ölüm

entry4119 galeri133 video16 ses3
    126.
  1. 127.
  2. insanların sadece yanıbaşlarına geldiğinde veya mezarlık yakınlarından geçtiklerinde hatırladıkları ve daha sonrasında ise günlü hayatın telaşlarına kapılıp tekrardan unuttukları hayat denilen oyunun son perdesi.
    2 ...
  3. 128.
  4. varsın=yoksun

    varlar=yoklar

    dün görmeyi düşünmediğin insanı, bugun özletir...
    4 ...
  5. 129.
  6. Ölüm, materyalistlere göre bir son, maddenin şekil değiştirmesi, reankarnasyona inananlara göre, yeni bir yaşamın başlangıcı, tek ya da bazı çok tanrılı dinlere inananlara göre, farklı bir dünyaya ilk adım atıştır. Ölüm her canlının yaşamının sonunda karşılaşacağı bir olaydır. Aslında doğal bir olay olan ölüm, gerek yaşamı sona eren kişi, gerekse ailesi ve yakınları için istenmeyen ve acı veren bir durumdur. Zamanında çok sevilen bir kişinin cesedi, artık en yakınları için bile korku veren bir cisim haline dönüşmüştür.
    3 ...
  7. 130.
  8. nefes alamamaktır, elinde olmadan her şeyini kaybettiğin, insanoğlu için kaçınılmaz bir gerçektir...
    3 ...
  9. 131.
  10. nefes kadar yakın olup yıldızlar kadar uzak olabilen korkunç duygu.
    ölüm!
    tanımı yok. kavranılamayan yokluk.
    der dururlar ya "kelimelerin kifayetsizliği" diye, ölüm bunu size öyle bir hissettirir ki şaşırır kalırsınız, vakti geldiğinde.
    onun artık yok oluşunu, gözlerini açıp kapatamayacak oluşunu beyin bir türlü algılayamaz çünkü yürek buna izin vermez; o inanmamıştır ki, beyine hükmeder durur işte.
    bu bir ceza mı yoksa yeni hayatınıza bir armağan mı hiçbir zaman cevaplayamayacağız.
    ruhumda, içimde birşeyler var; izin vermiyor tasvir etmeme. bu konuya inanmamı engelleyen kapalı kapılarım var bir sürü nihayetinde. öyle çok sıkıyor ki boğazımı o eller, nefes almam imkansız oluyor. akıttığım gözyaslarım beni rahatlatmıyor. bu defa hıçkırıklarım uykumu getirmiyor.
    evet. tanrı bize ceza veriyor. peki ya O 'na.
    işte diyorsun kendi kendine; bu defa kayboldun o meşhur "sisler bulvarında. ezan sesleri" işe yaramaz o vakit. bilirsin aslında sen de yoksun ya. hayat bir kez daha kezzaplı yüzünü göstermiştir sana.
    4 ...
  11. 132.
  12. - insanın bedenini kontrol etme kabiliyetinin elinden alınmasıdır.
    - rüyadan uyanmakdır.
    - finallerde hocanın süre bitmiştir dediği andır.
    - son veya başlangıç olarak algılanmasına rağmen, aslında kaldığın yerden devam etmektir.
    - sekerat anından sonra gelen mutlak finaldir.
    - kıyameti bekleme görevidir.
    - zaman ve mekan ksıtlamasından kurtulmatır.
    - ben pişamım dedirten farkediştir.
    3 ...
  13. 133.
  14. "yaşıyor, herşey yaşıyor."

    açıkça gördüğün, ellerini avucunda tuttuğun ve sesini beyninde dinlediğin bir vücut var değilse, o halde hiçbir şey var değil..
    3 ...
  15. 134.
  16. bi rivayete göre tarihini bilmemenin dünyadaki en güzel şey olduğu ve anneniz dışında biri tarafından yıkanmanızı sağlayan durum,hal,davranış.
    2 ...
  17. 135.
  18. amerikan flimlerinde bütün kötülerin kacınılmaz sonu.
    3 ...
  19. 136.
  20. sessiz olacaktır heryer o huzura kavuşma anında. ruhun özgürleştiği o anda soğuk sulardan sıcacık güneşin ısıttığı kumlara çıkmak gibi içinizi ısıtacaktır. artık sizin için bir hapishane olan, zihninizi, duyularınızı engelleyen bedenden bağımsız herşeyi yapabilecek her şeyi hissedebilecek güçte olacaksınız. mutlak son ve hayatın amacı olan Allah'la yeniden bütünleşme anında hiç bir şeyin önemi kalmayacak sadece siz ve O olacaksınız. kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan insanlara has huzurun çok daha fazlasını tüm benliğinizle hissedeceksiniz.
    2 ...
  21. 137.
  22. tüm canlıların tek ortak noktası..
    2 ...
  23. 138.
  24. 139.
  25. cem karaca'nın sozleri muazzam guzel olan sarkısıdır.başındaki (bkz: riff) deep purple'ın (bkz: child in time) solo sundan alıntıdır.bunu cem karaca da bi soyleşisinde belirmiştir.

    sözlerini de yazayım tam olsun...

