Trt turk'te yayınlanan, bir ömür tüketen insanların hikayelerini kendilerinin anlattığı programdır.
Programda, yarim asir yaşayan insanların hayattan arda kalan huzunlerini,mutluluklarini, pismanliklarini,ozlemlerini bize sunuyor...hem de oyle bir sunuyor ki ekrandan girip o tontis nenelere o ak sakallı dedelere sımsıkı sarılma isteği yaratıyor insanda.
Buram buram yasanmislik ve samimiyet kokuyor.
...
Hani bir amca vardi sey diyordu: "lafa gelince eş dost çoktur ama,herkes tek başına direnir hayata."
Hayat hikâyelerinin, yaşanılan duyguların olduğu gibi en duru ve naif şekliyle aktarıldığı, izlerken insanın içinden bir parçasını usulca alıp götüren trt programı.
yayınlanan en iyi programlar arasındadır. her zaman yaşlılardan birşeyler öğrenebilir insan.
geçen programlardan birinde 50 yıl aynı yastığa baş koyup, 11 yıl önce hayat arkadaşını kaybeden amcanın, eşini anlatırken hala gözlerinin dolabilmesi duygulandırır. şimdiki nesil iki gün sonra birini bulur hayatına devam eder değil mi?
izleyin, izlettirin.
ders almak söz konusu olacaksa eğer; gelmiş geçmiş en iyi program.
çevremizde gördüğümüz, kimi zaman acıdığımız kimi zaman hor gördüğümüz, bazı hareketlerine sinir olduğumuz vs. yani o yaşlı insanların da bi dünyaları olduğunu, umutları, hayalleri, duyguları olduğunu defalarca gösteren, yüzümüze çarpan program.
bir değil bin tanedir. biri bittiğinde yenisi başlar, tekrar, tekrar, tekrar... sen sadece hatırlamazsın ama bir an gelir anlarsın ve dersin ki “ evet, bunu yapmadım çünkü akıllandım, bir kere yaptım bunu birdaha yapmam.” belki bu hayatında belki de diğer hayatlarında ama o his hiçbir zaman yanıltmaz.