kendi acıma katlanabilirim ama insanlar ölüyor, tanımadığım insanlar ölüyor. her ay neredeyse 30, 30 gidiyoruz. sıra bizede gelicektir. bu kadar acı yetmiyormuş gibi herkes birbirine hakaret, kendisinden olmayanı hor görme, bencillik insanların kalplerine yapışmış. sözlüklerde bile acayip bir ötekileştirme var kimse kendinden olmayana tahammül edemiyor. ölüyoruz lan ölüyoruz. şu küçük bedenlerimizin icinde arzularımız bile koca dünyaya sığmıyor. Otobüse sabah bindiğimde herkesin surat beş karış insanlar sanki mecburiyetten yaşıyor. Ölümden korkmak mı, bu ülkede doğanlar zaten bedelini ölümle ödüyor neyin korkusu bekliyoruz işte sıramızı. Her geçen gün biraz daha
eriyoruz.
hiç, cesurca bir konuya böylesine dalmamıştım: korkmuyorum susadım ölüme. evet günahlarım yok değil ama o'na kavuşmak istiyorum artık.
geçenlerde 38 kardeşim vuslata makamlarına erdiler ancak bana metre farkıyla nasip olmadı.
--spoiler--
ölüm güzel şey perde ardından bir haber
hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber
--spoiler--
Aslında ölümün kendisi korkutmaz. Korkutan ölüm düşüncesidir. Fakat hiç yaşamadığımız, daha önce başımıza gelmeyen bir şeyden nasıl olur da bu değin korkabiliriz? Yanıtı heidegger veriyor:
Ölüm, başkaları aracılığıyla deneyimlediğimiz bir şeydir.
içgüdüsel bir duygudur.
Ya onu sevmeyi öğrensek? Sevdiklerimiz, sevmediklerimiz, gelen, geçen her şey onu tadıyor. Sevmeyi denesek? Hiç değilse olduğu gibi kabul edip baksak ona? Tanrı var veya yok hiç önemli değil. Yaşayamadığımız bir o var. Onu yaşarsak geri kalan hiçbir şeyi yaşayamayacak kadar büyük bir eylem. Kudretine, fikretine hayran kalsak? Her an her şey olabiliyor. O kadar yakınsa bize, biz de ona sarılsak? Belki de her şey daha farklı olurdu. Belki.
acı çekmekten yahut sevdiklerimi bir daha görememe korkusu degil. ölümün tam bir belirsizlik olması beni korkutuyor..öldükten sonra yok olmak, bir daha bilinç sahibi olamama düşüncesi korkunç bir şey..
Kaldırımda yürürken araba kaldırıma cikacak yolda yürürken kafama tuğla düşecek biri yururken aniden beni bicaklayacak odamda uyurken dışarda rüzgârdan bişey firlayip odama giricek ev patlicak filan diye çok korkuyorum bu düşünceleri kafamdan atamiyorum.
Şu milyar yıllık dünyada şanslıysan 80 yıl yaşıyacaksın ölüm ne ki ölsem 30 seneye hatırlayanın kalmayacak. Bu hepimiz için kaçınılmaz ve üzücü bir gerçek...
Şunu bilelim ki kimse ölümden korkmuor ölümden korkmak die tabir ettiğimiz şey amellerimizden dolayı kabirde ve mahşerde bizi hoş karşılamayacak şeylerin oluşudur.
ölümden korkum yok zira duygusal olarak ölüden farksızım bir insan boş duvara bakıp akşama kadar düşünecek yada boş boş bakacak hale gelmişse bilin ki ölümden korkmaz aksine onu ister.