    ölüm bana sırıtarak gel
    ölümü öp ne olur
    yüzünde o tanıdık riyakarlık
    çünkü nice dost dediklerim sarılıp öptüklerim
    suratlarında aynı eda ve sahtekarlık
    elbette haksın haktan gelirsin
    kimi gördük ki dünyaya kazık kakmış da kalmış
    heykelin bile dikilse de sen öldükten sonra
    bakarsın tepene kuşlar kakamş
    car atıp şeş oynasam
    gene yenersin beni
    ölüm bana gülerek gel ne olur
    sırtımdan vurdurma beni alnıma sık kurşunu
    karşıma geç yüzüme bak ve öttür baykuşunu
    beni sordun mu ölüm ikiz kardeşin doğuma
    bağlayan ne çözen ne hayat denen düğümü
    kimi havyar yerken kimi soğan cücüğünü
    üçbeş arşın beze sarar da öyle gidersin
    car atıp şeş oynasam yine yenersin beni...
    2 ...
  26. 140.
  27. nasıl yaşamak bilinciyle doğuyorsa bir bebek ölüm de içimizdeki en derin, bakmaya bile korktuğumuz dehlizlerde gizli olarak hediye edilmiş insana. seçtirmiyor kendini, bazen apansız ,bazen yavaş yavaş çıkıp geliyor saklandığı yerden ve ruhun elinden alıveriyor bedeni sanki ödünç vermişçesine. yine de hep hazırlıksız, hep ani, hep tam da ölümsüzlüğü yakalamaya çalışırken, topraktan korkmadığımızı sanarken, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarken.
    3 ...
  28. 141.
  29. öyle veya böyle kaçınılmaz, ne olursa olsun yaşanılacak bir sondur. belki de başlangıç olarak kabul etmek gerekir ölümden sonra yaşanacak hayata.
    3 ...
  30. 142.
  31. bu güne kadar milyarlarca kere denenmiş,yanılınmamış mutlak doğrudur. doğmadan önce nasılsak o hale döneceğimiz son.
    3 ...
  32. 143.
  33. 144.
  34. 145.
  35. "insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar."
    hadiste belirtildiği üzere insanlar ölüm olayıyla birlikte canlı ve şuurlu biçimde mezara girerler ve olacakları (evrensel sistemin gereklerini) tahmin ettikten sonra tarifsiz bir pişmanlık yaşarlar.
    3 ...
  36. 146.
  37. çoğu insan ölüme hazır değildir, ne kendi ölümlerine ne de başkalarının.
    şoka girerler, ödleri patlar, beklenmedik bir sürprizdir ölüm onlar için.
    olmamalı oysa. ben ölümü sol cebimde taşırım. bazen cebimden çıkarıp
    onunla konuşuyorum: ''selam yavrum, nasılsın? ne zaman geleceksin beni
    almaya? hazırım''...
    korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır.*
    4 ...
  38. 147.
  39. yer yüzünde yaşıyan her bünyenin bir gun mutlaka tadacağı duymu demek doğru olurmu bilmiyorum ölüm nasıl bir hal onuda bilmiyorum . acaba nasıl oluyor bir den bire hareketsiz kalıyorsun dünya dönüyor. insanlar yasa bürünüyo ardından zamanla unutuluyor acın her perşembe yapılan dualar kalıyor geriye birde güzel anılar.. ölümle ilk 9 yaşımda tanıştım cansız yatan bir bedende babannem yatıyordu her zamanki ama yooo bu her zamanki gibi değildi üstünde beyaz bir çarşaf neden dedim kimde fark etmedi odaya girdiğimi usulca yanına gittim babama lütfen dercesine baktım .. ellerini aradım buldum pamuk elleri soğuktu yüzüne bakmaya cesarat edemedim çıktım odadan aldım ellerimin arasına kafamı düşündünmeye başladım.. artık babaannem yok ama babam, annem, kardeşlerim yaa onlarda giderse dedim başladım ağlamaya.. o gün bugün hergün düşünürüm ölümü.. nefes kadar yakın.. şimdi ütün sevdiklerim yanımda ama ya yarın ???
    4 ...
  40. 148.
  41. dünyadaki kimliğin sona erdiği, herkesin eşitlendiği ve insanların kendi elleriyle hazırladığı devamın, ilk aşaması.
    3 ...
  42. 149.
  43. her zaman randevusuna sadık kalmıstır.
    3 ...
  44. 150.
  45. birinin ölümü duyulduğunda şöyle denir genelde "inna lillahi ve inna ileyhi raciun".. anlamını merak ettiyseniz tıklayıverin be mübarekler.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük