tam 17 yıldır görmediğim ve nihayet bir hafta önce iletişime geçtiğim, türkçeyi nerdeyse unutmuş ve en kötüsü artık dünya ahiret bacım olmuş kişidir. allah cezanı versein almanya. almanya acı vatan.
yıl 2007.. 17 yaşındayım..
en yakın arkadaşımın yanına ziyarete gittiğimde karşılaştığım tarih...
öyle kala kalmıştım..
masumca, gözlerimi kaçırarak gizli gizli bakıyordum..
eve döndüğümde aklımda hep o vardı..
uyudum uyandım, aklımda yine o vardı.
ee yemek yiyorum, okula gidiyorum, arkadaşlarımla görüşüyorum. aklımda yine o vardı...
tekrar arkadaşımın yanına gittiğimde yine oradaydı, sinema sözü aldık.. sinemaya gittik beraber. çok heycanlıydım..
çocukluk aşkı işte.. ama hep ben heycanlanıyordum, hep benim ellerim titriyordu. o çok akıllıydı! sevincini de üzüntüsünü de belli etmezdi..
bir gün, devamlı gittiğimiz sahil kenarındaki parka sigara içmek için gittiğimizde, göreceğimi görmüştüm.. onun ismi ve eski sevgilisinin ismi. ona aşık olduğunu söyleyip dururdu. kız uyuşturucu müptelasının tekiydi. o yaşlarda çekici geliyordu. isimlerini parka yazmışlar.. ayrıldık velhasıl.. zaten bir kere sinemaya gitmiştik..
her şey çok çabuk bitmişti... sonra ben üniversiteye geleceğim sene, tekrar görüştük. bana nasihatlerde bulundu. sana çok haksızlık ettim dedi. dedi de boşa dedi..
Aradan tam 4 yıl geçti... yıl 2011.
Ben bir ilişki yaşıyordum ta ki 1 ay öncesine kadar. taa ki sevgilim beni, karaoke partilerinde aldatana kadar... ve işin tuhafı beni aldatanla, çocukluk aşkım diyebileceğim adam tıpa tıp birbirinin aynısıydı!
tam bu ilişkinin sallantısı varken çıkıverdi karşıma tekrar. telefonlarda konuşmaya, facete tekrar eklemelere falan derken, tekrar onda buldum kendimi.. bu sefer değişmiştik.. böyle yüzümde aptal bir tebessüm bırakıyordu konuşurken, hala şımarıktı, hala çocuktu ama hala tatlıydı... o da tedavi görmüş bir şekilde çıktı karşıma, bir kere daha üzdü beni.
günlerden bir gün yine konuşurken, eski sevgilimi anlatmaya başladım. beni ne kadar üzdüğünü, beni aldattığını, haketmediğim şeyleri yaşattığından bahsettim. bahsederken yanlışlıkla onun ismiyle hitap edince, bana 'o'nu nereden tanıyorsun?' dedi. 'o' dedim 'işte, eski sevgilim o...' tanıyorum ben dedi. 'bir karaoke partisinde tanışmıştık, bana ne kadar benzediğine inanamamıştım, yoksa o karaoke partisinde ki gün...'
yüzümde yine aptal bi tebessüm oluştu. ben aldatılırken, benim çocukluk aşkım onunla tanışıyor.. ikimizde şaşırdık.. sustuk..
hepimiz farklı yerlerdeydiz oysa, tek ortak noktamız yaşadığımız yerler aynı..
şimdi bu çocukluk aşkı, birkaç hafta sonra yanıma gelecek, ben onu gördüğüm de ne olurum? ne tepki veririm? inan hiçbir şey bilmiyorum.. bilmekte istemiyorum zaten..
korkuyorum..
mutluyum..
tesadüfler...
şaşkınlıklar..
ihanetler..
ve mutlu son(!)
her insan oğlunun çocukluk döneminde sevdiği yüreğini pır pır uçuran ilk aşk...
sacları sarıydı cocuklugumdakı ruyanın,adı konmamamıs bır sevgıydı ona duydugum hersey.bır yaz zamanı gırdı cocuk yuregıme yuregı,gozlerı,sesı.buyurken buyudu oda ıcımde yuregımde.buyudukce ona adar oldum her sarkıyı her sıırı.her gordugum de haykırmak gelırdı ıcımden,korkardım cesaret edemezdım susardım.anlamandan korkardım ama bır yandan da anla dıye umut ederdım yuregımde.her an her bayram seyran senı gorme sevıncı ıle mutlu ederdı benı.anımsıyorum senınle ılk bayramımızı ben beyaz bır elbıse beyaz bır ayakkabı almıstım ve o gunku heyecanımı hıc bır zaman hıssedemedım ucuyordum bır melek gıbı cunku sana gelıyordum ve ıstedıgım kadar durabılırdım yanında kımse cocuk aklıma konduramzdı sana askımı .
ilkokula dek birlikte büyüdüğüm, yıllar geçtükçe uzaktan hayran olduğum çocukluk düşüm. sonra yıllar geçtikçe nerede samimi arkadaşım olsa onunla çıktı, beni hüsrandan hüsrana sürükledi ama olsun, çocukken her şey güzeldi.
belki aşk değildir ama her zaman aklınızda kalır. mesela ben müge diye bir kıza aşıktım. 1. sınıftaydık o zaman.. şimdi acaba nasıl, nerede diye merak ediyorum. görebilseydim sohbet etmek isterdim.