insanların marjinal görünen fikirleriyle dalga geçmek yerine '' yahu ne diyor bu adamlar , bir de bunları dinlesek '' diye beynimde bir ışık uyandıran kişi.
kuran'ın, 14ncü suresinin 24ncü ayetinde
''türkiye-tayyip-ankara'' kelimelerinin yanyana geldiğini ve bu ayetin tayyip erdoğan'ın başbakan olduğu yıla işaret ettiğini iddia eden şifre cambazı;
bir programında kutuplar ve ekvator arasındaki uzaklıktan bahsetmişti. 6bin küsür(tam hatırlayamadım) km olduğunu ve bilmem kaçıncı cüzün bilmem kaçıncı ayetine baktığımızda rakamların örtüştüğünü söylemişti. şimdi birkaç soru sormak istiyorum ben buradan:
1)kuranı kerim eğer gerçekten ekvatorla kutup arasındaki uzaklığı km cinsinden vermişse günlük hayatta metre km cm kullanmak caiz hatta sevapmıdır?
2)eğer böyle bir birim söz konusuysa kuranı kerim başka birimlerden de söz ediyor mudur, ediyorsa onları bulup kullanmalı mıyız?
3)eğer kuranı kerim bilimsel olarak 1000 yıl öncesinden bilinmeyen bir şeyi aydınlatabiliyorsa bundan 1000 yıl sonra aydınlatılacak bilgileri de şifrelenmiş olarak içerir mi? içerirse bunları bugünün imkanıyla bulursak Allah'ın işine karışmış olmaz mıyız 1000 yıl öncesinden? Allah bizim onun işine karışmamıza izin verir miydi?
4)eğer kuranı kerim bilimsel olarak bir şeyleri kanıtlıyorsa ve yoruma yer bırakmıyorsa inanç nerede kaldı imtihan edilmek nerede kaldı seçimimiz nerede kaldı?
bugün her şey dahil programına konuk olmuş mucizesever.kuranda domuz gribiyle ilgili ayetler olduğunu belirtmiştir.kan gruplarıyla ilgili de birkaç mucizeye rastlamış kendisi.ne diyelim, sen git doktor ol,o kadar bilimsel imkan olsun elinde,ondan sonra kuranda tırım tırım mucize ara.
aziz nesin geliyor insanın aklına ister istemez.
kimse yazmamış bilmeyenler için söyluyorum şanlıurfa'nın siverek* ilçesi doğumludur. baba'sının devlet memurluğundan dolayı anadoluyu şehir şehir gezmiştir. sağlam, köklü bir aileye mensuptur* yazdıkları çizdikleri saçma bile olsa; adam da araştırmacı bir kişilik var ki onu eleştirenlerin %90'nı günlük herhangi bir gazete okumaktan bile acizdir. zeka seviyesinin bu ülkede yaşayan birçok insandan daha yüksek olduğu sanmaktayım çünkü bende dahil birçok vatandaşımız olaylara nesnelere kavramlara ancak yüzeysel yaklaşabiliyoruz. ve derin yaklaşımlarla ayrıntılı bilgiler veren insanları anlayamıyoruz. çünkü saçma geliyor. ömer çelakıl'da bunlardan biri... bizim göremediğimiz seyleri görüyor. gerçekliğini sorgulayabiliriz. ispatını isteyebiliriz ve ikna olmayabiliriz.
ama bunu da unutmayalım insan oğlu 200 yıl evvel atom parçalanamaz gibi bir kaideye sahipti lakin ilkokuldan deli diye kovulmuş bir adam çıkıp parçaladı ve dedi ki:"atomun en küçük parçaları nötron ve protondur." ama insanoğlu 100 yıl sonra onlarıda parçaladı ve kuark denen gerçeği ortaya çıkardı. ömer çelakıl'ı daha rahat bırakalım belki gerçekleri ortaya çıkarır kimbilir... ama yalan dersenizde olsun onun gibi birinin söyleyeceği yalan toplumumuza diğer yalanlardan fazla ne kadar zarar verebilir ki... en fazla deli der geçeriz.
