her gün her an aklının en güzel odasındadır özlediğin,kapıyı aralar bakarsın orada mı diye oradadır sarılıp öpüp koklamak istesen de yapamazsın ve kapıyı kapatırsın, görüş gününü beklemek için
yanındayken özlemektir. artık iyiyim, dersin. aştım merak etme sen, dersin. üzülmesin diye... hakikaten üzülür çünkü. hep üzülmüştür zaten. ama sen yine de bekler, bekler, beklersin. yine bekler, bekler, beklersin... bazen bir toparlarsın, gülersin. ama sonra yine beklersin. özlersin ama yaşantıları değil, hayalleri özlersin. hiç sahip olamayacağın kalbini özlersin. hiç sahip olamadığın mutluluğu... çok özlersin işte amına koyayım ne diyeyim daha!
hiç birşey onunla olmaktan daha fazla keyif vermezse, onsuz geçen her an ölmeye bir sebepse, onun geri dönmeyeceği ne kadar netse, özlemek o kadar çoktur.
sakalınızın her tanesinin cımbızla çekilmesinden dolayı hissettiğiniz o tüyleri diken diken eden duygunun misli misli fazlası durum. öyle böyle değil. feci, can yakar. kavuşamayacaksınız hele komple vücudun cımbızla yolunmasından daha kötü durum. o derece. evet.
ölüm gibi gelir bazen insana.o kadar özlersin ki artık ya onları,onu kaybedersem ne yaparım diye düşünürsün.yemeden içmeden kesilen,boş boş bakan,hiç bir şeyden zevk almamaya başlayan insanlara şaşırırken kendini o halde bulursun.
bilmediğin uzaklarda yalnızlığı hiç hissetmediğin kadar hissedersin.
hasretin boğazında düğümlenir.ağzında bir tatsızlık yediğin hiç bir şey zevk vermez.onun izleği dizilere boş bakarsın kanalı değiştirmek için bile halin yoktur. onla beraber yattığın yatağa yatmak istemezsin taki yorgunluktan bayılana kadar. boş gelir herşey onun olmadığı bir şehirde bile yaşamak . gider yaşadığı şehre koklarsın havasını ciğerlerine çekersin onun aldığı nefesi içine alman bile yeter özlemini bir nebze dindirmeye. kokusunu alırsın gezdiğin sokaklarda. dokunursun ağaçlara belki oda dokunmuştur diye. dolunayı sever diye her dolunayda çıkarsın balkona belki oda aynı anda bakıyordur diye. kavuşamasanda deliler gibi özlesende o an bile yeter sana.