çocukluk aşkı

entry206 galeri10 video1
    26.
  1. kendine has masumca oyunlar oynamaktır.

    anne ben aşık oldum demektir, yavrum sen daha çok küçüksün büyüyünce aşık olacaksın cevabını almaktır.
    *
    sevdiğinin hemaan olup onu kollarının arasında taşamasından sıkılmamaktır,

    ve

    hep bu oyunu oynamayı istemektir,

    hep sheera olup onunla savaşmayı, her savaşın sonrasında ise kendisini tekrar kollarına almasını beklemektir.
    1 ...
  2. 27.
  3. (#1584744)
    (#1584746)
    ben aşkı bir dönmedolapta yaşıyorum ve ne zaman en tepeye varsam elektrikler kesiliyor!
    1 ...
  4. 28.
  5. masumiyetini sonsuza saklayacak olan tek aşk - son aşk.
    4 ...
  6. 29.
  7. en sıcak duygudur,unutulmaz diye bir durumu yoktur aslında en kolay unutulandır,çünkü çocuksunuzdur yaşayıp yaşayabilecekleriniz sınırlıdır nasıl olsa.ama yıllar geçtiginde bile içinizi ısıtır aşk olduğu için değil o yaşanılan şeylerin masumiyetidir aslında insanı etkileyen,ama o kişide gördüğünüz değişimler size hadi oradan be dedirtir.
    2 ...
  8. 30.
  9. 15 yıl öncesi, ne şaklabanlıklar ne soytarılıklarla binbir çeşit taklalarla hayatına girdigim, o mavi önlük beyaz yakalıgı voltran sulugu ile okulun
    gözdesi incisi körpe güzel kıza tutulmustum bi tatil gününde. o aralar nestle nın reklamları vardı televizyonlarda,e haliyle cocuguz tabi hemen kapıveriyoruz
    işimize gelen gelmeyen herseyi. reklamın ardından annemın cüzdanından aşırmış oldugum bi sonraki günki harclıgımı numan amcanın bakklında "nestle" ye veriyorum.~ki o yasta o parayı o
    çikolataya vermek cidden göt isterdi~. resim defterinden kopardıgım beyaz kagıda çikolatanın ambalajından kestigim harfleri öyle itina ile keserek yapıştırdım ki
    sanırsın ertesi gün andımız sonrası kız bana verecek. velhasili kelam ertesi gün sırasının altına koyarsın bu dandik elişi dersinden bozma eseri, yapılan cabalar sonuc verir tabiki
    "nestle" bu borumu. yaş küçük tabi tutup kızla pastaneye cafeye gidemiyorsun ama masum bi yanasma cabasıda var içten içe. sözde cıkıyoruz nereye cıkıyorsak, kızı andımızda
    onun dısında istiklal marsında,milli bayramlardaki törenlerde ve tam bizi anlatan yerli malı haftasında görüyorum. bigün tak etti dedim evinin önüne gidicem, evinin önüde
    taş çatlasın bizim eve 400 mt, yaya halde ceylan gibi seke seke evinin önünden gecerken o hep filmlerde rastladıgım kötü abi karakteri ve figüran tayfası sokagın basına
    pineklemiş cekirdek cıtlıyorlar. içlerinden biri durumu bildiginden olsa gerek enseme bir yapıştı ki küçük köpek yavrusunu havaya kaldırır gibi fizik kurallarını altüst edercesine
    yerle temasımı keserek mevzuya girer:
    -"mustafa, bu piç senın kardeşine asılıyor okulda"demezmi! lan hadi asılıyorum, hadi sözde cıkıyorum kızla fiilen olmasada, hadi piç lafınıda yuttumda, niye abisine ispiyonlarsın
    be yavsak. abisi o hışımla pençesini savurdu bana dogru lakin ensemdeki elden kurtulmusumdur ben. mahellenin en tenha yerinde saatlerce pusuya yattıgımı bilirim. ha bunlar ne içindi
    ilk aşkım içindi yani çocukluk aşkım içindi...

