öss 2009

entry439 galeri0
    288.
  1. ilk öss heyecanımı bana yaşatamamış sınavdır.
    hatırlıyorumda ilk kez össye girdiğim zamanı. annem sınava giderken yanıma aldığım red bull'a bile okuyup üflemişti. babam sınav kağıdında "yarım saat önce orda olun" yazıyor diye yarım saat önceden yetişmeye çalışıyodu sınav salonuna. dedem elinde sopa sınava girdiğim okulun etrafında sessizlik ve sükuneti sağlıyodu vs.vs. hatta torunum burda sınava giriyo diye yüksek sesle gülüşen üç beş kızı okulun önünden kovmuş.
    bu sene öyle olmadı. sabah uyandım. evde kalem silgi vs. bulamadım. üniversite ortamındada zaten kalem taşımazdık doğru dürüst. sınav sabahı evde herkes uyuyor, kalktım yüzümü yıkadım, google map ten sınava gireceğim okulun adresine baktım. teknolojide gelişmiş anasını satiyim. öyle bir gün önceden okulun yerine bakmaya gitmek falan gerek yok. herneyse arabama bindim öyle yarım saat önce orda olucam gibi bir takıntım falanda yok. sınava 20 dakka kala iskelede bi çay içeyim dedim. çayımı içtim denize karşı bi sigara tellendirdim.
    sınav salonuna girdiğimde okulun zili çalıyodu. form ve kitapçık sıramda duruyordu. karaladım o hayati yuvarlakların içlerini.hatta TC kimlik numaramı doldururken elli kere kontrol etmedimde. neyse başladım sınava. özellikle eskilerin en iyi bildiği bölüm 1. bölüm olduğundan ilk bölümde bişey yoktu diyebilirim. keyifliydi hatta. ikinci bölümde makarayı biraz zorlamak lazım gibiydi. yaklaşık 1buçuk 2 saat sonra canım sıkıldı. kağıdı teslim ettim çıktım. ne kapıda beni karşılayan "nasıl geçti evladım" diyen bi anne babam vardı nede "sorular nasıldı oğlum" diye soran bir veli. bi an içim burkuldu. ve kendi kendime şöyle dedim;
    "hayatta herşeyin ilki güzel bee".
    3 ...
  2. 287.
  3. ösym götümü ye şarkısını daha iyi anlamama sebep olan heycan fırtınası.
    1 ...
  4. 286.
  5. yine ösym'nin kazandığı sınav olmuştur. nedeni ise bana göre dersanelerin her sene ezbere dayalı eğitimidir. ayrıca ösym yine sağ gösterip sol vurmuştur en güzel yaptığı iş bu tabi ki.. fakat sınav genel anlamda basitti diyebilirim sonuç olarak zamanını ve konsantrasyonunu bozmayanın kazandığı sınav olmuştur.
    0 ...
  6. 285.
  7. sınava girmeyenlerin kolay sınava girenlerin zor olarak nitelendirdiği sınavdır.
    0 ...
  8. 284.
  9. mat 2 si 2006 ya göre karşılaştırırsanız kesinlikle zor değildi, sınav geneliyle de belli bir yorum kolay kolay yapılamaz, * ayarsız bir sınavdı aslında.*
    0 ...
  10. 283.
  11. birçok öss sınavından farklı ,hatta en zoru bile sayılabilecek sınav.türkçesi çok uzundu,edebiyat-sosyal bölümü de alışılmışın dışındaydı,yani bilgiyi kullanmak için önce paragrafı anlamak gerekiyordu.mat2 gene her zamanki gibi zordu,sos1 de çok farklı sorulardan oluşuyordu.ama bu sınav bana şunu öğretti,sadece çalışmak yetmiyor eğer o gün günündeysen soruları daha iyi yapıp daha yüksek puan alırsın.zaten sınav sonrası yerleştirmelere bakıldığında "olum bu çocuk burayı nasıl kazanmış hiç çalışmıyodu" denilen kişiler de o gün gününde olan kişiler denilebilir fikrimce.adam o gün rahatsa,titremiyorsa vs. özgüveni de yerindeyse tabi yerleşir o bölümlere.
    2 ...
  12. 282.
  13. fen2 bölümünde fizik dışında hayatında hiç bir yeri olmayan hatta universitede bile yeri olmayan intihara sürükleyen sorular.
