fazıl hüsnü dağlarca'nın 1940 yılında yayımlanmış şiir kitabı. sadece bu kadar mı? elbette değil. dağlarca'nın necip fazıl'dan etkilendiği yer yer görülen bu kitabı şiir dünyasında bir çığır açmıştır. sonraki kuşak şairleri derinden etkileyen bu kitap simgesel anlatımı ile de bir başyapıttır. zaman gazetesi tarafından kendisine bu kitabın neden çok okunduğu ile ilgili sorulmuş bir soruya şöyle cevap vermiştir:
iki büyük boyutu yan yana getirmem, kitaba bir gerçeklik katmıştır. Çocuk gerçeği ile Tanrı gerçeği orada birbirini kucaklamıştır. Eski bir söz var ya, hep söyleriz. 'Neylerse güzel eyler' deriz. Öylesine bir anlatım olmuştur Çocuk ve Allah. Bir program, bir tasarım olmuştur.
esasen sözlükte halen bu başlığın olmaması beni şaşırtmadı. ilgilenecek eski sevgilileriniz, seri halde kötüleyeceğiniz yazar/entry kombinasyonları dururken neyleyecektiniz dağlarcanın simgesel/sezgici anlayışla yazdığı bu şahane eseri. siz de haklısınız elbet.
fazıl hüsnü dağlarca'nın mutlaka okunması gereken kitabıdır. ayrıca m.e.b'in yayınladığı 100 temel eser arasındadır.
Bu Eller miydi Bu eller miydi masallar arasından Rüyalara uzattığım bu eller miydi Arzu dolu, yaşamak dolu, Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan. Bilyaların aydınlık dünyacıkları Bu eller miydi hayatı o dünyaların. Altın bir oyun gibi eserdi Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı... (Kitabın içinden)
Çocukken her gece yatmadan dua ederdim, çok uykum olduğunda gözüm kapandığında dayanamaz uyumak isterdim ama duamı da etmeden yatmak içime sinmezdi ben de o gecelerde 'Allah'ım dün ettiğim duaların aynısını ediyorum' amin deyip yatardım. :)