çok ilginç bir adam. islamiyet gibi dünyada milyonlarca inananı bulununan bir dinin, kutsal kitabı olan kuran-kerim'de şifreler bulunduğunu, dolayısıyla 1500 yıldır fark edilmediğini ya da çözülemediğini ve kendisinin bu şifreyi çözdüğünü iddia ediyor. fakat bu iddiayı kanıtlarla destekleyemediği gibi, yıllardır geri adım da atmıyor.( evet, dedikleri çıkmamasına rağmen ). bunu yapan başka biri olsa, mesela medyum memiş;
- ey insan oğlu 2006'da kıyamet kopacak, olmadı mı? 2008'de kesin kopacak!... dese ve kıyamet kopması, medya önünde ne medyumluğu kalır, ne de bir daha insan içine çıkabilir. ama bakıyorum, hala ülkenin en çok izlenen kanallarında, ülkenin din ve tarih konusundaki en önemli uzmanları ile saatlerce program yaptırılıyor. sanırım bunda birazda doktor olmasının, bir üniversite bitirmiş olmasının etkisi var. üstelik televizyon ekranında izlediğim kadarıyla samimi olmadığı söylemek güç. en azından kendisi kesinlikle inanıyor söylediklerine. dediğim gibi çok ilginç.
ilk piyasaya çıktığında 2006 yılında göktaşı düşecek, 2008 yılında tarihi değiştirecek olaylar yaşanacak gibi iddialarda bulunuyordu kendisi. hiçbiri tutmadı bunların, şu anki gidişatı kıvırcık saçlı medyum memiş olacağını gösteriyor. üç seneye kalmaz seçimlerde şu parti şu kadar alacak şu şifreden buldum diye gezmeye başlar.
osuruktan nem kapan, her şeyden gizem sır çıkaran şahsiyet. bi ara bi sureyi bilmem kaç font büyüklüğünde bilgisayarda yazıp artakalan sözcükten gizem yaratmıştı.
tarih boyunca süregeldiği gibi aşırı zeki olmanın ve insanlara farklı bir pencere göstermenin cezasını çekmiş ve de çekecek olan; istese çok güzel bir sömürü aracı olarak kullanabileceği dini olguları; çıkar gözetmeden yüceltmeye çalışan saf ve dürüst kişi...
bu adamın bir çok konuşmasını dinledim tespitleri doğru yada yanlış olabilir ama bence bukadar eleştiriyi ve hakareti haketmiyor. çünkü kuran a herhangi bir kötü söz söylemiyor aşağılama yapmıyor.
ayrıca allahın yarattığı herşeyde olduğu gibi kurandada birçok mucizenin olması kadar normak birşey olamaz.
gözlerini çok hızlı kırpıştırabilen insan bide kuran' ın işfresini bulmuş galiba o konuda bi bilgim yok ama gözler feci hacı, dikkat edin bi daha bana hak vereceksiniz.
kendisini ilk gördüğüm an ''kardeşim ne şifresi, ne gizlisi, ne saklası, herşey alalane yazıyo, aptal çok da herkes aptal değil'' lafını şübürletip böğürmek istediğim, alametleri tutmayan cebiri kebir kahini.
an itibari ile haberturk televizyon kanalında uzaylılar ile ilgili bir tartışma programında takılan tuhaf şifre çözücü olduğunu iddia eden akıl çelici insan. aynen soyadı gibi.
kuran-ı kerim'den kendince şifreler çıkarıp bunu insanlara anlatan zararsız dindar bir insandır kendisi. saç modeli ekol olma yolunda ilerlerken, program program dolaşır bu zat-ı muhterem. tamam herkese anlatmak istiyor derdini ancak kadın programlarında işi ne onu anlamadım.