    0 ...
  14. 281.
  15. okul puanlarının 5-10 puan arası düşmesini beklediğim 10-15 arası düşmesini hayal ettiğim össdir.ösym başkanının sınavdan önce "sınav 2008 öss ile aynı seviyede" lafını ise unutamıyorum
    (bkz: bi siktir git aq)

    edit: puanların yükselmesiyle şok olmuşumdur. hayal kırılığının böylesi...
    4 ...
  16. 280.
  17. Yıllar sonra tekrar gelecek kaygısı yaşattıran sınavdır.
    Efendim fazla söze gerek yok, sınav sistemii yanlıştır, odur, budur bu sınav ülkemizin bir gercegi ve her türk genci bu zulmü tatmak zorunda.
    Bütün bir yılın hatta ögrencilik hayatını sıgdırıyorsun bir güne elinden geldigince, ama tüm hayatın sadece formüller degil, anıların, arkadaşlıkların kısacası umutların.
    Sınavdan cıkınca uzun süren bi sinirlili hali söz konusu ama 2-3 gün sonra artık gercek anlamını bulmaya başlar, liseni özlersin sınav diye boş gecen günlerini, hayıflanırsın.
    Ama içinde yeni bir hayata yelken açmanın sevinci, yüreginde geçmişe özlem. yavaş yavaş hayatı tanımaya başlarsın.
    Gecmiş olsun denesi sınav işallah son olur....
    1 ...
  18. 279.
  19. ösymnin katsayılarla büyük oynamalar yapabileceği sınav.
    1 ...
  20. 278.
  21. 277.
  22. 23.75 turkce
    26.75 sosyal
    26.50 mat1
    1.75 fen1
    21.50 ed-sos
    13 mat2 netleriyle hayali hukuk olan bi ea ogrencisinin duygularıyla oynamıs sınavdır.
    2 ...
  23. 276.
  24. şimdi efendim taban puanlarla fazla ilgilenilmemesi geren sınav. asıl önemli olan sıralamadır.
    gerçi sıralama da kesin sonuç vermemekte öünkü 2 senedir kontenjanlarla epey oynuyorlar.
    her neyse, sıralama zaten o yıl o bölüme en düşük (aslında sayı olarak yüksek) sıralamayla giren öğrencinin aldığı puandır. bu yüzdendir ki, sonuçlarınız açıklandığında puana değil, sıralamaya yoğunlaşın.
    0 ...
  25. 275.
  26. taban puanların yükselip yükselmeyeceği tarafımca merak edilmektedir.

    tanım: herkesin kolaydı ama yapamadım dediği sınavdır.

    edit: iptal edilmesi gündemde olan sorularda o bilgilerin verilip verilmemesi fazla etkilemiyor sonucu, tabi bence. dersanelerin bok yemesi işte, çıkarmışlar televizyona birisini, yok anlayamadım, yapamadım diye konuşuyor. çıkarsınlar beni 3ünü de yaptım valla, hiç ekstra bilgi olmadan. iptal olursa yarra yering.
    3 ...
  27. 274.
  28. ösym'nin bu rezillikten sonra yapacağı en mantıklı iş; katsayıları yükseltmek olacaktır. geçen sene mat2'den 15 tane yapan ile bu sene mat2'den 15 tane yapan bir olmamalı.
    0 ...
  29. 273.
  30. sözellerin zor olmasının sayısalları daha fazla etkilediği sınav olmuştur, sayısalların iyi ögrencileri türkce-sosyal1 testlerine toplam 40-45 dakika ayırmaktadır en fazla ve ergenekon iddianamesi gibi paragraf soruları olan türkce testini sadece okumak yarım saat sürdüğü için insanların bütün dengesini alt üst etmiştir.
    3 ...
  31. 272.
  32. Biraz uzun olacak ama, hadi bakalım...
    Son deneme sınavında, yıl içinde yapabildiğim en iyi puanı yapmıştım. Ama öss'de bundan en az 10 puan daha yüksek yapmam gerektiğini biliyordum. Son sınavda türkçem 17 mat1'im 19'du. 2008'in Türkçe ve mat1 sorularına baktım, umutlandım.
