her çay demleme öncesi yaptığım eylemdir. bu sayede çayın içinde bulunan toz şeklindeki çay parçacıkları dışarıya atılmış olur ve daha berrak bir tavşan kanı çay elde edilir. ayrıca yıkama işleminin ılık su ile yapılması çayın acı tadını alacağı gibi damak zevkinize hitap edecektir.
Çernobil olayından sonra günümüze kadar gelmiş alışkanlık haline getirdiğimiz eylemdir.
Uzmanlar o zamanlar çayı ılık suyla yıkayın diye tavsiyelerde bulunuyordu.
çayın imalat prosesini bilmeyen kişiler tarafından gerçekleştirilen eylemdir. çay asla yıkanmaz! çayı yıkamak unu, şekeri yıkamakla eş değer addedilir ve çok saçmadır.
çay yaklaşık olarak 120/130('C) derecelik ısıda fırınlama işlemi yapılarak paketleme aşamasına geçilir. bu sayede ne toz, ne virüs, ne bakteri, ne mikrop gibi hiç bir yabancı maddenin barınmasına imkan verilmemiş olur. ayrıca toz/toprak zannedilen o ince çay parçacıkları "0 numara" diye adlandırılır ve çayın en kaliteli, en renk verici kısmını oluşturur. zira poşet demleme çayları yırtılarak buradaki çayın türü test edilebilir!
acaba bizler de fındığı, fıstığı, leblebiyi, kahveyi yıkayarak mı tüketsek ne yapsak?
Çayın tozunu alır, demi daha iyi çıkar. Şimdi çaylar sterilize ediliyor falan ama çay fabrikasında çalışanlar da " nasıl yapıldığını bilseniz ağzınıza sürmezsiniz " diyorlar. Ben yıkıyorum çünkü çayı gerçekten bulanıklaştırıyor o tozlar.