bu tür filmlere "sanat mı şimdi bu yahu" entel yargılarıyla yaklaşmayan bir recep ivedik sever olarak beğenmediğim film. daha çok güldürülebilirdik. fakat ikincisinden ümitliyim fragmanından ötürü.
ankara kültüründen elvan dalton'u tanımamıza sebebiyet verdiği gibi la bebe ve bebeğim kelimelerini sık telafuz etmemize sebebiyet veren, şahsımca cem yılmaz filmlerini saf dışı tutarak en iyi komedi filmi diyebileceğim, gülmekten karnıma ağrılar giren iki akraba ve iki dostun sıcacık hikayesi. efkar dağıtmak için birebir olan film.
not: film istanbul'da geçer. kahramanlarımız ankaralıdır.
not 2: gökhan semiz'i unutanlara onu hatırlatır hem filmde ki bir sahne ile hemde filmin sonunda ona ithaf edildiğini gösteren yazı ile.
Bilgisayarda masa üzerine bıraktığım canım sıkıldıkça açtığım on numara komedi filmdir. Dialoglar gerçekten harika. izlediğim filmi tekrar izlemekten hoşlanmayan biri olarak şimdiden 7-8 kere izlemişimdir heralde.
çok komik kesinlikle izlenmesi gereken türk filmi. konu monu yok ama karşılıklı diyaloglar muthiş.
mesela iki esas oğlandan biri vır vır birşeyler anlatır, anlattıklarından hoşnut olmayan kankası cevabı yapıştır;
klarnetli bölümündeki "biz iyi insanız oğlum, hep kaybedecez" lafıyla da üzen bir film. o replikten daha doğrusu bu filmden sonra ben çıkıp düğün şarkıcılarının önünde göbek atamam hafız. direkt sorarım "abi nasılsınız, bi sıkıntınız var mı?" falan diye.
insana angara şivesine doyduran film.
erdal tosun her konuştuğun da ağzından habire, dolu dolu sigara dumanı çıkması.
- nerde kaldım ben?
+ vurduruyordun abi.
- kimliklerinizi verin
+ bende ehliyet var olur mu
- bende de öğrenci akbili
- ya dayıoğlu, orta okulda hoca öğretiydi de ben unutmuşum, nasıl alınıyordu abdest?
+ ee, ilk önce üç kez sağımıza su dökecez, sonra üç kez solumuza suz dökecez, ee işte taharet yerlerini ıslat setrülavret, bu..
- setrülvirid ney la? olum o senin dediğin normal abdest mi? o senin dediğin tereddüt abdest.
+ ya cahil cahil konuşma gürkan, o tezennüm olum o başka bir şey.
+ dayıoğlu bu ölüyü banyoya götürsek, şöyle ufak ufak parçalara ayırsak, sonra kasap nuri'de kıymasını çektirsek, sonra da köfte yapıp esnafa dağıtsak hayrına, hayır işlemiş oluruz lan?
- yok oğlum olur mu öyle şey? ölü insan ölüsü olduğu için 1 kere değil, 3 kere kıyma makinesinden geçirmek lazım. gerizekalı. senin içinde cani mi var lan!
son zamanlarda izlediğim en en komik türk filmi. izlerken defalarca sandalyeden düştüm. gerçi filmi neden sandalyede oturup izliyoruz onu anlamış değilim.
çok güzel film çok. ikincisi de geliyor.
nihat sırdarın bahsettiği, merak edip dvdsini edindiğim, bu zamana kadar niye izlemedim dediğim ve oyuncu performansı açısından tavan yapmış harika bir komedi filmi.
eski hababam sınıfı filmleri dışında bir türk filminde hiç bu kadar çok güldüğümü hatırlamıyorum. traji komik olaylar silsilesi içinde iki kuzen*in diyalogları çok başarılı. yönetmene, senariste, oyunculara* burdan saygı ve sevgilerimi sunmak isterim. üç kere izleyip, üçünde de gözümden yaş geldi gülerken.
aklımda kalanlar
-demedim mi, ellerimde çiçekler, elvan dalton ve teyze kızı şarkıları
-kuzenlerin metalci kılığında işe gittiklerinde karşılaştıkları cemaatçi.
-camide abdest alma sahnesi
-lahmacunları torbaya doldurma
-kömürlükteki bayılma sahnesi
-gürkan değil diğerinin çok içten ve komik ağlaması, orgu kullanırkenki yüz ifadesi, dişleri.
-gürkan ın kaşları üzerine dönen muhabbetler
bu arada cem yılmaz ın katkıları da varmış filmde.
- Selamünaleyküüm.
+ Selamünaleyküüm.
- Aleykümselam.
+ Aleykümselam.
- Lahavlevelakuvvete.. Hangi ilahilere hakimsiniz.
+ ii ileahi derken?
++ Valla bende yok.
+ Valla ben supanekeyi biliyom ama onu ilahi olarak kullanılıyo mu onu tam olarak bilemedim,
onu siz bana onu söyleseydin gereken oysa onu yaparım ederim söylerim yani kesin.
- Nasıl yani mübarekler.
++ Diyo ki, ben diyo süpanekeyi biliyorum diyo, si diyo bana makamı verin diyo ben burdan
kel kevsere kadar giderim diyo.
ilk filmi geçen gün izledim ve beklentilerimin çok üstündeydi.
--spoiler--
öncelikle şunu belirtmeliyim ki cem yılmaz'ın parmağı olduğu belli. türk komedi filmlerindeki konu bütünlüğü olmadan küfürle güldürme olayı bu filmde yok. filmin sonunu merak ettiriyor size.
gelelim karakterlere. benim en çok beğendiğim karakter tuna orhan'ın oynadığı kibar mafya karakteri. tatlı tatlı konuşması , bebeğim deyişi mafyaya bakışımı değiştirdi. *
salih ve gürkan'da bana göre harika bir ikili olmuş.
--spoiler--
ilk girişteki replik nöbette iken insanın boşluğundan yakalayıp yerlere yatırabiliyor.
--spoiler--
oğlan : ya gel kızım kim görecek ya
kız : valla bırı gorecek
oğlan : haa pardon birader dolumu bura
çalgıcılar : hee la biz varız.
kız : napıyosunuz bırda
çalgıcılar : birazdan bi performans sergileyecezde ona hazırlanıyoz. tam aletlerimizi çıkarıyorduk siz geldiniz
oğlan : neler dıyorsunuz ya kafamda canlandırmaya calısıyorum canlandıramıyorum okadar şekilsiz biçimsiz bir şey ki bu. ya hiçmi mide yok sizde?
çalgıcılar : sanane lan çalışmak ayıp mı ?
oğlan : haa bide para için.
çalgıcı : he la ya ne için olacadı zevk için bunun kokusuna katlanılır mı?
oğlan : dimi ya sizde bide o problem var.
- selamünaleyküüm.
+ selamünaleyküüm.
- aleykümselam.
+ aleykümselam.
- lahavlevelakuvvete.. hangi ilahilere hakimsiniz.
+ ii ileahi derken?
++ valla bende yok.
+ valla ben supanekeyi biliyom ama onu ilahi olarak kullanılıyo mu onu tam olarak bilemedim,
onu siz bana onu söyleseydin gereken oysa onu yaparım ederim söylerim yani kesin.
- nasıl yani mübarekler.
++ diyo ki, ben diyo süpanekeyi biliyorum diyo, si diyo bana makamı verin diyo ben burdan
kel kevsere kadar giderim diyo.