yeni kesilmiş çimen kokusu.
köye giderdik o zamanlar,
bahçede otlar naha kolum kadar.
sabah, daha karga bokunu yemek için gözünü bile aralamamışken kalkardı rahmetli anneannem,
biçerdi otları...
kalkardık biz de nitekim iflah olmaz horozun bünyesine fazla gelen sesiyle.
derken gelirdi işte kokusu burnumuza buram buram, meyveyle de karışık...
en son ne zaman duydun taze çimen kokusu dersen,
anımsamıyorum...
çimen mi kaldı memlekette anasını satayım,
gördüğün çimenler de,
yapay artık.
kışın bile domates yer olduk,
mevsimi kalmadı hiç bir şeyin.
tadını tuzunu sktik attık güzelim düzenin.
ot kokar mı?
kokmaz.
halamlar gelirdi almanyadan. kıyafetlerinde, getirdikleri hediyelerde falan mis gibi bir koku olurdu. hep merak ederdim ne olduğunu ve hala rast gelmedim bir yerde daha o kokuya.