3-4-5 üçgenini bulduğu idda edilen insan. hayyam kelimesi çadırcı demek olduğundan çadırların orta direğine göre yaptığı hesaplar* bu triognometrik bağıntıyı bulmasını sağladı*
"hayyam,yalnizdin sevgilinin yaninda
simdi gitti,artik ona siginabilirsin"
bize 1000 yil öncesinden seslenen büyük sair.
"dünya üc bes bilgisizin elinde,
onlarca her bilgi kendilerinde,
üzülme,esek esegi begenir,
hayir var sana kötü demelerinde."
tasavvuf geleneği içinde şarab kelimesini allah aşkı anlamında mecaz olarak değil de basbayağı üzüm şarabı anlamında kullanan büyük edip, derviş. şarab içmek tasavvuf geleneğinde hep manidar bulunmuştur. bugün bile en bereketli irşadı yürüten asrın büyük sufileri ayyaşlara, şarapçılara özel muhabbet beslemektedir.
"daha üzüm yok idi, biz şarap sarhoşuyduk" diyor derviş.
son dönem büyük tasavvuf adamlarından fethi gemuhluoğlu ayyaş neyzen tevfik için "hazret-i neyzen tevfik" ifadesini kullanıyor.
menzil cemaati bütün dindarların uzak durduğu, yüz çevirdiği sarhoşları ısrarla aralarına alıyor, hatta cemaatin büyük bölümü eski sarhoşlardan oluşuyor. nedir bu şarabın hikmeti ki aşk ehli ona haram olmasına rağmen böyle iltifat ediyorlar.
evvela şarap aklın düşmanı olduğu için aklın müttefikidir.
ayrıca islam şarabı son ümmete kadar yasaklamamış çoğu sahabe haram olmadan evvel şarap içmiştir, şarabın haram kılınma sebebi şüphesiz imtihandır. yahudilere de iç yağı haram edilmişti ki bize helaldir, şeklindeki eşari vari bir yaklaşım da şarabın zatına olan antipatiyi azaltır.
şarap yine de kuran'ın ifadesiyle "şeytan işi bir pisliktir", samimi müslümanlar ondan sakınsınlar. ama şarab içenlerden nefret etmesin, onları hor görmesinler, zira büyükk zatlar onlara hürmet etmiştir.
Geçmiş günü beyhude yere yad etme,
Bir gelmemiş an için de feryat etme,
Geçmiş, gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak, ömrünü berbat etme.
Niceleri geldi,neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.
Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün,
Zira senin üstünde de otlar bitecek.
Akilla bir konusmam oldu dun gece;
Sana soracaklarim var, dedim;
Sen kiher bilginin temelisin,
Bana yol gostermelisin
Yasamaktan bezdim, ne yapsam?
Birkac yil daha katlan , dedi.
Nedir; dedim bu yasamak?
Bir dus,dedi;birkac goruntu.
Evi barki olmak nedir? dedim;
Biraz keyfetmek icin
Yillar yili dert cekmek, dedi.
Bu zorbalar ne bicim adamlar? dedim;
Kurt,kopek,cakal makal, dedi.
Ne dersin bu adamlara, dedim;
Yureksizler,kafasizlar soysuzlar, dedi.
Benim bu deli gonlum, dedim;
Ne zaman akillanacak?
Biraz daha kulagi burkulunca, dedi.
Hayyamin bu sozlerine ne dersin, dedim;
Dizmis alt alta sozleri,
Hosbes etmis derim, dedi.
okunu attı mı ölüm, siperler boşuna;
o şatafatlar, altınlar, gümüşler boşuna;
gördük bütün insan işlerinin iç yüzünü:
tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna.
bir eski zaman filozofu, bilgesi, keyif adamı,otur beraber içip beraber şiir okuyalım insanı, nihilisti , humanisti..ve daha birçoğu. başyapıtı da budur fikrimce:
"ey kör! bu yer , bu yıldızlar boştur boş
bırak onu bunu da gönlünü hoştut hoş
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefes alacağın, o da boştur boş "
dün seni düşündüm de coştum birdenbire
çıktım senin yerin dedikleri göklere
bir ses yükseldi ta yukarda yıldızlardan
ey gafil dedi: bizde sandığın tanrı sende...
selcuklu iktidarini reddetmis ve sevgilisine su cevabi vermistir:
-gel simdi evimize gidelim biraz sarap iceriz sonra yatagimiza gider sevisir yatar uyuruz sabah kalktigimizda yeni sultana bagliligimizi bildiririz demis hayati yudum yudum yasayan ondan tat alan,x terimlisini bulan super sahsiyet...
şarapçıların elinden kurtarılması gereken. sadık yalsızuçanlarşey adlı "bir hayyam anlatısında" ömer hayyam'ın asla sarhoş birisi olmayacağını anlatmıştır.
ezberinizde ki bilgileri bozar diye korkmazsanız alır okursunuz.