çocukken tarzanı neredeyse çıplak seyrettik,
külkedisi eve gece yarısından sonra gelirdi,
pinokyo yalan söylerdi,
batman arabayı saatte 300 km hızla kullanıyordu,
pamuk prenses 7 herifle birlikte yaşıyordu,
red kitin ağzında devamlı sigara,
temel reis'te pipo ve dövmeler vardı,
pacman hapları yutup yutup dijital müzikle patlayıp koşturuyordu.
bunları izleyerek büyüdükten sonra suçlu biz miyiz hakim bey?
yıllar geçer ve tv' de yada herhangi bir yerde çocukken izlenen çizgi filmler görülür.içi sızım sızım sızlatır bu durum.çocukluğa gidilir bir güzel duygulanılır ardından da güzelce tabessüm edilir. ahh ahh denilip hayat kaldığı yerden devam eder.
geçmişe götürürler dahasını bilmem.
o caillou çizgi filminin herhangi bir insana herhangi bir şey katabileceğini düşünmüyorum. belki yarım saatte nasıl embesil olunur? bunu öğrenebilirler. ayrıca hayal kırıklıkları yaşatabilir çizgi filmler. mesela, tweety'nin dişi değil de aslında erkek kuş olması benim için tamamen bir hayal kırıklığıdır. sonra hep Tom'un* kaybeden olması, hep üzmüştür beni.**
Şöyle ki yapılan bir araştırmaya göre çizgifilmler çok büyük zarar verebilmektedir. Araştırma üç grup çocukla yapılmıştır. Bir gruba süngerbob izletilirken diğerlerine eğitici belgeseller izletilmiştir. Sonuç olarak süngerbob izleyen çocukların olaylara daha geç tepki verdiği, sorunları daha geç idrak ettiği görülmüştür. Tabii bu her çizgifilm için geçerli değildir. Her çizgifilm çocukları aptallaştırmak için yapılmamıştır.