ne yazık ki üzücü ve bir o kadar da yanlış/eksik bir bakış açısıdır. üzüldüğüm şey yazarın bakış açısı değil, o bakış açısını zihinlerde yaratmış yeni dünya düzenidir.
zamanın ada ülkelerinde burjuvaydı ülkeleri yöneten. burjuvanın eğitim seviyesi çok yüksek olmak zorunda değildi. soydan gelen asalet ve mal varlığı insana hükmetmek için yeterli idi güç noktasında. haliyle gücü paradan gelen bir rejim, bir tabaka, hak, adalet ve eşitlik noktasında insanı yönetmede yetersiz kalıyordu. sonunda orta tabaka aydınlandı, elit tabaka oldu, burjuvaya kafa tutmaya başladı. parlamento sistemi güçlendi, kralın güçleri azaldı, kral yardakçılarının yetkileri sınırlandı. bahsi geçen ada ülkeleri tarihin ilk ve en sade demokrasi örneklerini o gün bugündür barındırma gibi bir izi hala taşımaktadır, dikkatinizi çekerim.
kaldı ki türkiye'den bahsediyoruz. eğitimin ve bireysel gelişimin çok önemli olduğu bir ülkede, can çekişen bir kapital sistemin huyuna gitme düşüncesi birçok şeyden vazgeçmek, pes etmek demektir.
bu ülkenin zeki ve eğitimli bir nesile ihtiyacı var. yapılan hesap insanın içini okşasa da üzücüdür. bu gösteriyor ki bu ülkede okuyan adam da para için okuyor. bu gösteriyor ki bu ülkede idealistler azalıyor. bu gösteriyor ki çoğu zaman sağda solda kapitalizme küfreden güruh, bilinçaltında onun kölesi olma hayalleri kuruyor.
tespitin mantıklı olması, zaruri olmasını gerektirmez. ideolojiler, idealler, büyük düşünceler; ancak büyük dehaların ya da vatansever idealistlerin elinde hayat bulurlar. üzüldüm gerçekten. kişilerin bakış açılarına değil. o bakış açılarını yaratmış yeni dünya düzeninin üzerimizdeki etkilerine üzüldüm.
yanlış tespit o para oyle okula gitdiği gibi elimizde durmuyor, öyle olsaydı suan villada yaşıyorduk, o para okula gitmese başka bir yerlere gidicek emin olun ya meyve alincak ya mobilyalar yenilencek bisiler olcak ama mantıklı dusundugumuzde aklımıza böyle bir tablo gelıyor gerçeği yansıtmadığıgını düşunuyorum o para illaki çarçur olur.
şahsen 1991 den 2012 ye kadar profesyonel öğrencilik yaptım.
hiç özel bişem olmadı, dersaneye bile gitmedim desem yeridir zira kazanmıştım o zamanlar kopya falan işte pedere yük olmasın diye.
şimdi geride kalan 21 seneye bakıyorum da elimizde bırak 390 bin tl yi falan, bi de öğrenim kredisi geçti götümüze 6.500 tl.
çocuğunu özel okula gönderen adamın zaten cukka sağlam arkadaş, çok da okusun o bitirdiği okuldan para kazansın diye yırtmıyor ki emmim götünü, ya kendi işinin başına geçirecek,
ya "benim oğlumda bilmem ne mezunu" diye hava atacak,
ya askerlikten yırtmasına uğraşacak,
yada öyle işte yahu, adamın bizim gibi para sorunumu var?
bi aç biziz amk, herkesi de kendimiz gibi zannediyoruz. işte bunun içindir bu tespit.
okudum göremedim, herhalde söylenmemiş. provokatif başlıklar altında birbirimize bok atacağınıza, alın bunun ve bunun gibilerin altında tartışın.
eksik olan bilgi, ilgili paranın bir seferde veriliyormuş gibi düşünülmesi. diyelim sen çocuğunun eğitim masrafları için harcayacağın parayı kenara koymaya başladın belirli küçük zaman dilimleri halinde, e kardeşim bu çocuk okumadığı zaman okulda geçireceği periyotların yerine fotosentezle mi yaşamaya devam edecek? paranın biriktirilmesi üniversiteyi bitirme çağındaki adama yarayacaksa, bu adamı hangi şartlar altında o yaşa kadar büyüteceksin, ne yapacak 23-24 yaşına kadar?
paranın miktarı çok önemli değil. başlık entry'sinde en uca yakın okullara ait bedeller örneklenmiş, fakat daha aşağıda bir değer de olsa bu okulsuz periyodu nasıl olsa yaşayacak.
"kredi alıp, uzun vadeli ödeme planıyla beklemeden de yapabilir" demesin kimse, çok dar bir kesim hariç bu bedeller doğrultusundaki kredinin bankalar tarafından onaylanması pek mümkün görünmüyor.
---------------------------------------
aslında bu düz oranlar çok gereksiz, bir insan master yapacak kadar okumak zorunda değil fakat analitik düşünebilen birer birey haline gelebilmesi için herkesin, ülke genelinde ıslah edilip geliştirilmiş olan temel eğitim kurumlarında eğitim alması gerektiği inancındayım.
insanların yönlendirilmiş ve kontrol altında tutulan basın yayın organlarından elde ettikleri bilgileri hayatın gerçeği olarak kabul etmeleri ve etrafına yansıtmasından ziyade, merak edip bilgileri farklı yayınlar ve hayat tecrübeleriyle sentezleyip kendine has bir yapıya sahip olmaları, şuursuz koyun sürülerinin erimesine ve daha aydınlık görüşler ışığında yaşamını sürdürebilen bireyler haline gelebilmelerini sağlayacaktır diye düşünüyorum. şu hayatta toplumsal açıdan idealim bu doğrultudadır. her ne kadar gerçekleşmeyeceğini de bilsem bile, bu yazdıklarımın birileri tarafından okunduğunu bilmek bile heyecanımı ve umutlarımı korumama yardımcı olmaktadır.
