çaresizlik duygusu o kadar boktan bir şey ki. yapmak istiyorsunuz ama elinizden bir şey gelmiyor. belki bir şey bulurum bi çözüm diye kafayı yiyorsunuz. hayatımda bi insan tanıdım. şuan yanımda olmasını o kadar çok isterdim ki o da istiyor ama bir araya gelemiyoruz. bazı durumlar var engel çıkartan. mecburuz. hay ben böyle işin. neyse diyip susuyoruz anca.
kış gelince farkedilen montun ısıtmaması, ceplerinin yırtık olması 10 yıldan sonra hayli eskimesinin sonucu aileden mont isteyince annenin günlerce düşünüp "ben sana kış günü nasıl mont alayım" diye gelmesi. eski günler acıtır.
bir şeyi kanıtlamak istersin ama kanıtlayamazsın. çünkü hayat olduğu gibidir, olmasını istediğin gibi değil.
hiç seyrettin mi,aynaların vicdanlarında? tükenişinin çaresiz soluklarını.
hadi eyvallah...
''en karanlık gününde en çaresiz anında kendini ortaya atıyorsan eğer,
en umutsuz anında kendin için değil çocukların için
kendini çare diye sunuyorsan eğer,
yüreğinde çocuğunun sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir.
tüm kapılar üstüne kitlenmiş de olsa birinin kalbinde yer tutan hiç kimse tutsak değildir kendi kafesine,
çaresizlik; aradığın çarenin belki tam önünde olması ama onu bulacak vaktin olmamasıdır çaresizlik.
çaresizlik; cevapsız kurak bir ıssızlık değildir.
dışarıda devam edecek hayattır asıl engel,
asıl engel sana geçit vermeyen seni umursamayan seni yutan hayattır asıl engel....''