    Dedim ya son denemem güzeldi. Ve ben de o son denemeden önce ne yaptıysam öss'den önce de onları yaptım, 13 haziran akşamından başlayarak.
    Son denemede giydiğim; siyah "kindar" tshirtümü uğurlu tshirtüm, yanlarında büyük cepleri olan pantolonumu da uğurlu pantolonum ilan etmiştim. Ama yine o gün giydiğim, üzerinde "sport" yazan bilek çorabımı uğurlu çorabım ilan etmek gibi bir düşüncem asla olmadı.
    Sınavdan bir gün önce - tıpkı denemeden önce de yaptığım gibi- alphaville'den big in japan ve mr. President'dan coco jamboo (ya da daha iyi bilinen adıyla ya ya ye coco jamboo ya ya ye) adlı şarkıları dinledim. Yatağıma uzandım, kulağımda bu şarkılar varken ve klimanın esintisi bacak kıllarımı yavaşça okşarken umut sarıkaya'nın bir yazısını okudum. Yani evde yapabileceğim en mutluluk verici şeyi yaptım.sonra biri 0.7 diğeri 0.9 olmak üzere iki adet ucumu, iki adet silgimi, üç adet uçlu kalemimi ve bir de "yumuşak uçlu kurşun kalem"imi portmantonun üzerine koydum. Rahattım. Ama yine de bir buçuğa kadar uyuyamadım. Annemle babam da uyuyamamıştı. Annem bana bir bardak süt getirdi. "soğuk değil de mi?" dedim . "yok yok, değil" cevabını alınca sütümü lıkır lıkır içtim. Bir iki dakika sonra bir esnedim, gözümü açtığımda sabah olmuştu. uyuyalı sadece beş buçuk saat olmasına rağmen, alarmsız kendiliğimden, 7'de uyandım. Fox'da her sabah çıkıp, kendisini seyircinin her dediğini yapmak zorunda hisseden adamın çaresizce, 10 dakikada bir "kolbastı" videosu yayınlamasını izlemek üzere televizyonu açtım. Ama o gün Pazar olduğu için program yoktu. Tam bir öss kahvaltısı yaptım. Sonra da kitaplığın üstüyle anabritannica'ların arasına koyduğum sınav giriş belgemi ve cüzdanımdaki tutmamış iddaa kuponlarımın arasından çıkardığım kimliğimi aldım. Portmantonun üzerinde duran kırtasiye gereçlerimi de alarak evden çıktım.
    Aşağıya indiğimde, bakkalın önünde elinde ağzına kadar dolu bir poşetle babam belirdi. Yanıma geldiğinde elindeki "çelikler gıda" yazılı poşetin içinde; iki küçük su, 2 paket(!) selpak, bir paket çubuk kraker ve küçük kırmızı bir kutuda da "Ülker Napoliten" olduğunu fark ettim.
    Neyse arabaya bindik. Babam bi cd koydu. "rüzgar" çalıyordu. Rüzgar çok sevdiğim de bir şarkıydı ama gerek temposu, gerekse sözleriyle kesinlikle sınav sabahı dinlenecek şarkılardan biri değildi. Hem de sınavla ilgili hislerime tercüman olan "beni bu dertten kurtar" kısmına rağmen.
    Sonunda okula gelmiştik. Sınav giriş belgemi arka koltuğa koymuştum. Annem ön kapıdan çıktı, ben de arka kapıdan. Babam ise arabayı parkedip gelecekti. Ve giriş belgemin olmadığını fark edip anneme sordum. Annem "yoo bende değil, arabaya bak." dedi. Babam arabadan inmeden yetiştim ve arka kapıyı açtım. Koltuğun üzerinde hiçbirşey yoktu. Sonra annem yolun ortasındaki bir kağıdı işaret etti bana. Koştum, baktım ve evet, oydu. Hemen onu yerden aldım ve hızlı adımlarla okula girdim. Giriş belgesinin üzerindeki hafif lastik izini salona girince fark edecek ve silgimle silecektim. Okul bahçesinde birkaç arkadaşımı gördüm. "komiklikler, şakalar" vesaire rahatladık. Sonra bizim dersanenin sahibini gördüm. Onun bizim için değil, sınavda sadece iki sıra önümde oturacak olan potansiyel alanya birincimizi rahatlatmak için geldiğini, adım gibi olmasa bile gayet iyi biliyordum. "çelikler gıda" yazılı poşetten bir şişe su ve olası bir burun akıntısına karşı -ki çok zaman kaybettirir.- bir paket de selpak aldım.
