öbür yaşam diye bir şey yoksa nasıl bir histir diye merak ediyorum. gerçi öbür dünya yoksa bunu hissetmem de olanaksız. ölüme prova yaptım aslında. kimileri uyumak o, ölüm provasıyla alakası yok dese de, genel anestezi alıp uyumak bence ölüme çok yakın bir deneyim. evet dinsizim ve öbür dünya diye bir olay yok bence ama bu ölüm de ayrı bir şey. ölüyorsun ve yok oluyorsun. gözlerin filan yok artık çünkü beynin duruyor kalbin duruyor.
mesela 1982 doğumluyum, 1882'de dünya vardı ama ben yoktum. aynı durum 2082'de de olacak. ben yok olacağım. o anı yokluk olarak düşününce az da olsa ölümü sezebiliyorsunuz deneyin derim.
uyanmamak vardı. uyanmadığın için ortaya çıkan kirli çamaşırlardan habersiz olmak, utanmamak... çözüm aramamak, sorunu olmamak...
düşünmemek, üzülmemek... mutluluk ve haz aramamak vardı.
mükemmel olan da bu değil mi? ihtiyaçsızlık. eksiği olan ihtiyaç duyar. mükemmellik eksiksizlikse... ve ölümün ardında ihtiyaç kalmıyorsa... ölmekmükemmele kavuşmak değil midir?
kim bilir ki ölümün ne olduğunu? ben de böyle huzur buluyor; böyle inanıyorum işte. mantıklı bulduğum gerekçelerim var; herkesin var.
bazı kişiler yaşamın sonu olarak tanımlar, bazı kişiler ise yeni ve sonsuz bir yaşamın başlangıcı olarak tanımlar.
doğumdan bu yana yaşadıklarınızın sonuna bir nokta keskinliğinde gelip oturan olaydır.
ölüm güzel şey, perde ardından bir haber
hiç güzel olmasaydı, ölür müydü peygamber.
şaka bi yana hiç hazır değilim ama hayattaki tüm masiva beni allah'a ulaşmaya susatıyo. eyy semî' olan allahım! lütfen beni yanına al olur mu, cehennemini istemiyorum, dayanamam, cennetini de sen olmazsan istemiyorum, tad alamam. lütfen azabını ne bana ne de bir başka sevdiğime nasip etme. ölümü ise kucaklayarak karşılayanlardan eyle hepimizi. ölüm değil amelimden korkuyorum ama, senin rahmetin de hiçbir zaman gözümün önünden gitmiyo ki. rabbim , lütfen!
Seviyorsan, onun için yaşamalısın. Uğruna kavgalara girmelisin. Ölümlere gidip gelmelisin. Yeter ki karşında uğruna ölünmeye değecek kadar büyük seveceğin biri olsun...
araba sarampole yuvarlanirken olacak olay.
ama olmayan. Hayatin son saniyelerinde yasadiklarin gözunun önunden bir film seridi gibi geciyor derler. Gecmedi. hayatin anlamsizliklarla dolu olmasi mi sebep ya da bu söylemin tamamen bir hurafe olmasi mi bilmiyorum. bosluk vardi, karanlik. ve bir denklem, bir hesap. her sey yavas cekimde ilerlemiyor, hizli da ilerlemiyor, her sey görundugu gibi, oldugu gibi. fren sesi. metalin tasa vurma sesi ve sessizlik. hafiza basindan sicak bir suyun akmasina kadar kendini zorlayabiliyor. ambulans, polis, doktor, hemsire, hastane. bunlarin hic biri yok.
uzun bir iyilesme sureci ve akabinde iyilesmek. bunlar hep gereksiz detaylar aslinda. Önemli olan anlamak, hayatta önemli olan seyleri kavramak. denklem demistim, hesap demistim. hayatin sirri basit aslinda. Hayata dair bildigin her sey bitecekken aklina "bu kadar mi?" sorusu gelirken her seyin bir saniyede degisebilecegini anlarken o saniye "sevdigim insanlarla kavga ettigim zamanlar, uzuldugum zamanlar, kizdigim ve sinirli oldugum zamanlar. Saniyelere bölunse belki yuzbinler olmustur. simdi bir saniye her seyi degistirebiliyor" diye dusunmek. saniyeleri tartmak lazim hayatta. önemli olanlara zaman vermek lazim.
ölmek ya da ölmemek yasamayi ögretiyor. sinirlenmemeyi, kavga etmemeyi, insanlari uzmemeyi.
bazen istemektir, ama her şey istemekle olmuyor, bir sebep olsa keşke dedirtir, intihar olmaz, olamaz, dedik ya bir sebep, o yüzden o sebep olacak eylemlere bilerek gidilen durumdur. ama sonuç hala hayattasın.
kim ne derse desin tam bir bilinmezliğe yolculuktur. şuan nefes almamız kadar büyük realitedir. ama kimsenin umurunda değil ve gündelik hırslarla yok sayıyorlar. sanırım insan psikolojisinin en çaresiz savunma mekanizması bu kişisel hırslar ve balık hafızalılık.
bedenin toprağa gittiğini bilmek, ölüm esnasında bedenden bir anda çıkan şey ne ise işte onun nereye gittiğini bilmemektir. bu sorunu cevabını bilmemek ve ölüm esnasındaki acının ne kadar şiddetli olduğunu bilmemek insanı korkutur. bunlar dışında çokta kötü bir şey değildir aslında insana yararı bile vardır. zaten yaşıyoruz da ne oluyor.