genellemeler yanlıştır ama genelinin benzer özellikler gösterdiği vatandaşlarımızdır.
- arnavutlar kadar paşa çıkarmamışlardır. boşnaklar kadar akademisyende değillerdir ama nedense cumhuriyetin ilk dönemlerinde ısrarla osmanlı yanlısı tavır izlemiştir. saltanata ve hilafete sürekli sahip çıkmıştır.
- %90 ı ülkücüdür. üniversitede öğrenci gruplarında bütün reisler çerkestir.
- türkiye'nin gündemine, siyasetine çok rahat yön verebilirler. amerika'da yahudi lobisi varsa, türkiye'de çerkes yapılanma var.
türkiye'de de (özellikle rus işgali sonucu olan göçlerden kaynaklı) belli bir nüfusa sahip olan kafkasya kökenli etnik bir topluluktur. kendilerine has kültürel yapıları vardır, ancak türk nüfusla oldukça kaynaşmıştırlar. çerkez tavuğu gibi bir yemek adı olması, çerkezlerin kendilerine has güzel bir mutfak kültürleri olduğunu göstermektedir.
Mensubu olduğum kafkas topluluklarının bir bölümüne verilen addır,tarihin gördüğü en büyük soykırımlarından birine uğramışlardır.
Özellikle rusya'nın kafkasya üstündeki bitmek bilmez açgözlülüğü, burada bulunan toplulukların arasına nifak tohumları ekerek sürekli bir biçimde birbirlerine kırdırmaya çalışmış,bunda başarılı olamayınca kendisi bu işi yapmıştır.
Sanılanın aksine MIT bünyesinde çoğunluğu oluştursalar bile dahada fazlası kendi halinde yaşamaya devam etmektedir.
şahsımın yarı çerkezliği söz konusu olunca yazmayı hissettiğim başlık.
anne tarafı nogay kabilesinden olup sauguvay boyundan gelmişler. garip ama gerçek. gözlerim hafif çekiktir. küçükken bi oğlan - "aaa sen japonmusun" dediğinde çerkezim uleyn diyerek çocuğun hiç bir şey anlamamasını sağlamıştım.
çerkez olmak iyidr.baba tarafıda çelebilerden gelince kanımda akan türk alveollerini hisseder gibi oluyorum.
gerçek anlamıyla bir ırkı değil kafkaslarda yaşayan tüm halkları kapsamakta olan ifade. bizde ise hatalı olarak çerkez kelimesi ile adige kelimesi eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. oysa çerkez sözcüğünün genel anlamda kuzey kafkasya'da yaşayan gürcüler, tatarlar, karaçaylar, adigeler, çeçenler gibi birçok halkı bir arada tanımlamak için kullanılması daha uygundur.
türkiye de yaşayan bir cerkes olarak söyleyebilirim ki bu toprakları benimseyip, hiçbir zaman da kargaşaya neden olmamış insanlar olarak nitelendirebileceğimiz bir ırktır efendim kendileri.
ailelerinin cocuklarina gercek anlamda guven duyduklari toplum. zira genc ve bekarlarin bir nevi partisi olarak degerlendirilebilecek toplantilarinda oncelikle bir ev belirlenir. o evin buyukleri genclerin rahatca eglenebilmeleri ve arkadaslariyla sohbet edebilmeleri icin evi terkederler. gunduzden toplantinin olacagi ev etrafa duyrulur ve toplanti saatinde onlarca genc (kizli erkekli) o evde toplanir yer, icer, dans eder ve eglenirler ve hatta sevgili olan bir cok ciftin tanismasi bu ortamda gerceklesir. ama hicbir zaman bu bulusmalarin boku cikmamistir. bu yuzdendir ki aile ici guven ortami saglanabilmis, kizimiz sevgilisiyle bulusurken 'burcularda ders calisicaz anneeee yaa' gibi yalanlar uydurmak zorunda kalmamistir. kisacasi bu toplum haremlik-selamlik faslini yillar oncesinden asmistir.
tabi ki bu guven ortaminin olusmasinda cocuklarinin kendi irklarindan olanlardan kopmamasini, kendi kulturlerinin devam ettirecek kucuk safkan cerkezlerin dunyaya gelmesini istemelerinin ve yasaklanan seylerin daha cazip gelecegini kestirebilmelerinin buyuk payi vardir.
çok enteresan şekilde, köylerde ihtiyarlar arasında falan ne kafkasya muhabbeti yapılır, ne de diaspora muhabbeti. öyle "ah keşke kafkasya'ya vatanımıza dönebilsek" diyenine rastlanılmamıştır. kayserili çerkez kayseri'deki köyünü benimsemiştir memleketi olarak, düzceli çerkez de düzce'deki köyünü.
diaspora muhabbeti yapan mikromilliyetçi tayfa da, o çok sevdikleri kafkasya'ya gidip yerleşmekte serbesttirler.*
bu arada, yukarıda defalarca yazılmış ama tekrar etmekte fayda var: doğru yazılışı çerkestir. gerçi hiçbir çerkes kendisini çerkes olarak tanıtmaz. normal tanıtma biçimi önce aile ismini söyleyip, sonra hangi adige boyundan olduğunu söylemektir.