    15 yıl sonrası,takvim yaprakları 3 haziran 2008 i göstermekte. mng kargoda araclı kurye olarak calışmaktayım. şirketin birine kargosunu teslim etmek amacı ile zile basıyorum,
    kapı acılıyor ve karsımda cocukluk askım,ilginctir görür görmez tanıyorum tereddütsüz hemde, ismini zikredip onay aldıktan sonra "tanıdınmız mı beni" diye salakca bir girişle
    baslıyorum muhabbete,boynuma sarılmasını felan beklemiyorum tabi,ulan en azından "nestle"nin hatırına ne bileyim gölgelerin gücü adına felan insan tanır be. haliyle tanımıyor
    tanınamıyorum ve tınlanmıyorum o müessesede.şeytan diyor al kargoyu verme mına koyim gelsin şubeden alsın ama yapamıyorum mesleki prensipler bi yerde.hadi tanımadın bari
    ertesi hafta feysbuktan arkadaslık teklifi yolladım onu kabul et bari,yok onuda reddetmiş görmezden gelip yoksay a tıklamış,diyecegim şudur ki
    bişey ifade etmiyor artık bana cocukluk aşkı, keşke görmeseydim o gün hatıralarımda kalsaydı anılarım, alkole başladım psikolojik tedavi görüyorum hayatım boka sardı
    iyice o kargodan sonra, yardım edin bana sözlük ahalisi, beni köyümün yagmurlarında yıkasınlar...
    4 ...
  10. 31.
  11. devam etmesi teoride mümkün olsa da pratikde zordur.lakin sinema sağolsun inandırır bizi devamlılığına (bkz: Jeux d'enfants)
    2 ...
  12. 32.
  13. çok saf çok temiz olan hatta öpüşmek bile ben seni iki defa öpücem sen beni üç defadan ibaret olandır.
    1 ...
  14. 33.
  15. (bkz: anakin skywalker)

    şimdi gelse istese annemden, nişanlımı terk eder varırım kendisine.
    evimin kadını, çocuklarımın anası olurum. karanlıklardan çekerim beyimi.

    güç bizimle olsun çocukluk aşkım. *
    3 ...
  16. 34.
  17. Delicesine yağan yağmurun altında
    Hiç bırakmamacasına birbirine sarılmak,
    Kalbini kalbinde hissetmek,
    Belki de hep el ele kalmayı hayal etmek…

    Aşkın o çocuksu büyüsüne kapılıp gitmek,
    Tıpkı okyanusun derinliklerine dalıp gitmek gibi…
    ilk kez bir tiyatro sahnesinde bulunmak kadar
    Heyecan verici ve bahar çiçeklerinin
    Yeşermesi kadar umut dolu…
    0 ...
  18. 35.
  19. 36.
  20. - (meryem)
    + (deniz)

