panik yaratan uyarı.
panik hata yaptırır, panik atak yaptırır.
hergün onlarcasını şurdan oraya sürdürmen bundandır. peki ama herkesten emin olabilir misin?
en yakın korumaların mesela, en son ne zaman değiştirdin? sadakatlerine nasıl bu kadar eminsin?
hatırlarını sordun mu hiç? "beni satmazsın değil mi evladım" diye teminat aldın mı? ne dediler peki?
"emir geldiği an kelepçeleri takar yere oturturum" diyecek halleri yok elbette; "sizin için ölürüm efendim" dediler kesin.. inandın mı?
peki ya şoförün? emir geldiği an aracı durdurup kapıları kilitlemesin sakın? nereden biliyorsun yapmayacağını? garantin nedir recep?
arkadaşların mı buldu sana bu servisleri diyeceğim ama, senin arkadaşın da kalmadı, belli.
yanlış anlama; kimse ölmen için plan yapmaz, emin ol buna. en büyük düşmanların dahi deliler gibi yaşamanı istiyor.
sen bugün tenhada canına kıymaya kalksan, hiç beklemediğin bir el uzanır kurtarır seni.
ölümcül bir mikrop ya da virüs sana musallat olsa, tıp bir mucize yaratır durdurur onu.
herkes yaşaman için duacı, can-ı gönülden emin ol buna: bıyıklarının her bir telinin yargılandığı günü iple çeken milyonlar var recep...
bahçevanı tanıdığına emin misin?
kimseye güvenemiyor, ne zaman neyin nereden geleceğini bilmiyorsun değil mi? çok fena, çok.
kimsecikler kalmadı sağında solunda, seni yağlayıp ballayan sinsi ve açgözlü tayfanın yarın arkandan ağlamayacağını sen de biliyorsun.
ancak yaşlı başlı dava arkadaşlarının hala daha deliler gibi senin saçma sapan laflarını savunduğuna sen bile şaşıyorsun, itiraf et.
ne yapsınlar peki? kendileri de işin içinde, ekip olmak böyle birşey. sen korkutmadın onları, biliyoruz, ama kandırdın:
ne diyordu bir bakan istifa ederken? "hepsinden o'nun da haberi vardı, o da istifa etmeli" diyordu, seni kastederek.
elbette senin çok daha büyük hadiseler içinde hiç çıkamayacak şekilde sarmalandığından haberi yoktu, saf işte, tıpkı çevrendeki herkes gibi.
geceleri uyuyamıyor, sabahları kalkmak istemiyorsun, değil mi recep?
aklına neler neler hücum ediyor, "nasıl hala buradayım, nasıl olur da kimse durduramadı" diye şaşırıyorsun, öyle mi?
şaşırma hiç, zaten şaşıracağın kadar şaşırdığın için bu hallerdesin.
evet kimse kolundan tutmuyor henüz, ama kimse yardım da etmiyor, farkındasın değil mi recep?
panik atak yaptırır, panik hata yaptırır.
sen debelendikçe hem daha çok hata yapıyor, hem de bozduklarını düzeltiyorsun.
bir kere seni yanlış tanımış saf insanlar istifa ederek ve küserek çevrenden uzaklaşma fırsatı buluyor.
insanlara haksız yere zulmeden polisler, savcılar ve hakimler senin sayende bir bir koltuklarından, yerlerinden oluyor.
gizli gizli ortaklıklar yaparak beraber insanları harcadığınız hacılar, hocalar da seninle birlikte açığa çıkıyor.
koskoca istihbarat teşkilatını kafa kesen, kalp yiyen ciğersiz milislere ayakçı hale getirmişsin, bunlar anlaşılıyor.
o yüzden bekleniyor recep, tüm yaptıkların ortaya çıkana kadar, tüm yerleştirdiklerini kendi ellerinle sökene kadar;
birgün artık panikle kendini tüketeceğin ve hareket edemez halde tir tir titreyeceğin güne kadar bekleniyor. sabır, biraz daha sabır.
ne zannettin kendini?
dürüst ol: bu kadarcık dünya bilginle insanları nereye kadar kandırabileceğini hesapladın?
boşver artık, düşünme, değmez, inan çok geç...
bir sabah gün bu topraklara çok farklı doğacak, insanlar havayı ciğerlerine çok daha zevkle çekecek.
o gün sen, zevatın, şakşakçıların, tayfan ve mürettebatın hesap vermek için kapalı kapılar arkasında bekliyor olacak.
çember daralıyor recep.
aman ha, panik hata yaptırır...