Annem de aralarında bulunur. işletme onun zamanında meşhurmuş. Okuldan kalan alışkanlık sanırım evin her tarafında iş yeriyle alakalı kağıtlar bulunuyor. ilk okul defterlerimi buldum. Onlara bile yazılar numaralar yazmış.
eskiden öss idi. birde ozamanlar televizyonda dersler veriliyordu anadolu üniversitesinin amlemi vardı. o dersleri dinleyen olduğunu sanmıyordum. sıkıcı egitim veriyorlardı.
şimdi ise youtubede dersler var. eskiden bizde böyle dersler olmadığı için tamir eden kişi yüzünden motoru yakan çok olmuştur ----> adamın verdiği derse bakarmısın sadece bir bölümü. ses tonu çok iyi ----> https://www.youtube.com/watch?v=FMLkcZ0hztc
kozmos belgeselinde Haluk bilginer'in sesi kart bir ses, insanı rahatsız eden bir sesi var. düzgün seslendirme yapsanıza bula bula kart sesi bulmuşlar. psikolojik olarak rahatsız eden bir ses.
şimdiki zamanda temel programlama dersleri verselerdi durum daha farklı olurdu.
temel programcılığı öğretsenize. yazılım çerçevesi içersinde programcılık olurmu. sıfır ve birin anlamını öğretin sonra transistorlü hesapmakinası nasıl yapılır onu ögretin. sonra kendi dilinde program nasıl yapılır onu öğretin. almanyadaki okullarda en eski aletlerle ders veriyorlar. siz o aletleri görseniz müzedenmi getirmişler zannedersiniz.
amerikalı bir bilim adamı vardı 60 yıl önceki bir konuyu yılları tecrübe ederek daha yeni anladı.
1990 yıllarında meslek lisesi kitaplarına bakın okunacak kitaplar değil. birde 1969 yılındaki almanca elektronik kitaplarını okuyun arada dağlarca fark var.
evvel zaman içinde milli eğitim bakanlıgı işletme bilgisi kitabı çıkarmış anlayan yok bakanlıktakilerde anlamadı yıllar sonra o kitap kaldırıldı. daha doğrusu toplatıldı.
Üniversite kazanmanın zor olduğu, her ilde üniversitenin olmadığı, üniversiteli olmanın ayrıcalık olduğu dönemde sınava girmiş olan efsanevi nesildir. Ne günlerdi be ! insan özlemeden edemiyor.
ona son giren benim nesilimdir efenim. hepsi mezun oldu benim gibi 3 5 tanesi hala okumaya devam :D (bu arada neslin son temsilcisi 91 doğumlulardır. liseden 2009 mezunu olanlar yani.)
ha sokakta top oynadıkları için efsane deniyorsa 4-5 saat önce koşarak eve geldim. çünkü dolu yağıyordu. yağmıyordu sanki biri kafama daş atıyordu. o acele halindeyken bağırışmalar duydum ve ne gördüm? sokakta top oynayan çocuklar. hem de patlak topla oynuyolar, yanakları kıpkırmızı olmuş anaları bas bas bağırıyor. hepsinden ilginci yürüme 15 dakika mesafede antares alışveriş merkezi var. hiç de oraya gidecek çocuklara benzemiyorlar. o zaman şimdi ki nesil de efsane oluyor.