1977-1998 gibi mezar taşlarının görüldüğü, gencecik umutların nasıl da yok olup gittigini gerçekçi ve samimi bir şekilde anlatan, fon müziği ve anne babaların göz yaşlarıyla yüreklerimizi dağlayan yapım... milli hisler, bir anne ile empati kurma durumuyla birleşince uzaktan da olsa eşlik ederken bulursunuz kendinizi gözyaşları ve dualarla...*
samanyolu tv de yayınlanan gönülleri parçalayan bir yapım olmuş. şehitlerin son zamanlarını aileriyle birlikte anlatıyor. askere gitmeden önce bu programları bu gözle izlemiyordum ancak farkettim ki insna askerden sonra bu tür olaylara daha bir duyarlı oluyor. izlemesi cidden çok zor bir program. hepsine Allah rahmet eylesin...
stv'de yayınlanan ağzım açık izlediğim, şehitleri anlatan dizi.
şok olmuş vaziyetdeyim, çünkü;
az önce izlediğim bölümde bir çanakkale gazisi askerlere yol göstererek bir kaç teroristi avlamalarını sağlamıştır. daha sonra tezkerelerini alan bu askerlerin rüyalarına vs. girerek orduya girmelerine neden olmuş. şehitlikle ilgili hadis-i şerifler okuyarak onları göreve çağırmıştır. askerler tekrar orduya dönerek komando olmuşlardır. çanakkale gazisi kılıklı adam müntelif vakitlerde görünerek açık açık tabir-i caiz ise ölüme götürmüştür bu askerleri ve bu 3-4 arkadaş çanakkale gazisinin direktifleri doğrultusunda şehit olmuşlardır. çünkü çanakkale gazisi sürekli olarak şehitliği övmüş, şehitlikle ilgili hadis-i şerifler okumuştur...
peki benim anlamadıgım, çanakkale gazisi metafiziksel amcam, madem böyle iyi taktiklerin falan vardı vatan için ölmeyi övüp durdun, sen vatan için birşey yapaydın da o askerler ölmeden teröristleri yok etmenin yolunu gösterseydin. sen resmen türkiye cumhuriyetine zararsın, gittin öldürdün zavallı 4 tane genci... tamam şehitlik ulu bir makam neyse de, sen resmen 4 tane genci zorla askere soktun sora taktiklerinle ölümlerine neden oldun. naptın sen amca?
buram buram duygu sömürüsü kokan boktan dizi. ailelerin acısını, askere gideceklerin korkusunu arttırmaktan başka bir boka yaradığını da sanmıyorum. olayların metafiziksel boyutunu, dizi stv'de yayınlandığı için es geçiyorum.
ilk aklıma gelen pikaçu. çizgi film dünyasının gizli kalmış kahramanlarından. ama bu böyle zıplayıp uçunca falan denemeye kalkanlar oluyo. olumsuz örnek oluşturuyo. he-man geldi aklıma bi de. sen öyle yıldırımın altında dur çarpıl falan. bence o da olumsuz bi kahraman yani. kahrolsun olumsuz kahramanlar. yaşasın olumlu, faydalı kahramanlar.
iyi televizyonculuğun örneklerindendir. insanların vatan sevgisinin nasıl sömürülebileceğine pek güzel şahit olmaktayız bu diziyle. dizi demeye bin şahit. ne bir oyunculuk, ne bir bütçe, ne bir efekt... aslında ortada "dizi" kelimesini kullanmamızı gerektirecek hiç bir faktör yok. arada kanal değiştirirken denk geliyor öyle, bakıyorum biraz. üç beş asker. bir tepenin arkasında.. ateş ediyorlar bir yere.. bide bağırıyorlar; "şerefsizleer, geberin köpekler.. vatan hainleri..." aynı şekilde başka bir tepenin arkasında üç beş peştemalli adam, şiveli şiveli aynılarını söylüyorlar. görsel efekt yok. oyunculuk yok. senaryo, olay örgüsü zaten yok. skirmish hesabı. görev: teröristleri öldür. budur yani. "komutanım seni bırakmam. sensiz gitmem.", "git diyorum asker, yeni evlisin. karın hamile!" tadında repliklerle de bir güzel duygu sömürüsü... yapmayın etmeyin...