kpss'ye girildikten sonra benim de başıma gelen bu yüzden hala öğrenilmeyen şifredir. zira ösym sınav merkezlerinden başka bir yerden alınmamaktadır. kimlikle beraber belli bir cüret karşılığında bizzat başvurulması istenenve internetten öğrenilemeyen şifredir.
kaybolması halinde ösym bürolarından iki tl ücret karşılığında yeni şifrenize kavuşabiliyorsunuz. internetten belirli bilgiler girilerek öğrenilmesi veya değiştirilmesi çok daha hoş olurdu evet.
şifreyi ösym bürosundan aldıktan hemen sonra bilindik birşey ile değiştirmek gerekliliğini idrak etmeme sebep olmuştur bu şifre. ZKAJDA34S gibi absürd birşeyi akılda tutmanın imkansızlığından olsa gerek bu da.
görüp görebileceğiniz en maldan şifredir.siteyi bile açmıyor değiştirmeden efendim.bak yine aklıma geldi of çubukçu of avukatlığını yapsana sen ne işin var meb koltuğunda.
ösym'nin şifre olayını biraz fazla abartmış olması yazmak geçiyo içimden ama yok değil, biraz fazla ciddiye almakla açıklanamaz bu şifre. mühendis adamım geçenlerde şifre lazım oldu denemediğim şifre yazmadığım algoritma kalmadı yok arkadaş bulamadım şifreyi, mübarek altı üstü kıçıkırık bi sınavın sonucunu öğrenmek için lazım olacak şifre değil da vincinin şifresi. şimdi daha iyi anlayabiliyorum coca-cola'nın şifresini bilen o iki kişiyi! sınav sonuçlarını da gizlidir ve sürelidir ibaresiyle kriptolayında tam olsun bari amk.
içinde mutlaka bir büyük harf, - ? ! + / gibi semboller kullanılması gereken, ayrıca birde rakam içermesini şifre değiştirme işlemi yaparken öğrendiğim ösym şeysi.
özel sembolü büyük harfi küçük harfi rakamı derken ösymnin şifreyi unutturmak için elinden geleni yaptığı şifredir. maksat yeni şifre almak için insanlar yeniden para ödesin falan filan.
bana çok uzun yıllar devam edeceğini düşündüğüm bir arkadaşlık getirmiştir.
hikaye şöyle..
ben üniversiteye kayda geliyorum babamla ve bu arkadaşım da babası ile bizimle aynı masaya oturuyor. biz ikimiz çok iyi, babalarımız da kendi aralarında çok iyi anlaşıyorlar. biz muafiyet sınavına vs beraber giriyoruz ve asıl kayıt zamanı gelip çatıyor.
lisede benim bir arkadaşım vardı. çocuk doğulu ve benim ailem kendisinden nefret ediyor, vardır öyle saçma sapan takıntıları. öyle zannediyorum ki benim o çocuğu sevip de peşine kapılıp gitmemden korkuyorlar. ben defalarca kez anlatıyorum yok öyle bi şey diye ama yok. neyse lisede biz bu ösym şifrelerini beraber alıyoruz bu arkadaşla. bana bi patavatsızlık yapıyor ve özür dileme aşamasında şifre almaya bilgisayar laboratuvarına gidiyoruz. gönül alacak ya, güvenlik sorusuna "en sevdiğim arkadaşım? speedy" yazıyor. ben de bunu görüp "en sevdiğim hayvan? eren." yazıyorum. şakalaşıyoruz olay orada bitiyor.
işte bu kayıt sırasında ben bi belgeyi eksik çıktı alıyorum ve sisteme giriş yapmam gerekiyor. ama şifreyi hatırlamıyorum. babam tepemde. güvenlik sorusu soruyor bilgisayar ve ben vakit kazanmak için çılgınlar gibi sayfayı yeniliyorum. ya istiyorum ki tamam geç bacım desin izin versin ama yok. sıkılıyorum bunalıyorum, babam tepemde ya nasıl hatırlamazsın diyor.. durum bombok. yazsam sıkıntı yazmasam akşama kadar sayfayı yenilicem. en sonunda bu arkadaşıma bi işaret çakıyorum. babamı götür diye. sanırım bunu babası da görüyor babama " siz gelin böyle halleder çocuklar biz oturalım." deyip götürüyor. ve ben güvenlik sorusunu cevaplayıp kurtuluyorum.
durumu bilmeyen bu arkadaşım "alla napmasın seni" diyor yavşak yavşak gülerek. tabi sonradan olayı ona da anlatıyorum.
bu da böyle bi anımdır. ve allah belanı vermesin eren!