sakir nazli'dan tokat yemeyi kendine yediremez kendini raki'ya vurur. şakir, abbas ve şakir'in kardeşi yani ayşen gruda beraber içmektedir. ayşen gruda'nın canlandırdığı karakterin ismi bilinmediğinden a.gruda olarak belirtilmiştir.
a.gruda - amaaan abi takma kafana, bana erkek mi yok ?
sakir - ne diyosun lan sen ?
a.gruda - uzulme, uzulme diyorum, elimi sallasam ellisi
sakir - ne demek ulan elimi sallasam ellisi? kime el salliyorsun lan ?
a.gruda - canim anla iste, sana da bana da kum gibi, erkek kayniyor,
sakir - sana erkek merkek yok ulan, cik disari
aysen gruda odadan çıkarken abbasa öpücük gönderir.
sakir - bak buraya yaziyorum dizime kapanicak, affetmiyim di mi ?
abbas - bende olsam affetmem
sakir - konusma lan
abbas - konusmiyim
sakir - ama biliyorum sakir erkegim gel diyecek, di mi konussana lan ?
abbas - karar ver konusiyim mi konusmiyim mi ?
sakir - konusma lan, konusma lan, kirani da arttirdim
abbas - bende muavinlik parami arttirdim
sakir - sen kim oluyorsunda artiriyorsun lan ? bak buraya yaziyorum, nazliyi surundurucem
abbas - sen kim oluyorsunda nazli'yi surunduruyorsun lan hayvanin oglu?
sakir - honk !
filmin her bir sahnesi ayrı ayrı yarılma sebebidir.
-adam:Ben mi batayım Abbas?
-ilyas Salman:Vur abi ne olur,bu kaçıncı ben anamdan doğdum doğalı ensemden tokat eksik olmadı.
diyaloğu ile boğazımda birşeylerin düğümlenmesine neden olan,yaşamın tüm pisliğini ortaya seren, mükemmel bir film.
şener şenin kenar mahalle orospusunu dolmuşta yediği sahnelerde çalan dolmuşçu müziği koparır.
bir fıstık ,iki fıstık, üç fıstık,,,,,,,,,,,,,,,, dört fıstık ondört fıstık... diye gider bu.
sinan çetin' in ilk ve en güzel filmi (gerçi başka güzel filmi var mı tartışılır ama). özellikle şener şen' in canlandırdığı şakir karakteri nerdeyse nirvanaya ulaşmıştır.
bu filmle ilgili şöyle bir fragman çalışması da yapılmıştır ki şahsımca mükemmel olmuştur.
patrona kızıp ona rakip olan masum bir garibanın hüznü çöker izleyicinin üzerine. belden aşağı vuruşların acımazlığında yolda kalışların, kaybetmenin kıyı şeridinde gezinmelerin hikayesidir çiçek abbas ama aynı zamanda ümidin asla solmayan çiçeğidir. gerçek hayata inat mutlu sona koşar.
şakir in minibüste basılmasından sonra tepeden durağa yürüyene kadar palavralar atar ama nazlı inanmaz. bütün duraktakiler bunlara bakarken araya abbas girer.
abbas: nazlı! bi dakka beni dinle. (Bağırarak) yıkma bu yuvayı. Affet bu herifi. Bi ineklik etti.
şakir: Yavaş ulan herkes bize bakıyor.
abbas: Yahu bu herif seni sevdiği için hergün arabaya karı atıyordu... tamam. hayvan oğlu hayvandır, itin tekidir ama olsun *
şakir: Ulan sus rezil ettin beni. nazlı sen bakma abbasa..
ilyas salman'dan çok şener şen'in ön plana çıktığı kült bir filmdir. bir çok repliğiyle insanı her daim güldürmeyi başarır. özellikle şener şen'in yavuklusunu dolmuşa atıp
- anam sen aşk nedir bilmez misin? deyip eliyle dikiş işareti yaptığı sahneyi unutmak mümkün değildir.
teknik yetersizlikten dolayı bir sahnesinde, slow motion efektinin oyuncuların bizzat kendilerinin yavaşlatılmasıyla sağlandığı, filmde mekân kavramının ustalıkla kullanıldığı pek şahane film.
--spoiler--
ne diyem? meselaaaa... mahmut mu diyem?
--spoiler--