Çay halk işi kahve aristokrat işi benzeri yanlış bir algı var. Türk kahvesi olarak anılan kahve her ne kadar bizim ülkemizde yetişmese de sonuçta toplumun kabullendiği saygı duyduğu bir içecek haline gelmiş.
Ağır misafirlere kahve yapılması bjr gelenek olmuş. Çay ile ilgili hiç atasözü veya deyim bilmiyorken kahvenin bu anlamda arka planı daha zengin.
Bir an için starbucks etrafında şekillenen doğu batı kavgasını bir kenara bırakıp olaya türk kahvesi rize çayı olarak bakarsak ikinin de kültürel yönlerini fark edebiliriz.
Çay her ortamda içilir. Mekan ayırt etmeden içilir. Arkadaş ortamında içilir, aile ortamında içilir, nöbette içilir. içilir de içilir yani.
Lakin kahve öyle değil, her yerde kahve içilmez. Eleman kahve yapmayı beceremez leş eder ızdırap olur o, içilmez. Fazlası da çarpar zaten nabız tavan yapar.
Kahvaltıda, kahvaltıdan sonra, kimi zaman kuşluk kahvaltısında, ofislerde daima, akşam yemeğinden sonra hatta ay sonu yapılan akşam kahvaltılarında içilendir. Şekerli, şekersiz, demli, demsiz, ingiltere görmüş olanlar için sütlü dahi tüketilendir. Kız isterken yanımızda olamasa da net cevabım tabi ki çaydır. Türk kahvesi ağır misafire yapılır, çay ise eşe dosta arkadaşa ikram edilir. Çay samimidir, Türk kahvesi elitist. Yaşlıyı genci ortak bir noktada buluşturur. "Çayın altını yakın geliyoruz" en samimi cümledir. Dedikodunun en tatlı yerinde kuruyan boğazlara ilaç gibi gelir.
çay pratiktir, ulaşılması kolaydır fakat her harmanda aynı lezzeti kokuyu bulamazsınız, ayrıca Türkiyede son 10 15 yıldır içtiğim çaylardan koku ve tat almıyorum fakat alışkanlık işte amaç kültürü yaşatmak. Kahve merasim ister, usta ellerde işlenmek ister, servis kalitesi ister. meşakkatlidir.
çay modum ve kahve modum vardır misal benim. ikisine birden ayrı ayrı beslediğim onulmaz subjektif hislerim vardır.
Çayı kirillov içer bir kere, Oblomov içer, yeraltı adamı içer, samim içer. Kahveyi ise mersault içer, aylak adam içer, harry haller içer.
Daha dışa dönük, konuşkan hissettiğim anlarda çayı tercih ederim. sinir sistemimi de bu yönde motive ettiğine inanıyorum. ortamı daha sıcak bulurum içtikçe konuşma isteğim artar, duygulanımımda ani iniş çıkışlar olur. kendimi daha hassas, daha babacan, daha motive hissederim. hararetli bir muhabbetin veya gün ışığında aydınlanan bir odanın en güzel aksesuarı şüphesiz ki çaydır.
kahve ise yalnızken mutsuzluğu dağıtmak, savuşturmak daha stabil hislerle donanmak için idealdir. biraz içine kapanıktır kahve. dost meclislerinde de tercih edilir. hararetli bir sohbetin geçmeyeceği yatıştırıcı bir ikili ilişkiye de eşlik edebilir. kırgındır biraz ya da aksine başarısını kutlayan aristokrat. kahveyi içerken sessizlik hakim olur genelde, kurulan cümleler uzun olmaktan ziyade kısa ve nettir veya cümle kurulmaz. sessiz sessiz oturursunuz öyle.
her gittiğim müşteride, toptancıda, ziyarette, misafirlikte çay dayıyorlar önüme. sormuyorlar bile lan. nefret ediyorum artık çaydan. tiskiniyorum. bu kadar tiksindiğim bir içeceği sırf ayıp olmasın diye günde en az 10 bardak içmek zorunda kalıyorum. rize'ye atom bombası atacak duruma geldim amk. kaynar suya o çay bitkisini koyup içmeyi akıl eden kimse onun da amk.