    Anons yapıldı, tek sıra olundu. Polis kontrolünden sonra öğrenciler içieriye alındı.
    Salona girdim ve 11 no'lu sırama oturdum.salondaki gözetmen (ya da yetkisi her neyse) klişelerle dolu bir konuşma yaptı. Biraz sıkıntıdan, biraz da ne olur ne olmaz tavrıyla tc kimlik no'mu doğru kodlayıp kodlamadığımı zilyon kez kontrol ettim. Sonra önüme bir kitapçık geldi. "A" kitapçığıydı. Saatin 9.30'u geçtiğini fark eden gözetmen biraz panik oldu ve sınavı başlattı. Sınava başladıktan 1 dakika sonra da başlangıç(!) zili çaldı. Mat1'i gayet kolay, fen1'i de gayet kolay sayılabilecek sınavda türkçe'de de uzun uzun paragraflar vardı ama sonuç olarak onlar da yapılabilecek sorulardı. ilk bölüm gayet güzel geçmişti benim için...
    Ama mat2'ye geçtiğimde açıkçası roller değişti.ilk 3 soruyu boş bıraktım. O ana kadar her şey güzel gidiyordu ama bundan sonra her şey tersine döndü. O anda sanki ben soru kitapçığına dönüşmüştüm, kitapçık da bana dönüşmüştü.sınav bana durumu anlayacağınız. Fen2 de pek farklı değildi. 8 dakika kala geçtiğim sosyalden de 15 soru işaretleyebildim. Herkesin zor dediği felsefe sorularına hiç bakamadım bile.
    Ve o an geldi... sınavı erken başlatan gözetmen zilin çalmasına 2 dakika kala "çocuklar kalemleri bırakın. Zaten erken de başladık." Dedi. Kalemlerimi , kimliğimi ve hiç kullanmadığım selpakımı da alıp sınavdan çıktım.
    Sınavdan çıkıp ailenizin yanına gittiğinizde kendinizi "henüz taburcu olmuş bir hasta&" gibi hissettiniz mi? işte ben tam da öyle hissettim.
    Neyse eve geldik, trt2'den netlerime baktım. Sonuç tam da beklediğim gibiydi. "z.kko." akrabalar, arkadaşlar aradı. "sağlık olsun"lar havada uçuştu. Sonra 5 aydır hasret kaldığım bilgisayarımı kurarken yine telefon çaldı, arayan anneannemdi. Sınavımın kötü geçtiğini öğrenince sesi titredi, konuşamadı. "hiçbir yer olmuyor mu?" dedi. "büyük ihtimalle olmaz anane." dediğimde napacağını bilemedi. O da 3-4 kez "neyse sağlık olsun." Dedi. Gözlerim doldu. Çünkü bu "neyse sağlık olsun" diğerlerinden çok farklıydı benim için.
    Sonuç olarak; yıllarca dersanelere bir sürü para veren, daha da önemlisi, sene başında kolum kırıldığında bir ay boyunca benimle aynı odada yatıp en ufak bir kıpırdanmamda bile yanıma gelip kolumu kontrol eden babamı,
    Sırf ben evde daha iyi bir ortam bulayım diye çok sevdiği öğretmenlikten emekli olan annemi,
    Ve geçen yıl bir dizi ameliyat geçirdikten sonra "oğlum ergin, doktor ol da beni tedavi et" diyen anneannemi hayal kırıklığına uğratmıştım.
    Hayallerim de vardı, haliyle onlar da olmadı.
    Son cümleyi yiğit özgür'den alıp kendime uyarlayarak yazıyorum:
    "bi b.k olmaz benden. Koyiim bisiklete."
    78 ...
  33. 271.
  34. türkçe yi zor sormak için ıkınılmış, mat 1 ve fen 1 in ise çocuk oyuncağını andırdığı sınav.*
    0 ...
  35. 270.
