misal, ben şimdi ölsem; peşimden kim ne yaptı, olan biteni bir görmek isterim. büyüklerimizin anlatıları; o gün vefat eden; ettiği eve pervane olarak gelirmiş. etrafımızda dönermiş ama biz fark etmezmişiz.
unutulmayan, eser veren ölümsüz müdür? dünyada kalanlar konuşuyor diye ölümsüz mü olunuyor? onların haberi var mı ki bundan?
yalnız bir şey söyleyeyim;
bence yaşanan bir yer var.
çok tekrarlanmış. gerçi ben o tekrarlanan gibi kast etmedim.
neyse.
ölüm; yaşamın bir parçasıdır. iki kere öldüren; iki kere dirilten.
ben şahsen ölümsüzlük peşinde koşan film karakterlerini anlamıyorum. ne gerek var lan?
insan gibi sosyal bir varlığın ne akla hizmet ölümsüz olmak istemesini anlamak mümkün değildir. bok var amk. herkes ölmüş sen kıtti gibi ortada geziyorsun...
aslında geçmiş efsanelerde insanların ölümsüzlük arayışı bir harikadır. ölümsüzlüğü bugün ne kadar arıyoruz burasını tam bilemem fakat kulağa aslında pek hoş gelmiyor.
her canlı ölümü tadacaktır sözü yalandır efendim. ölmek dendiği zaman öyle üstüne piyano düşmek gibi hadiseleri geçersek yani zamanla ölmekten bahsediyorsak, ölümsüzlük elbet bir gün bulunacaktır. zamanla ölmek demek biyolojik anlamda hücrelerin artık yeterince hızlı bölünememesiyle canlının yenilenememesidir. bu durum da zaten mantıklı düşünüldüğünde ölümsüzlük teorik olarak mümkündür. bakın kanser; hücrelerin ölçüsüz ve fazla bölünmesiyse ve bunun tedavisi bulunursa ölümsüzlüğe doğru büyük bir adım atılmış olacak. çünkü eğer hücrelerin fazla bölünmesini engelleyebiliyorsak az bölünmesini de engelleyebiliriz anlamına geliyor. ruh, kader gibi saçmalıklara inanmıyorsanız ölümsüzlük gayet de mümkündür bilimle. ama dediğim gibi çok uzun bir süreç bu.
bir adet felsefe taşı ile ulaşılabilecek güzel eylem.
felsefe taşı alamayacak durumda olanlar bir imamdan hortluluk büyüsü rica etsinler. biraz tipte falan kayma olup burunsuz micheal jackson'a dönebilirsiniz ama ucuz yolu bu.
Tarihi şehirlerimiz vakıf kültürüne ait eserlerle doludur. Çünkü büyük insanlar hep asıl hayat için çalışmıştır. Hepimizin küçük veya büyük bir vakfı olmalı. Böylece amel defterimizin kapanmamasını sağlarız. Eskiden camiler yapılırken onun giderleri için etrafına han, hamam ve dükkanlar yaptırılırmış. Çünkü ilerde cami için insanlar dilenmesin diye. Bugün Türkiye'de koskoca camilerin kapısında Diyanet dileniyor. ‘Boş geçmeyelim cemaat’ edebiyatı yapıyor. Kanuni ve hayırsever insanlar mezardan kalksa bize ne erdi acaba? ‘Koskoca Süleymaniye'yi kapısında dilenin diye yaptırmadım. Cami için etrafına birçok yapı kondurdum’ derdi. Ancak bizler zamanla bu yapıları gasp ettik, sattık, el koyduk. Şimdi kapıda mendil açıp ‘boş geçmeyelim cemaat’ diyoruz Bu çok çirkin. Eskiden sadece cami değil, birer yapılar topluluğu inşa ediliyordu. Tüm gelir ve giderler milimetrik hesaplanıyor ve kayıt altına alınıyordu” -
Bu bedene uygun bir kavram olmadığına inanıyorum. Bizim buralara kadar gelmemizde ölüm korkusu çok büyük rol oynamıştır. insanlar ondan kaçmak için gelişmeye çalıştılar.
bir gün dayim hevesli hevesli anlatıyor yegnim lokman hekim aslında ölümsüzlük sırrını bulmuş. fakat birgün kopruden geçerken allah mikail araciligiyla bir ruzgar cikartmis elindeki kağıdı ucurtmus. lokman hekim haa dur aklimda ezberimde var demiş allah bu seferde Cebrail araciligiyla aklindakini unutturmus.
peki biliyor musun o kağıtta ne yaziyormus?
ne yaziyomus dayı?
sarimsak yaziyomus yeynim sarimsak. ölümsüzlugun ilaci sarimsakmis.
lap agza bir dis sarimsak, he oyle cig cig soyulmus sarimsak.
iste dayidir. diyemiyorsun ya amina koyayim dayi dalga mi geciyorsun lokmanin ÖLÜMSÜZluk sirrinin sende ne isi var, oyle sır mi olur, madem öyle cebrail senin niye aklindan silmiyo, sen bu sirra nasil vakif oldun?
hayir yani senden sarimsagi kizinan mi var ye kafana göre niye aciklama yapiyon hikaye yaziyon
milletin dayisi mesele filan anlatir bana gecip karşıma sarimsak yemene bahane uyduruyon. birak tansiyonun dusecek zaten kilosu olmus kac para amk.
iste böyle olmuyor a dostlar. dogrudur durmus dayi ya, hem biliyo musun ben lokman sirri sahmeran denen bir yilandan ogrenmis gel sana hikayesini anlatayim
deyu bir de ben başlıyorum :(