    - baba denizin pipisi var.
    + .mk böyle hayatın yaa. lan bi aşık olamadık.
    2 ...
  21. 37.
  22. 16 sene öncesi ailecek tatildeyiz. Otel cok kalabalik (henüz ruslar piyasada yok iken), ba$ka bir aile var onlarin da benim ya$imda olan bir oglu var, yaramaz, tombul bir $ey ama sempatik.* Herneyse ho$laniyorum ben bu cocukdan, a$igim saniyorum, baki$iyoruz, ben ona sürekli havuz da nekadar iyi bir yüzücü oldugumu göstermeye cabaliyorum o da havuza atlama $ekillerini sergiliyor. Ta ki bir gün öglen otel odasina cikmaya karar verdigim ana kadar, merdivenleri cikiyorum, hava cok sicak, serinlik iyi geliyor bu esnada. Birden burnuma bir koku geliyor.. igrenc bir koku.. ilerledikce artiyor koku ve ben bu kokunun b.k kokusu oldugunu anliyorum. Orda bir oda var, temizlikci kadin önünde duruyor "cocuk yapmi$.höööff" diyor ve icerden o cikiyor. yanimizdan ko$up merdivenlere atlayip hizla uzakla$iyor. Ben bir an affaliyorum ve devam gidiyorum, $ok gecirmi$im, odaya girip kendimi aglayarak yatagin üstüne attigimi hatirliyorum.
    1 ...
  23. 38.
  24. çocukken komşunun bahçesinden yolduğunuz çiçekleri kökleriyle birlikte verdiğiniz, genellikle sizden büyük olan öğretmen,tüpçü,sütçü,imam,hademe gibi görevlere haiz insanlardır.
    1 ...
  25. 39.
  26. 40.
  27. her gerçek-safça aşk aslında çocukluk aşkıdır. bazen çocukluk dediğimiz zamandan daha geç gelir ama aynı şeyleri hissettirir, hala masumiyet vardır, yaşanmamışlık vardır.. tecrübe ile bu çocukluk aşkları da biter..
    1 ...
  28. 41.
  29. 5 yaşlarında ufacık bir kız ve aynı yaşta bir oğlan çocuğu sevginin yürekten olduğunu bilirler ve aşk demezler adına da sevgi derler. bir hadise anlatayım bu iki küçük çocuk hakkında ne kadar büyük bir şeydir saf sevginin gücü göstereyim bilmeyenlere.
    küçük kıza annesi bir etek almıştır koşarak gelir bizim ufak oğlan çocuğunun yanına. annesi ve babasıyla pazar kahvaltısındadır bizim ufaklık. önce utanır sıkılır minicik ellerini önünde birleştip başını eğer bir an kız. sonra bir coşkuyla oğlanın annesine hitaben.
    -fatma teyze bak yeni eteğim nasıl? diyerek döner etrafında çocuksuluğun verdiği masumiyetle.
    bizim ufak durur mu annesinden önce atılır hemen sevindirmek ister bu sevdiği minik sevgilisini.
    +yakışmaz mı güzele ne yakışmaz. *
    kız utangaç bir edayla başını eğer yine. fatma teyzesi de oğlunu onaylar tabi.
    =benim güzel kızıma ne yakışmaz, diye.
    bu ufaklıklar daha aşk nedir bir kız bir oğlanı ya da bir oğlan bir kızı nasıl sever bilmezler ama sevgi derler yaşadıkları bu kardan beyaz çocuk masumiyetli sevdaya. işte çocukluk aşkı budur şahsımca.
    *
    2 ...
  30. 42.
  31. 43.
  32. bahçelerde ve yollarda saklambaç oynardık, gözlerimi kapatır sayardım. gözlerimi açıp etrafıma baktıgımda sadece seni arardım. sobelenmek umrumda değildi. seni görünce bekler, yanında koşardım. önce sobelemek için değil, elin elime değer belki diye...
    bir kovukta birini görürdüm, nefesini duyardım, kokusu gelirdi burnuma, sendin o.

    dünya küçülürken büyüdüm ben. okullara gittim, seninle tanıştım. okul bitince çarşıya çıkardım. yollarda yürürdüm, belki sen de aynı yollarda yürürsün diye. belki karşılaşırız da selam verirsin, gülümsersin diye.
    yürürken birini görürdüm önümde yürüyen. yavaşlardım. endamı sana benzerdi, sesi seninki gibi, kokusu senin kokundu, sendin o.

    daha da büyüdüm. başka şehirlere, başka dünyalara gittim. seni tanıdım. kitapçıda görürdüm seni, yolda görürdüm seni, restoranda görürdüm seni. bir de bar çıkışında... kim oldugunu bilirdim, uzaktın bana. sesini biliyordum, kokunu biliyordum, hatta birgün yanlışlıkla eline değmiştim de teninin yumuşaklıgını bile biliyordum. konuşmuyorduk yine de, selamlaşmıyorduk. uzaktın bana, başka dünyalardandık ikimiz de. ikimiz de bu şehrin insanı değildik, alışamamıştık, bana yakındın işte bu yüzden. ben sana yakındım, yakındık. bu yakınlık bizi uzak tutandı.

