anarchy amblemli atkıyı takarak, her fırsatta "çarşı duvara karşı" sloganıyla ortaköy hattında böğüren apaçidir. sisteme karşı olan çük kafalı japon askeri duruşuyla takımını"halkın takımı" olarak lanse etmiş olmakla kalmamış, febeşler gibi türkiye cumhuriyeti içinde yeni bir cumhuriyet kurma isteğine engel olamayarak "asalım, keselim" nidaları ile seke seke koşmaktadır. fasulyenin kendini nimetten sayması kadar vahim bir durumdur.
daha neyin ne olduğunu bilmeden bir yargıya varmak doğru değildir.
ama beşiktaş ismine en ufak leke sürenin beşiktaş'ın en büyük düşmanı olduğunu bilir beşiktaş taraftarı.
o yüzden beşiktaş taraftarı için aslolan beşiktaştır ne başkan ne yönetici. beşiktaşlı taraftarın tepkisinin de sebebi budur. ve her beşiktaş taraftarı bu işin sonucunu sabırla beklemelidir.
bi kaç gün daha beklemesi gereken beşiktaşlıdır. zira serdal adalı ve tayfur havutçu'nun durumları, aziz yıldırım kadar ciddi olursa o zaman haklı olarak galeyana gelebilirler.
lakin iki takım taraftarı arasındaki galeyana dikkat çekmek isterim. şöyledir ki; neyse lan herkes biliyor zaten ak.
o duruşun en büyük destekçisinin yeğenide olsa, içimizde kanasa böyle bir leke sürüldüyse eğer, dikkatinizi çekerim sürüldüyse diyorum cezasını çekmesini isteyen beşiktaşlıdır.
biz demiyormuyduk kimse beşiktaş' dan büyük değildir diye? evet biz diyorduk ve hala diyorum. ama ortada böyle bir durum yoksa asbaşkanımızda teknik direktörümüzde alnının akıyla çıkacaktır. ama eğer varsa...**