyle aslında insanın yaşamı boyunca içinden çıkamadığı kısır döngüyü dile getiren şair.
...
Gülüşlerin asma kilit anahtari
Gözlerin yumuşak yastik
Sen belirsiz ufka tren
Gelmeyen
Hemen giden.
Beklerim.
Dönmen yüzde elli bir
Çok iyimserim
Bir hiç için
Tekrar söyleyeyim
Dilim varmaz ama
Sanirim böyle oluyormuş
Hoşçakal akmayan gözyasim
Hoşçakal aglayamamam
Ben sadece üzgünüm
Yine olmadı..
Özdemir Asaf’ın, ilk akla gelen özelliği, uzun saçları, kalın bıyıkları, boynundan eksik etmediği atkısı, beresi, pelerini ve r’leri söyleyemeyişidir. Birçok edebiyatçı gibi onun da futbol tutkusu zaman içerisinde unutulmuştur. Oysa Özdemir Asaf, Galatasaray’dan kopan bir grup taraftarın kurduğu Güneşspor Kulübü’nde futbol oynar, hatta Fenerbahçe ile yapılan bir maçta sarı lacivertlilerin efsane oyuncularından Boncuk Ömer ile çarpışıp sakatlandığı da bilinir. Orhan Erçin’in yönettiği 1955 yapımı Uçan Daireler istanbul’da adlı filmde Özdemir Asaf da rol alır ve bir gazete patronunu canlandırır.
''Bilmiyorum ne vardı saçlarında..
Rüzgar mı delice eserdi,
Gözlerim mi öyle görürdü yoksa..
Saçlarının her hali hoşuma giderdi.''
"ben sana hep üşüyordum,
çünkü kıştım.
nakıştım, bakıştım.
inkar etmiyorum da bunu.
seni sevmek gibi büyük işlere kalkıştım.
ve lütfen inkar etme;
sana en çok ben yakıştım."