ekşi sözlük de bir ömür sürüp . uludağ sözlük de yaklaşık 5 gün süren bir rütbe tarzı bir şeydir. zaten daha fazla hazmedemeyip ekşi sözlüğü bırakıp buraya taşınmamın en büyük etkeni de buydu.
Dilsizlikle benzer. Her şeyi görüyor her şeyi okuyorsunuz fakat kimse sizi duyamıyor. Kalabalığın içindeki yalnız tam olarak bu olsa gerek, ben de buradayım demek istiyorsunuz fakat diyemiyorsunuz. Çünkü, herkes size karşı sağır ve ağma oluyor. Yazarlarımızdan uzak olsun.
Ekşi sözlükte nedenini bilmediğim bir şekilde bir türlü bitmek nedir bilmeyen, Uludağ sözlükte de biraz daha kısa süren bir başlangıç süreci. Bu süreçte yazdığınız hiçbir şey o sayfada aslında görünmez, bir nevi görünmez bir şeysinizdir. Bu da ciddi manada can sıkar.
Bu arada Ekşi sözlükte 5 aydır yazarım ve halen çaylaklık sürecinden çıkmayı bekliyorum. 38 bin bilmem kaç küsürüncü sıradaymışım, yav oğlum daha ne kadar bekliyeceğim?
artık yazar olmak istiyorum. uludağ sözlük yetkilileri zall gör beni. uludağ sözlüğü trollere rağmen seviyorum. varım ama aslında yokum çok saçma, ulan buradasın dokunamıyorum çok saçma, içim gidiyor yazamıyorum çok saçma. gencim bir sözlüğü sevdim, çok saçma. ben artık dokunabileceğim ruhlar olsun istiyorum dokunabileceğim bir sözlük istiyorum. bende yaralar açan bir sözlük istemiyorum, yaralarımı saracağım bir sözlük istiyorum. her şeye rağmen sözlüğü seviyorum.
Bilenler ve yolumu gözleyenler bilir 3 4 gün önce sözlüğe geldim sözlüğü canlandırdım. Gelmemin şerefine o gece çaylak yedim. Beni çaylak yapan yaptıran herkese ağır sözler biriktirdim. Çaylak olurum diye biriktirmeye devam ediyorum ama böyle olmaz. Böyle ucuz ucuz hareketlere girmeyelim.
kaydolduktan sonra tanımadığı akrabaya yatılı kalmaya gelen çocuk gibi bir hale düşmemek için kaydolmadan bir ay önce buralarda gezinmeye başlamıştım. Daha önce kaydolsaymışım keşke dedirten durumdur. Fakat benim o kadar canımı sıkmıyor.