yaşlılardan nefret etmek ve ölmelerini istemek
ablanın kardeş küçükken "bu çocuklar niye yürüyemiyo?" diye düşünüp kardeşin yürütecine ip bağlayarak kardeşi ağlamaktan kıpkırmızı olana kadar evde koşturması
ablayla film seyrederken, duygusal bir filmse ve abla ağlıyorsa "ağlama abla bak bu film" demek eğer korku filmiyse iğrenç görüntülere katlanamayan ablanın gözlerini kapatması ve ona o iğrenç sahneleri anlatmak "bak şimdi adamın karnını deştiii, her yer kan.."
misafirliğe gelmek için arayan teyzeye "hep siz geliosunuz izin verin de biraz da biz gelelim" demek
ablanın bütün defter ve kitablarını boyamak, resimler çizmek, eğlenmek sonuçta ablanın ağlama krizlerine girmesi, okula gitmek istememesi
insanları tokat atarak uyandırmak
doğumgününün ertesi günü "daha 365 gün vaaaar" diye üzülüp ağlamak
kendi burcunu burçların kralı sanmak
sıkıldıkça saç kesmek.
evet bunu yaptım ben.
benden sonra da yapan çok gördüm.
Allah'tan ki düzgün kesiyordum ya da artık elim alışmıştı. bir de bunu beceremeyip yapanlar var ki sorma gitsin, sonra birkaç aycık 1 cm kahkül (vb) ile gezmek zorunda kalıyorlar. Sonra benim hiç güzel çocukluk fotoğrafım yok da zart zurt! olmaz tabi! o ne saç öyle...
sabah apartman görevlisi görsün diye; komşuların geceden kapının üstüne astığı
2 ekmek
1 süt
4 yumurta yazılı kağıtlarına;
okuma yazmayı da yeni öğrenmenin vermiş olduğu hazla;
3 kinder süpriz
3 tombi
2 kola
ve kakoolu maxı da eklemek.
daha sonra olayların gelişmesi.. yok lan olay falan gelişmedi. kapıcı inanmamış bile.
ilgilenen ve hoşlandığını belli edip arkadaşlarından haber gönderen kıza sırf sinüzit hastalığına yakalandığı için ve ileride evlenince sinüzit çocuklara da geçer diye mesafeli durmak, hatta tavır koymak. behey insan görünümlü hıyar! adam bir araştırır sorar, sinüzit anneden çocuğa geçer mi? hem yaş daha 8, ne evlenmesi! ne çocuğu! tövbe yarabbim yaa.
eline aldığı oyuncak silahla yada silah görünümlü bilumum arac gerecle aile fertlerini komsuyu akrabayı öldürmek ve ölünce dillerini dışarı çıkarmalarını istemek.
toprak yemek. var mi daha ötesi, avuç avuç toprak yerdim ben. bir de mahalledeki diğer veletler ile kim daha çok yiyecek diye yarışa girerdik. hey gidi çocukluk..
elektrik süpürgesinden korkmak. hayalet avcılarının hayalet avladıkları alete benzediği için her an ahanda şimdi çıkacaklar hayalatler süpürgeden diye tırsmak.
pinokyo masalında nefesi kırmızı biber kokan adamı okuduktan sonra - ve hala - kırmızı biber yiyememek, ağzına sürmemek.
sobanın yanında kurulmuş otururken, çişin gelmesi, ardından tuvalete gitmek yerine odun kovasına yada ananenizin çiçek saksısına, çövdürmek. sonrasında gelebilecek diyaloglar: