"çaylağım öyleyse yazmalıyım" sloganını benimsemiş olması gereken yazar adaylarıdır. "yazıyorum ama kimse görmüyor" burukluğuyla yazmaktan soğumaya meyilli kişilerdir aynı zamanda.
bir türlü kurtulamadığım can sıkıcı dönem ki yine bir entry giriyorum "yine görülmeyecek ama olsun yazıoruz" dediğimiz ve kurtulmaya çabaladığımız dönem. kurtulacağız elbet inatla beklemekteyiz...
ergenlik gibi bir şey. hepimiz geçtik bu dönemden. çaylak insan sinirli olur. entrylerini kimse göremiyor diye. çaylak insan depresyona eğilimlidir. onlarca entry girdiği halde yazar olmadığı için. özel mesaj olayı olmadığından kendini yalnız hisseder.biz yazarlara düşen, onlara ilgi ve şefkatle yaklaşmaktır. nesil çatışmasını önlemek için. *
beni gören fakat benim göremediğim bütün çaylaklar;
en kısa zamanda yazar olmanızı allah'tan diler, gözlerinizden öperim. *
görülen o dur ki; yirmi izahat sınırını geçmesine rağmen, bazı çaylaklar, iki gün kadar çaylak modunda bekletilmeye devam edilebilmektedir. sözüm ona bu çaylak, sözlükte kendini yalnız hissetmeye başlar, yönetimden iyi kötü cevap beklemektedir.*
sözlükte sınıf ayrımı olduğunu gösteren en büyük olgudur. piramidin tepeden aşağıya sıralanışı moderatörler, yazarlar ve en altta çaylaklardır. besin piramidiyle karşılaştırırsak üreticiler kısmına, yani ota tekabül eder. gününün büyük kısmını sözlükte takılıp, entryleri inceleyip, "nasıl olsa bi mod, bi ben görüyorum" diye aklından geçirip saçma sapan bi ton entry girip, arkasından da "lan bu adam ya beni yazar yapar da bütün yazdıklarım görünür olursa" diye kafasına dank eden, sonra da silmek için fellik fellik yazdığı yazıları arayan insan evladı. (bkz: ben)
şu an içinde bulunduğum bulunmaktanda sıkıldığım durum.
ama zeki alaysa'nın köyden indim şehire filminde dediği gibi yazar olmak için "ölmek var dönmek yok"...
sözlükte yazarken garip hisler barındıran şahsiyet. özellikle şaşırma cok yaşanır. zall kim lan, stevemcqueen neden cok popüler, mahmut sitenin sahibi mi acaba gibi düşünceler geçer birer birer akıldan. ha bi de acaba bunu yazsam beni yazar yaparlar mı düşüncesi.
yazar olma heyecanıyla yanıp tutuşan kişinin en sevmediği evre. 10 entry girilir. daha sonra beklenir, sözlük okunur. sık sık sözlüğe girip çıkılır ki yazar olunduğu zaman anlaşılsın. ama olmaz da olmaz, uzadıkça uzar. görülmeyeceğini bile bile böyle entryler girmeye çalışır. onu yazar yapacak kişi görecektir ya, o yeterlidir zaten. ama yavaş yavaş yazar olamayacağına kanaat getirir. içindeki heves söner.
şimdi onlar için* geliyor:
(bkz: olmaz olmaz deme hiç olmaz olmaz sevgilim)
uyarılmadan, ikaz edilmeden tekrardan düştüğüm mertebe. yazıktır günahtır. bir yazarı kaybetmek çok kolaydır. ama onu kazanmak alkışların en büyüğüdür.