aynı zamanda akraba olan karşı komşuların televizyonlarının bozulması ve akşam onlara gidilmesi sebebiyle, bizim evdeki televizyonun onlara götürülüp orda izlenmesi durumunda:
_ şimdi bu televizyonu izliyoruz ya bunun elektrik faturası bize mi gelecek yoksa size mi? *
kardeşin istanbuldaki sel felaketinden etkilenerek sorduğu sorular zinciri.
-abla yağmuru allah yağdırıyor değil mi?
+evet canım.
-peki neden insanları öldürüyor, sevmiyor mu onları?
(bkz: mavi ekran)
- ayyash abi niye kaldırıyorsun o resmi?
+ öyle olması gerekiyor emrecim.
- niye öyle olması gerekiyor?
+ çünkü "x" ablan artık yok emrecim.
- gitti mi?
+ gitti emrecim.
- gelmicek mi?
+ cık.
- hiç mi?
+ hiç.
- üzülüyor musun?
+ üzülüyor tabi insan.
- çok mu?
+ evet emrecim.
- öpiyim mi?
+ yerim nan seni! öp tabi hıyar.
- amma*suyu var mı?
+ var lan keraneci var. yürü mutfağa.
- nareci* ne demek?
+ ee..hmm.. anlatırım bi ara yürü hadi yürü.
ilk okul çağlarında, anne insanına sorduğum ahiret sorularından biri:
-anne bişi sorcam.
+sor çocuum.
-aletlere * kim isim takmış?
+nası yane?
-ya hani mesela arabaya kim araba demiş? gemiye kim gemi demiş?
+.....................
- abi kadınların pipisi var mı?
+ oha nerden buluyorsun böyle soruları aq
- aq de ki a ne demek?
+ ...
- ben biliyorum ki.
+ ne demekmiş?
- kız pipisi.
-köpek ısırıyor mu?
+hayır
-niye
+çocukları seviyorda ondan
-niye seviyor
+bilmiyorum
-seninle mi kalıyor
+evet evde kalıyor
-annen kızmıyor mu?
+hayır kızmıyor çünkü annemden ayrı yaşıyorum
-niye
+ben artık büyüdümde ondan
-tüyleri çok yumuşak hergün yıkıyormusun?
+hayır bazen sürekli yıkamak zararlı
-niye
bu böyle 10 dk sürdü gitti sahile bir daha köpeğimle çıkmaya tövbe ettirdi bana.
elinde resim defteri ve boya kalemleriyle yanıma geldi, 'bana şeytanın resmini çiz anne' dedi. çizdim, çatal kuyruklu, boynuzlu, kırmızı pelerinli bir şeytan çizdim, çizgifilmlerde olanlardan hani. baktı, inceledi, 'güzel olmuş' dedi.
'şimdi bir de allah'ı çizelim' dedi. 'çizemem yavrucum, onu hiç görmedim ben' dedim...'şeytan'ı gördün yani, öyle mi?' dedi.