  36. ösym nin sistem degiştirmeden önce 90 ve 91 dogumlulara son golü. kimse sınav kolaydı demesin. kol gibi bir sınavdı zira. 2006,2007,2008,2009 ikili sınav sistemindeki en zor sınavdı. zamanımın yetmemesinden mi yakınayım, yoksa o kadar gerilip önümdeki kıza kustuktan sonra ki mahcubiyetimden mi, ya da son 50 dakka kala fen1,2 imin kalbim kadar temiz olmasından olayı aglamaya başladıgım, kendimi bütün sene paraladığıma mı yanayım; bilemediğim sınavdır.
    (bkz: allah bin belanı versin ösym) * *
    1 ...
  37. 269.
  38. girilen denemeler ve geçen senelerdeki öss'ler arasındaki en kolay, ea'dan girmeme rağmen, 2 saatte bütün sınavı bitirmiş, 1 saat kontrol etmiş, sonra da muhafazan allah yanlış işaretlemiş olmiyim diye cevap kağıdına bakmış olduğum,

    hesaplarıma göre de 260 - 265 arası alacağım sınav.

    edit: eksileyenlerin problemini anlamakta güçlük çekmekteyim.
    4 ...
  39. 268.
  40. 3 fizik sorusunun iptal edilmesi gerektiği gündemde olan sınav.
    momentum sorusunu inceledim ve bence:
    evet cisimler serbest düşme yapıyorlarsa (dikey hız bileşenleri var ilk durumda) patlama olduktan sonra hız vektörününsorusu: evet cisimler serbest düşme yapıyorlarsa (dikey hız bileşenleri var ilk durumda) patlama olduktan sonra hız vektörünün dikey bileşeninin olması lazımdır. soru momentumun korunumu yasasına aykırıdır. evet cevabı etkilemeyen birşey bu ama yine de iptal edilmesi gerekmektedir.
    diğer iki soru hakkında kesin bir yorum yapamıyorum açıkçası, iptal edilmeli mi tam emin değilim.
    0 ...
  41. 267.
  42. EMEKLERiNiN KARŞILIĞINI, EKTiĞiNi BiÇMEYi BEKLEYEN BiNLERCE ÖĞRENCi iÇiN YENi BiR HASAT ZAMANI...
    0 ...
  43. 266.
  44. öss 2008'de sınava girmiş ve o sene öss illetinden kurtulmuş biri olarak, öss 2009'un sorularına yeni baktım. * gerçekten 2009'un soruları çok daha zor geldi bana. 2008'inkiler kolaydı demiyorum; lakin bu senin sorularında açık açık bir ibnelik var. sınavı istediği gibi geçmeyen arkadaşların üzüntülerini çok iyi anlayabiliyorum. o bıkkınlığın nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyorum. hayatımız üç saatlik bir sınava bağlıymış geyiğine girmek istemiyorum; ama bu ülkede insanların hayatlarının üç kuruşluk şeylere bağlı olduğunu görmezden de gelemeyiz. sene boyu çalışıp da sınavdan üzgün arkadaşlara geçmiş olsun, unutmayın ki sorular herkese eşit veriliyor. çok zor bir sınav ise ve sınav çok kişi için iyi geçmediyse, sonuçların kötü olacağı anlamına gelmez.
    2 ...
  45. 265.
  46. tam puana yakın bir puan çıkardığım sınav olmuştur. okul puanımla birlikte 394 civarı falan bekliyorum, ancak bakıyorum o puana bir bölüm yok henüz üniversitelerde. sanırım kamu yönetimi yazıcam sırf bu yüzden ve "bizi mi yöneteceksin lan!" diyen birisi çıktığı zaman, üniversite öğrencilerine sorulan kıl sorular başlığına entry yazacağım.

    şaka bir yana sözele kolay diyenlerin gözlerinden öperim. sınav günü internetten indirip baktım sorulara acayip zor olduğunu gördüm. bir de buna sınav stresi ve soruları okudukça bulanan zihni eklersek, vay anam vay!

    ösym yeni sistemi denemiş, bariz ortada bu. birçok öğrencinin de zorlandığını göz önüne alırsak seneye orta zorlukta bir sınav öğrencileri bekliyor, tabi bu seneden devreden çok olur diye tahmin ediyorum. yine 1.8-9 milyon öğrenciyi bulacak gibi.
    2 ...
  47. 264.
© 2025 uludağ sözlük