her insanda olması gereken bir korku aslında. ama bazen can sıkabiliyor.
yukarıda ki entryde geçen gibi ölümden korkmak değil de sevdiklerinin ölmesinden korkmak daha çok.
annemin, kardeşlerimin ölmesinden o kadar korkuyorum ki. onlara o kadar laf söylüyorum. çok acı laflar bunlar. ama bu fikir. haftada 3-4 gün rahat bunu düşünürüm. bazen biraz az düşünsem diyorum. annem eve geç geldiğinde mesela telefonda konuşmadıysak ödüm kopuyor. bazen de telefon çalıyor gündüz vakti annem evde yok. eyvah diyorum. öldü diyecekler sonra annemin sesini duyuyorum o zaman korkum geçiyor. sonra da acaba diyorum bunu düşünerek ölümü çekebilir miyim? olabilir mi böyle bir şey. sonra bir şekilde rahatlıyorum. hayatında hiçbir yakınını kaybetmemiş kişilerde pek olmaz bu korku. ya da bu kadar yoğun diyelim. allah sevdiklerimize uzun ömürler versin.
Ölmekten değil annemle babamın ölmesinden korkuyorum en çok. Ne olacak o zaman diye düşünmeden alamıyorum kendimi. Muhtacım onlara kaç yaşımda olursam olayım. Bazen kızıp kötü düşünüyoruz, bela olduklarını düşünüyoruz ama olmama fikirleri her geldiğinde, bir tek ben değil her evlat bunu düşünüyordur, daha çok içim ürperiyor.
Ölümü merak ediyorum ben. Annemle babamdan önce öldüğüm sürece ölümden korkmuyorum.
ölümden değil, birinin öldüğüne şahit olmaktan korkar insan en çok.
türk milletiyiz biz. bizi gece yarısından sonra cep telefonundan sapığımız, sevgilimiz arar, ev telefonumuzdan kötü haber verenimiz.
o telefon gece yarısı çalarsa, hele bir de arayan en yakınlarınızdansa, birine bir şey mi oldu diye sorulur en önce.
ölümden değil, kaybetmekten korkar insan en çok.
ninesinin, dedesinin, eşim dostun akrabanın...
selalar bir de. nefret ederim selalardan.
eğer, normal saati dışında camiden ses gelirse, birden tedirgin oluruz biz. hiç anlaşılmaz o müezzinin lanet anonsu.
iki üç kere tekrar edilir olmasına rağmen her tekrarda aynı kelimeleri anlar, aynı kelimeler hebelehubele gelir kulağa. isim duyulsa soyisim bir türlü anlaşılmaz. anlayana kadar diken üstündesin.tanımıyorsan rahatlarsın bir an. şükür dersin.
ama bir sela duydu isen, en yakının mesela kız kardeşinin, o ismi, soyismi, memleketi, baba adını her birini bilirsin en yakından.
unutamazsın asla.
korktuğun bu kez başına geldi işte.
en son ölmesi gerekendi belki de. küçüktü, küçücüktü. ne bileyim işte hani en çok yaşlılar ölürdü.
ölüm korkusu işte, yalnız kalma telaşı.
o'nsuz olunmayacağına inandıkların.
ölmeseler, kalsalar hep. hep sarılıp koklayabilsen boynundan.
iki gün evden gidince abim, iki güncük bozulmayınca yatağı huzursuzluk. gün içinde hiç konuşmadığımız halde, mesajlar, wattsaplar, aramalar. küfrettirene kadar. en değerlisi işte.
ölsem diye de korkarım bazen. ben ölsem, abim kimden pasta ister. kıyafetlerim dolapta, resmim duvarlarda, annem, babam işte, üzmemek adına onları ölme korkusu, yaşama isteği.
bi kere ruyamda canlı canlı gomuldugumu gormustum, insan oyle bisey hissediyor ki; ne bagırabiliyorsun ne de susabiliyorsun. yasamıs gibi olmustum bu olayı, sonra ter icinde uyandım... sonra giyinip okula gittim iste.
ölüm, bedende kaynayan yemek gibidir. hastalandığında o yemeğin kokusunu alırsın acizsin bu koku hoşuna gitmez. o yemeği tatmadan evvel rabbine doğru yol tutmak ne iyi bir davranış olur. dönüşümüz zaten şanı yüce olan allahadır öyleyse ölümden korkmak saçma. allahtan korkup gönlünüzü ona açın kötülükten sakının. böylece allah ölüm korkusunu sizden alır.
bu kaynayan yemek ne zaman pişer bilemeyiz. dileyen rabbine doğru yol tutar.
aslında burda ölüm korkusu diye bir şey yoktur. niye derseniz ölüm ben geliyorum ve geleceğim demiyor. burda korkulan husus ölümden sonra olacaklar dini bütün bir müslüman allaha ve cennetine cehennemine inanır. zaten inanmıyorsa korkması için bir neden kalmamakta'dır inanan mümin ise ölümden korkmaz fani dünyadan göçüp gitmeye sevinir. korkması gerekiyorsa ölümden değil allahın huzurunu günahkar gitmekten korkmalıdır hayatıını ölmekten korkmak yerine kendisini kötülüklerden arındıran kul hem bu dünyada hem öbür dünyada huzurlu olacaktır tekrar'lamak gerekirse günah işlemekten korkun ölüm eski bir şey ama nedense insanlara yeni bir şey gibi geliyor ölümün yeni bir şey olmadığının farkına varmak önemlidir.
dedikleri gibi; korkunun ecele faydası yok, ve kesinlikle öleceğiz, size hayat verirken sormadılar, bu hayatı sizin için tazmin eden ve sizi bu kadar muhteşem yaratan rabbiniz size bu hayatı ve bu donanımı, çocukluğu ve yaşlılığı çık 30-40 sene yaşayıp toprak olasınız diye vermedi, kışın ardından baharı haşreden, ölümünün ardından ağaçları tekrar dirilten sizi de öyle diriltecek ve bilesiniz yaptıklarınızı size tek tek soracak,
bu videoyu izlemek için o çok değerli vaktinizi ayırırsanız mevzu hakkında ufak ta olsa bir fikriniz olacaktır.