Akrabalar, komşular ve arkadaşlar tarafından aşıkmısın, hastalığınmı var, dertlimisin gibi sorulara maruz kalmanıza neden olan, bir zamanlar benimde yaşamış olduğum hoş ama zahmetli bir durumdur. Şayet getirileri götürülerinden fazladır. Kuş gibi bir vücut, hafif ve pasparlak bir kalp, açlık çekmekten doğan acziyet, merhamet, sefkat gibi odak duygular...
öncelikle giydiğiniz hiçbir şey yakışmaz. bu nedenle örneğin kendinize pantolon ya da etek almaya gitmek istemezsiniz. çünkü bedeninize* uygun pantolon ya da etek bulmak koca bir hayaldir. çevrenizdekiler özellikle de teyzeler tarafından 'ah yavruum seni aç mı bırakıyorlar?' gibi uyuz sorulara maruz kalırsınız. Yaşıtlarınız da artık kıskançlıklarından mıdır bilinmez, son derece sinir bozucu bir edayla 'ayy ne kadar zayıfsııın!' derler. herkes deli gibi kilo vermeye çalışırken sen de deli gibi kilo almaya çalışırsın. işin kötü tarafı televizyonda, gazetelerde sürekli kilo verme yöntemleri anlatılır ama kimse de çıkıp kilo alma yöntemleri nelerdir bahsetmez. kilo almak için türlü türlü vitamin, balık yağı hapları hatta bitkisel macunlar, polenli ballar tüketirsin ama nafile. yani kesinlikle hiç tercih edilecek bir durum değildir.
Güzel ya da avantajlı bir şey olduğunu düşünmediğim durum. Ben mesela kendimi bildiğimden beri zayıfım ve yaşadığım çevre beni komplekse soktu, bedenimle bir türlü barışamadım ve kendime olan güvenim çoğu Zaman eksik oldu. bebeklikten itibaren beslenme çok önemli bence, iştahsız bir insan olmak veya zayıf olmak hayatın birçok alanında olumsuzluklar doğuruyor.