saçmalıktır. sonuçta özel mözel bir yatırım yapılıyor çocuğa. ve en önemlisi bunun bilincinde yetiştirmektir çocuğu. başıboş otorite kurmazsanız o çocuktan adam olmaz.
yerinde bir karardır.
ilk okul birinci sınıftan itibaren bir çocuğun masrafı 335 bin tl'yi bulmaktadır.
diyelim çocuğu özel okula okula gönderdiniz. sigarası, orkidi, sevgilisi, alemi hesaba bile katmıyorum.
okulu bitirir bitirmez hemen memur oldu. ve 1750 tl maaşla öğretmen oldu diyelim. bu çocuğun bir senede kazanacağı toplam para;
1700*12= 21.000 tl'dir.
yapılan okul masrafı= 335.000 tl idi
335.000/21.000=16
yani çocuk bu yapılan masrafı tam 16 senede çıkartıyor. e zaten aşağı yukarı emekli olacak.
özel okula göndermek gereksizdir. ya o paralar bankaya koyup faizini yemeli ya da çocuğa iş kurulmalıdır. net.
güzel bir tespit ama zengine koymaz o kadar para.
Fakir zaten özele yollayamaz.
Gelelim orta halliye, ana okulunda o kadar para harcamaya gerek yok, 2000 liraya da gidebilir, ilkokul, liseye harcanan masrafa aynen katılalım, ulan biz bu çocuğu o kadar özel okullarda okuttuk, niye koç ünitesitesini burslu kazanamıyor lan bu?!!
Teorikte çok mantıklı görünen, irdeledikçe açıkları ortaya çıkan, pratiğe ise asla geçirilemeyecek olan tespittir.
Aklıma şu hikaye geldi; adamın biri parkta oturmuş sigara içiyor, yanına birisi yaklaşıyor soruyor;
-Günde ne kadar sigara içiyorsun?
+iki paket.
-sigarayı içmeseydin, sigaraya verdiğin parayı biriktirseydin, şu gördüğün ev ve araba senin olabilirdi.(amma kafa s.kmiş he)
güya çocuğunun iyi bir eğitim alması için aldığı üç kuruş maaşın yarısını okula veren insanlar için gayet mantıklı bir düşüncedir. ama bu tip insanlarda mantık ne arar? o, eşe dosta çevreye karşı, çocuğunu özel okula gönderiyor olmanın üstünlüğünü taslarken zaten çok mutlu, çok zevk alıyor. çocuk da bunun değerini bilse bari, okulundaki zengin çocukların hepsinden daha piç olur kesin.
vallaha lisans mezunu biri olarak e dahi aylığı iki bin liraya veledini ilkmektebe gönderen bir tanıdık sahibi olaraktan can-ı gönülden katıldığım zihin açıcı öneri.
iş kurmana da gerek yok. o paraya 2 hatta 3 ev alırsın. birinde kendi oturur diğerlerinden temiz 1000 tl kira alır. kendi mesleğinden de ayda 1500 tl kazansa kira ile beraber 2500 tl yapar. 2500 tl temiz parayla mis gibi bekar hayatı yaşanır bursa şartlarında. e 2 3 sene sonra zam da alır, adam 30 yaşına geldiğinde -mal olsa dahi- 3500 tl temiz geliri olur ki ev kirası da ödemeyecek bu adam.
çocuğuna bunca yatırım yapan adamın, giden 350 bin liraya üzülmesi, sonrasında tüm kaynaklarını buraya aktardığından oğluna iş kuramayacak olması, söz konusu dahi edilemeyeceğinden, sağlaması yapılmamış bir tespit.
350 bini eğitime ayıran adAM, REFERANSLARIYLA, GELiRiYLE, OĞLUNA BiR iŞTE KURACAKTIR HERHALDE AMK. ZATEN BU TARZ insanlar, evlatları okullarına başlamadan, mesleklerini hazır etmektedirler. okul olayı, tamamen diploma hedefine yöneliktir.
açılacak işyeri bir moda evi, ne bileyim bir ajans ise belki durum bu olabilir ama teknik bir alanda iş kurulacaksa bu teori ilk bakışta çok yerinde gibi görünse de detaylı düşünüldüğünde mantık hatasını içerisinde bir tespittir. zira iş kurmak sadece para sermayesi gerektiren bir şey değildir. tecrübe ve bir sürü ek özellik gerektirir.
eğer kurulan bu mantık doğru olsaydı, hali hazırda şirket sahibi olan iş adamları çocuklarını özel okula gönderirler miydi? ve bir şeye daha dikkat çekmek isterim. özel üniversiteden mezun olan ilk üç yıl içinde işini kurarken, devlet okullarından mezun olan adam için bu süre ortalama 10 yıldır. daha öncesinde iş kuranların tutunamadıkları en çok görülen örnekler arasındadır.
kısasa kısas mantığıyla kapitalizme çelme takma yöntemi. gayet yerinde bir düşünce. zira okumaya yolladıklarımız da okumak hariç her haltı yapmaya gidiyolar. elin adamı nano robot yapadursun bizimkiler kamyon lastiği tutuştursun.
demezlermi zenginler zaten zengin cocugu is kurup babasina rakip mi olacak, fakirler devlet okuluna bile zor gonderiyo. adi ustunde ozel okul hangi orta halli cocugunu anasinifindan baslayip ozel okula gonderiyor. teoride dogru pratikte yanlis ve kuramsal olarak bircok eksigi olan tespit. olmamis bu alin bunu.