ince yüzlü genç bir kadın
göle girmişse papatyaları düşmüşse
zamansız ölmüşse
gece saat tam 12 vurdugunda
o geceyi devirmiş şarapla
gölde sıyırmış eteğini
çırılçıplak kalmış
koparılmış çiçeklerden
hiç saç yapmamış
bilmişki kendinde bir tuhaflık varmış
işte o yüzden hırpalanmış
kaburgaların arasında titrermiş camları
son kez dua etmiş seç beni hayat demiş
uzaklarda bir yerde
her dar sokaklar
ölüm başına uzanmış kadın
aşka dayanmıştık...
ne kadar etkileyici olduğunu gecenin bu saatinde daha net anladığım güzelim şarkıdır. etkileyiciliğini teoman'ın söyleyiş tarzına ve sözlerinin bir şairin elinden çıkmasına bağlayabiliriz. defalarca dinliyorum ve etkisinden hiçbir şey kaybetmiyor şarkı. demek ki teoman külliyatında yer edecek. devam öyleyse.
ince yüzlü genç bir kadın göle girmişse
papatyaları düşmüşse, zamansız ölmüşse
gece saat tam 12 yi vurduğunda
o geceyi devirmiş üç beş şarapla
gölde sıyırmış eteğini çırılçıplak kalmış
koparılmış çiçeklerden hiç taç yapmamış
bilmiş ki hep kendinde bir tuhaflık varmış
işte o yüzden hırpalanmış
kaburgaların arasında titrermiş camları
son kez dua etmiş, "seç beni hayat" demiş
uzaklarda bir yerde, her dar sokakta
ölüm ışığa uzanmış, kadınsa ona
aşka dayamıştı kendini,
artık sevmediği
şehirleri, insanları, kuru gülleri
tutmuş içine çekmiş, sonra tutmuş fırlatmış
uyandığında her şey bitsin diye
cesur da değilmiş ki, hem aksanı bozuk
onsekizine bir gün kala üçüncü mevkide
yıkıntıların üzerinde, bu dipsiz gölde
konuşmuş suya, "konuk et beni, koynuna al" diye
ince yüzlü genç bir kadın göle girmişse
papatyaları düşmüşse, zamansız ölmüşse
uzaklarda kendini suya bırakmış
ölüm ışığa uzanmış, kadınsa ona..