Çağımız insanının en büyük problemi internet. Hele ki babaannem kendisine facebook açtıktan sonra bunu daha iyi anladım. bütün torunlar facebook hesaplarını kapatmak zorunda kaldı veya gizlemek. Telefonda mesaj yazmayı bile bilmeyen babaannem facebook ta fotoğraf paylaşırsa ve bu fotoğraf selfie olursa yüzyılın komedisi de başlar problemi de.
bugün tarih kitaplarında okuduğumuz ve yaptığı işlere hayran kaldığımız tüm o insanlardan araç-gereç bakımından yüzlerce kat daha iyi durumdayız; ama hiçbirimiz insanları hayran bırakacak bir içerik üretebilmiş değiliz.
bugün en fakirimizin oturduğu ev bile, bir rönesans aydınının oturduğu evden kat kat daha konforludur. mesela bugün internet sayesinde yapamayacağımız çok az şey kaldı. ama gel gelelim, hala antik yunan'ın sokak ortasında sıçan felsefecilerini, oyun yazarlarını işliyoruz ders diye...
günümüz insanın sahip olduğu nimetlere baktığımızda, 200 yıl önceki nesil için bile cennette yaşıyor sayılırız. teknolojinin hayatımızı her alanda kolaylaştırdığı yetmezmiş gibi, kıtlık ve savaş gibi felaketlerden de Allah'a şükür çok uzağız. şimdi hemen akıllara suriye'deki çatışmalar gelmesin, afrika'daki açlık gelmesin. insanlık tarihine baktığımız zaman, üstelik 8 milyara dayanmış nüfusumuza rağmen dünyanın en barışçıĺ ve bereketli dönemlerini yine bizler yaşıyoruz.
fakat ne üretiyoruz?.. hiçbir şey... insanlığın en büyük icadı olan internete sahibiz; ama interneti sadece insanlığın en ilkel dürtülerini tatmin etmek için kullanıyoruz. internet milyarlarca insan için cinselliğin ötesine gitmiyor. bilgiye bu kadar kolay ulaşılabilen bir çağda ilginç ama cehalet popülerleşiyor. gagnam style 3 milyar izlenmeye ulaşmış mesela. ulan bunca icat insanlık gangnam style izleyesin diye mi oldu yani?!
Bir durup, kendimizi insanlık tarihiyle kıyaslayıp elimizdeki nimetler için Allah'a şükretmemiz, bu nimetleri potansiyelimizi zorlayarak insanları hayran bırakacak içerikler üretmekte kullanmamız gerekiyor.
ha sonra yine dinleriz gangnam'ı, havana'yı falan...
Kedi köpeğe makarna, martıya simit karper peynir vermek, yılların etçilleri ne hale gelmiş.
Geçen karaköy vapurundayım bir martı yanaştı baba simit çay söyle şuradan karnım aç dedi, lan genetiğine üflediğim sen etçil değil misin dedim, ya baba bu devirde eti kim bulmuş biz yiyelim dedi.
Bir de sosyal mesaj veriyor, hep imkansızlık bunlar hep, ulan işin gırgırı bir tarafa da sene olmuş 2018 az açıp okuyun hangi hayvan ne yer ne sever neyi mecburiyetten yer, madem aç kalsın istemiyorsunuz sokak hayvanları, hayvanların istediğiyle besleyin zor değil.
Görünce fitil oluyorum, hele o martıya simit atma sahnesi sniper rifle'la headshot atasım geliyor, bir de martı yediği için o simidi seviniyorlar ulan hayvan açlıktan simit yiyecek hale gelmiş, üzülsene ne seviniyorsun simidi yedi diye.
Tahammülsüzlüktür. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Bu sonuca sadece çevreme bakarak değil kendime bakarakda ulaştım. Çok çabuk sinirleniyor, tepki gösteriyorum ve insanların genelinin benden aşağı kalır bir yanı yok.
Mutluluğu hep gelecekte arayıp elinin altındaki mutluluğu küçümsemek. Hem hangimiz en güzel anımızı yaşarken işte bu unutamadığım bir gün olacak derizki o an yaşadıktan sonra bu ismi alır yaşanırken değil.Teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan şarj sorununuda unutmamak lazım.