yemesinin bir sanat olduğu iddia edilebilecek, önce koklayıp daha sonra tadına varılarak ağır ağır yenmesi gereken, seven bir kişiye özenle hazırlanmış bir paketinden daha güzel hediye olmayacak olan tatlımsı yiyecek.
(bkz: en güzel hediye)
Kristof Kolomb ve Hernán Cortés in Amerika'dan, Azteklerden alıp getirdiği, otantik Aztek kültürünün kapitalizm soslu tatlısı. Azteklerin soğuk ve baharatlı olarak içtikleri kakaoyu, ispanyollar ısıtıp şeker katarak, Avrupa burjuvazisine armağan etmiştir.
isviçre'de üst kalitede ve muhteşem lezzette yapılan yiyecek, böyle olmasının sebebi ise yalnızca güneşten alınan ve mutluluk veren bir maddeyi soğuk iklimi sebebiyle güneşten alamayan ülke halkının bunu çikolata ile telafi etme amacıdır.
çikolata tarihinde çok eskilere gidelim... mitolojide tanrıların yiyeceği kabul edilirmiş. yani kendilerini tanrı olarak ilan eden kutsal insanlara verilen yiyecekmiş çikolata. ve onlardan başkası da yiyemezmiş. yasakmış çünkü. hizmetkarlar kakao çekirdekleri içindeki yağdan ve sonucunda oluşan çikolata liköründen hazırlarlarmış efendilerine çikolatayı. ama günümüz için üzülerek belirtmek istiyorum. türkiye, bir çok ülke gibi çikolata likörünü dışarıdan alıyor; fakat çikolatalarımız isviçre de üretilen çikolata gibi olmuyor. tat bambaşka, koku bambaşka. neden peki? tabiki de türkler çikolatadan anlamaz bilincindeki bazı insanlar kaliteli likör almıyor dışarıdan. zaten alsa da bunu tüketebilecek seviyede ekonomik güce sahip halkı bulamıyor. keşke herşey çikolata kadar tatlı olsaydı...