öğrenci kişinin en büyük sıkıntı kaynaklarından biridir. yılda en fazla birkaç kez gerçekleşmesine rağmen korkulu rüya haline gelmiş bir hadisedir. ziyarete gidileceği haberi alındığı andan itibaren başlayan stresin kaynağı akrabaların klişe sorularının yöneleceği kişi olan ailenin genç bireyi olmaktır. daha kapı açıldığı anda gelen "aaaaa bu fth miiiiii? inanmıyorummm maşşallaaaah tütütütütü" cümlesinin yarattığı şok dalgası, "ne kadar da büyümüşsüüüüüün" cümlesiyle devam eder. daha sonra muhabbet anne babaya yönelir. ilgi artık başka tarafa kaymıştır fakat konu yine fth' tir. "ne yaptınız da bu kadar uzadı bu çocuk yaaa?" sorusuna hep bir ağızdan yalan yalan gülündükten sonra nihayet muhabbet konusu değişir. akşamın sonunda evden çıkılacakken o hasta ruhlu akraba yine gelir ve "fth tamam artık ya daha fazla uzama tamam mı?" der. akla gelen ilk cevap "he zaten ben de geceleri ıkınıyorum da ondan uzuyorum hey yarabbim" olmasına rağmen o sevimsiz mecburiyet yüzünden baş hafifçe öne eğilerek yalan bir gülümsemeyle "tamam tamam" denir. ama akraba coşmuştur bir kere "yok yani kız bulamicaz sanaaaa eheheheheheheheheeee" diye haykırır. "mesleğinizin bu olduğunu bilmiyordum" diyesi gelse de insanın yine susulur. sineye çekilir.
samimiyetsizliğin tavan yaptığı ziyaretlerdir. sahte gülümsemeler, klişeleşmiş muhabbetler, sohbet tıkandığında imdada yetişen televizyon(o anda sevişme sahnesi çıkarsa herkesin bir anda tedirgin oluşu), geçmeyen zaman...
hayatımdan bir an önce çık sevgili akraba ziyareti. hatta siktir git.