super baba dizisi sayesinde vakti zamaninda bolca dinledigimiz duygu yuklu enstrumental parca. yeni turkunun dizi muziklerinin derlemesinden olusan albumunde de yer almistir.
gece gece süper babaya duyduğum özlemle dizinin ilk bölümünü izleyip yine o eski günlere götüren melodilerden... ben çengelköye hiç gitmedim ama bu diziyle hayatımda önemli bi yere sahip semt.
dinledikçe tekrar dinlenen bir eser...
edit: herkes dinlesin madem paylaşılmamış paylaşayım...
velettim ve ortaokuldaydım...istanbul'u görmeden ,çengelköyü henüz bilmeden, çengelköyü özletirdi bu şarkı,özletebilirdi...büyüdük..istanbul'duk...hoşbulduk..bu olağanüstü ezginin etkisi halen sürüyor ,tepkilerim ise artarak ve hatta çeşitlenerek devam ediyor... istanbul'la birbirlerine çok yakışıyorlar,hüzünlü bir aşk ilişkisi gibi,gözlerden uzak kalsalar da uzun zaman,ayrılamıyorlar...cengiz onural'ın kemençesinin tellerinin de bu büyük bağ ile bir ilgisi vardır galiba...
akşam akşam dinleyince sebepsizce hüzünlendirir. , tebessüm ve ağlamak arasındaki ince çizgi gibidir bu soundtrack. ve tabii ki de (bkz: süper baba) ah ulan ah be.
bi melodi bu kadar mı güzel yapılır parçası...nerde o eski insani değerleri içinde barındıran diziler diye de sordurtur bi taraftan. agalardan, mafyalardan, derin işlerden ve de bunların sempatik gösterilmesinden sıkılmadık mı daha?..
samimiyeti, sıcaklığı, dostluğu, özlemeyi, ayrılığı, aşkı nasıl bu derece verebildiğine şaşırdığım şarkı. nerede dinerseniz dinleyin size martıları,vapurları ve istanbul'u getirir. sanki o özlediğiniz siyah-beyaz günlerinizin arkasında çalan fon müziği gibidir.