kesinlikle son 4 sene içinde girdiğim en basit ve en stressiz sınavdır. hatta zevk olsun diye üniversitenin birinci sınıfında bile girmiştim. okulda dersler sınavlar kol gibi girerken öss kaymak gibi gelip moralimi düzeltmişti.
-psikolojiyi falan hic bozmayan, asla zor denemeyecek sinavdir. calismis, ugrasmis, kendinden emin adama sordunuz mu hic oss zor mu diye?
-ogrencileri strese sokan oss degil bizzat ogrencilerin kendisidir. yillarca calismamanin bahanesini oss ye bulmaktadirlar.
-oss de sorulan sorular son derece kaliteli sorulardir, bikac soru yuzunden bok atmanin luzumu yoktur.
-turkiye kosullarinda en iyi eleme sistemi oss dir.
-yaa ama gencligimiz curuyo laflari yine bahane bulmaktan, kilif aramaktan baska bisey degildir. zira standart bi calismayla rahatlikla basarili olunabilir.
-illa ki bir senenizin curudugunu dusunuyorsaniz, onunuzdeki muhtemel 40-50 yili kurtarmak icin bir senenizi de feda etmekte sakinca gormuyorum.
boş geçen bir senenin sonunda ösym tarafından aman ne yapacağız demekten kurlulunmak için öğrecilere verilen aptalca ödüldür.
(bkz: beş şık arasında geçen yıl)
aslında türkiye şartları üzerinde adaletli sistem. herşeye rüşvet ve hatır gönül ilişkisinin bulaştıran türkiye çoğunun az gözlü rektör ve öğretim görevlilerinin oluşturduğu üniversite kurumlarınada kesinlikle bulaşaktır. yani niyet farklı, sonuç farklı ancak bu tek çaredir. ama çekilinirmi çekilmez. yaşadığınız stres, ne aşk acısına benzer ne başka birşeye. öğretilen 100'lerce konudan ve 1000'lerce alt başlıktan arasında sentez yapmanız istenir. sonuç olarak 7 kişiden 1 kişi hazindir diye bir resmi istatik.
kişinin gelişimi için çok faydalı bir sınav sistemi. önce bireylerin iradesi test ediliyor 3 saat boyunca, konsantre sorunu va mı yok mu bakılıyor, sinirler zorlanıyor, sabırları deneniyor bu gibi aşamaları atlattıktan sonra rahatlıkla hayata atabileceğinizin garantisi veriliyor. artık piyasa için yetişmiş vatana hayırlı birer birey olup çıkıyorsunuz. hala gereksiz bir sınav diyenlere şaşıyorum yahu...
bir tarih hocamız vardı dershanede " sınavda tuvaletiniz mi geldi koyverin gitsin. öyle tutup strest yapmayın arkadaşlar " derdi .işte bu sınav böyle bir sınav.
eger ikinci kez üniversiteye gitmek için girilecekse bi önceki girişteki sıkıntılardan eser olmayan hiç umursanmayan sınavdır. herkese ikinci kez girerek stressiz sınava girmeyi tatmaları tasiiye olunur.
girmeden 1 hafta kadar önce, ciğer sevdiğimi bilen babamın& annemin bana sürekli ciğer yedirerek işin suyunu çıkartmış olduğu sınav.. hayır besliyorlardı resmen, kurbanlık koyun gibi hissettim kendimi.. * :)
girilmeden önce hayallerin girişte rehin bırakıldığı, geleceği 3 saatte belirsiz hale getiren ve bir türlü belli bir yapı kuramayan sınav.
ne yazık ki, beyefendi ve bayan ünvanlarını kazanmanın üniversite okumaktan geçtiğini zanneden saptırılmış normlara bağlı toplum sebebiyle insanın sırtına binen haksız yük.
eleştirenlerin?, yüzeyselce bu eleştirilerini yönelttikleri, 'gerekli' eleme sistemi. hele mitoz bölünür gibi üreyen insanların olduğu, aslında nüfusuna göre oldukça zayıf, bir ülke için... dünyanın her yerinde var, elbette bizdeki kadar dar kapsamlı değil; zaman yaygın...
edit: doğru demiyorum, 'gerekli' diyorum bu ülkede...