uyku kaçıran, tüm günleri zindan eden durum. hata belli, kişiler kabul halinde. bir taraf sade susuyor, diğer taraf nasıl telafi edeceğinden bi haber, kendi kendini yemekle meşgul.
çözüm bulamamaktır, elden bişey gelmez durumdur. insanı kahreder, düşünmekten uykusuz günlere gecelere sürükler.
Gece gece beni bulan lanet şey..
insanın elinden bir şey gelmemesi..
Beklemek zorunda kalmak..
Beklesen de değişen bir şey olmayacağını bilmen ama bir umut beklemen..
eğer beklediğin şey sağlıksa ve bir türlü ortada buluşamıyosanız en büyük çaresizliktir. para , aşk vs sağlığın süsüdür daha sonrasında ulaşmak mümkündür.
hayatın size attığı en büyük kazıktır.boşa koyarsınız dolmaz, doluya koyarsınız almaz.öyle zor bir durumdur ki sanki hayattaki herşey sizin işinizi zorlaştırmak için uğraşmaktadır. arada sırada gaza gelirsiniz ancak bilirsiniz ki kendinizi rahatlatmak için yapılan hareketlerden öteye gidememişsinizdir.çaresizce kaderin size attığı büyük kazığın acısını yaşar ve hayata küsersiniz.eliniz kolunuz bağlıdır.bir sürü ihtimal düşünürsünüz çıkış yolu bulmak için ama sonuç hep ne yazıkki hüsran olur.zaten bu ihtimallerde çevreden sizi rahatlatmak için gelen, olmayacağı veya işe yaramacağı aşikar olan ihtimallerdir.gene de inanmak istersiniz onların yanındayken.ama yalnız kalınca ne kadar da saçma ihtimaller olduğunu, zorlama ihtimaller olduğunu bilirsiniz.sonra dışarıya güçlü numarası yaparak içinizde gözyaşınızdan oluşan bir okyanus bırakır ve kendi kendinize isyan edersiniz.
aslında çaresizlik diye birşey kesinlikle yoktur. sadece insanlar gerçekleri inanmak istedikleri gibi inandıklarından dolayı çözümleri, farklı yolları ya da doğru olanı seçmek istemezler, acizliği tercih ederler.
gecenin bi vakti canın meyveli yoğurt çektiğinde böğürtlen reçeliyle yoğurdu karıştırıp meyveli yoğurt üretmektir çaresizlik. tıpkı şu an yaptığım gibi.
Hükmünün olmadığı yere konulan virgül gibidir ama en çok üç noktaya benzer kelimeler tükenmiştir bir bitiş hali söz konusudur ama hayatın devam etmeye zorlamasıdır.
napsan olmaz,boşa koysan dolmaz,doluya koysan almaz..iç hesaplaşma,kendine acıma,kendi kendini yine kendi vicdanının insafına bırakıp tekrar tekrar kendine acıma,kendine acıdığın için kendine acıma,bu kadar güçsüz olabildiğin için kendinden nefret etme getirir çaresizlik..etinizi didiklemek için dönüp duran akbabalar gibi dolanır durur başınızda anılar,geçmiş...siz ise ölmemek ,etinizi anılara parçalatmamak için direnirsiniz..bi umut bekler durursunuz gelmeyecek telefonlar,çalmayacak kapılar ,açılmayacak kapılar,artık paylaşılamayacak yaşanmışlıklar derdinize ortak çıkar , sanki az olan çaresizliğiniz üstüne umutsuzluk katar...herşeye rağmen yaşamaya değerdi diyebilen kurtulabilir ancak çaresizlikten..çareyi , herşeye rağmen devam eden,kimseyi dinlemeden akıp giden hayatında arayarak..
Ağaç mutludur çünkü sezgilidir güç bela;
daha mutludur sert kaya, çünkü hissetmez hiçbirşeyi:
yoktur yaşıyor olmak kadar büyük acı,
daha ağır hiçbir yük bilinçli yaşamdan başka.
Olmak, ve bilmemek hiçbirşeyi, ve bir yol olmayışı,
ve olmuş olmanın korkusu, ve korkular gelecekte;
Ve yarın ölü olmanın kesin dehşeti,
ve eziyet çekmek ömrün içinde ve karanlığın içinde,
ve bilmediğimizin içinde ve zar zor şüphelendiğimizin içinde;
Ve et bizi baştan çıkaran serin üzümlerle demet halinde,