    alıştım sonra. bu şehre ait oldum, başka yerde yabancı olmaya başladım. seni gördüm. sen de bu şehre ait olmuştun.
    seni seviyordum, biliyordun. ama söylemiyoruz nedense, konuşuyoruz ama hep başka şeylerden.
    teninin yumuşaklıgını biliyorum, çünkü yaramazca dokunmuştum birgün. kızarmıştın. elime vurmuştun başka bir zaman, şakacıktan.
    derin nefes alıyoruz. yine de elinden tutup seninle yürüyemiyorum. yine de göğsüne yatıp öpemiyorum seni. yine de başımı omzuna koyup anlatamıyorum dertlerimi. sen bazen bana sarılıp ağlayacak gibi oluyorsun, yüzün düşüyor, kalbim parça parça olup dağılıyor.

    şimdi evdeyim, zil çalıyor. bugun mu soyleyeceğiz birbirimize sevdiğimizi?

    bugun mu sarılacagız yoksa?

    sevgilim, sen misin?
    3 ...
  33. 43.
  34. kimisi için yoktur, gençlikten başlar. **
    0 ...
  35. 44.
  36. akıllar da kalan tek güzel nostaljidir.
    1 ...
  37. 45.
  38. 46.
  39. en saf, en güzel duyguların aşkı. daha aşkın ne demek olduğunu bilmezken, onu görünce kalbinizin hızlı hızlı atmasının, ellerinizin terlemesinin ne anlama geldiğini bilmezken yaşadığınız, o zamanlar size anlamsız gelen duygudur. ergenliğe girdiğinizde bu duygunun aşk olduğunu öğrenirsiniz. artık dünya sadece sizin etrafınızda döner. her dakikanızı onunla geçirmek için can atarsınız. kaçamak bakışlar bir ömrünüze bedel olur. evlilik hayalleri kurarsınız onunla. çocuklarınızın isimlerini bile belirlemişsinizdir. tek olması gereken zamanın geçmesi ve büyümünezdir. korkarsınız zaman ilerledikçe ya onu kaybedersem diye. sonra kendinizi çocukluk aşkınızla evlenirken buldunuz mu anlarsınız aşkınızın aşktan da öte bir şey olduğunu. çocukluk aşkınız büyümüştür, sadece buna aşk demek onu küçümsemektir. her şeyden önce çocukluk aşkı aşktan öte bir duygudur, saftır, büyüktür, dalgalıdır, göz yaşlarıyla doludur, sevinç çığlıklarıyla bastırılır, kaçamak bakışlar tek heyecanıdır, küçük dokunuşlar kalbinizin atış sebebidir ve en sonunda o aşkla ömür boyu birlikte olmaya iyi günde kötü günde her zaman, söz vermek aşktanda önemlidir.
    2 ...
  40. 47.
  41. hele birde o çocukluk aşkı ile birlikte büyürseniz işte o çocukluk aşkı hayatınızın aşkına dönüşür. (bkz: ben)
    0 ...
  42. 48.
  43. 49.
  44. en yakın komşu çocuğudur kendisi. sürekli beraber oynarsınız anneleriniz hep beraber otururlar, babalarınız tavla oynar. zaman geçtikçe o çocuğa ne olduğunu anlamadığız hisler beslemeye başlarsınız. içiniz kıpır kıpırdır. sürekli onu görmek istersiniz. o okuldan gelirken camların ardından gizli gizli onu seyredersiniz. bunun aşk olduğunu anlamanız için epeyce büyümeniz gerekir. onun bundan hiç haberi yoktur. siz onun mahhalle arkadaşısınızdır. size sevgililerini anlatır, kahrolursunuz. geceleri gizli gizli ağlarsınız. kimseler bilmez onu sevdiğinizi. yıllar geçer herkes kendi yolunu çizer onunla sık sık eski mahallede karşılaşırsınız. evlenmiştir. çocukları vardır. o günleri hatırlayıp yalnızca tebessüm edersiniz. içinize ılık ılık birşey akar.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük